İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşmanın Yolları

Harvard İşletme Okulu’nda psikolog olan Amy Cuddy, ilk izlenim kavramı üzerinde 10 yılı aşkın bir süredir çalışıyor. Kendisinin ve iş arkadaşlarının araştırma sonuçlarına göre, diğer insanları şu iki temel sebepten ötürü anında yargılıyor ve onlara etiketi basıyoruz:

  • Bu kişiye güvenebilir miyim?
  • Bu kişinin yetkinliklerine saygı duyabilir miyim?

Cuddy’nın araştırmalarına göre ilk izlenimin yüzde 80-90’ı, bu iki sorunun cevabına göre şekilleniyor. Bilinçsizce de olsa, aslında sizin ve tanıştığınız diğer insanların sordukları sorular aynı: “Bu kişinin bana karşı iyi niyetli olduğuna inanabilir miyim?” ve “Bu kişi yetkin mi?”.

Yeterliliğin çoğunlukla en önemli faktör olduğunu varsayıyor ve yeni biriyle tanıştığımızda bu yönde bir tavır takınıyoruz, ancak Cuddy’nin araştırması, aslında güvenin daha da önemli bir faktör olduğunu ortaya koyuyor. Başka bir deyişle yetkinliğinizin bir önem taşıması için, insanların öncelikle size güvenmesi gerekiyor. Eğer güven oluşturmazsanız, insanlar aslında yetkinliklerinizi olumsuz yönde yorumlar.

Bir kişinin güvenilir ve yetkin olup olmadığına karar vermek, yalnızca birkaç saniye sürdüğünden yeni insanlarla tanışmanın beraberinde oluşan baskı, ortamda ister istemez bir gerginlik yaratıyor.

Eğer ilk etapta güven oluşturmadan baskınlık yaratmaya çalışırsanız, tüm çabalarınız geri teper. Bir yandan saygı görüp bir yandan başkaları tarafından sevilmemek, eminiz ki kimsenin hoşuna giden bir durum değildir. Cuddy, bu durumu şöyle açıklıyor: “Eğer etkilemeye çalıştığınız kişi size güvenmiyorsa, onunla pek yol kat edemezsiniz; aslına bakarsanız, aksine şüphe uyandırabilir ve gözüne iki yüzlü görünebilirsiniz.”

Güvenilirliğin önemini kavradığınız zaman, oluşturduğunuz ilk izlenimi de kontrol altına alabilir hale gelirsiniz. Bir dahaki sefere yeni biriyle tanıştığınız zaman bu ipuçlarını kullanabilirsiniz:

Tanıştığınız kişinin sizden önce konuşmasına izin verin.

Eğer karşınızdaki kişinin konuşmayı yönetmesine izin verirseniz, size de soru sorma ve konuşmayı yönlendirme fırsatı doğar. Eğer konuşmayı başlatan siz olursanız, baskın bir izlenim yaratmış olursunuz, bu da güven oluşturmanıza pek yardımcı olmaz.

Pozitif vücut dili kullanın.

Mimiklerinizi, yüz ifadenizi ve ses tonunuzu kontrol altına alarak hepsini pozitif bir ahenk içinde tutmanız, adeta piknikteki karıncalar gibi insanları size çekecektir. Hevesli bir ses tonu kullanmak, kollarınızı kavuşturmamak, göz temasını sürdürmek ve konuşan kişiye doğru eğilmek, pozitif vücut dilini oluşturan eylemlerden yalnızca birkaçı.

Telefonunuzu ortadan kaldırın.

Şu bir gerçek, aynı anda hem güven oluşturmak, hem de telefonunuzu kurcalamak gerçekten imkansız. Hiçbir şey, konuşmanın ortasında gelen mesaj kadar itici olamaz. Hele bir de o mesaja bakıp yanıt vermeye kalkıyorsanız, vay halinize. Eğer kendinizi bir konuşmaya adadıysanız, tüm enerjinizi o konuşmaya odaklamanız gerekir.

Çene çalmak için zaman yaratın.

Kulağa biraz komik gelebilir ama pek çok araştırmaya göre birkaç dakika havadan sudan konuşarak başlayan sohbetler, daha olumlu ve etkili sonuçlar doğuruyor; bu nedenle bu aktiviteyi zaman kaybı olarak görmemek lazım.

Aktif dinlemeye odaklanın.

Aktif dinleme, sıra size geldiğinde ne söyleyeceğinize değil, karşınızdaki kişinin ne anlattığına odaklanmak anlamına geliyor. Öngörülü sorular sormak, gerçekten de ilgili olduğunuzu ve dikkatle dinlediğinizi gösteren bir taktiktir. Nasıl cevap vereceğinizi düşünmek ise dikkatinizi konuşan kişiden uzaklaştırmakla kalmaz, konuşmayı sabote ettiğiniz imajını vererek kendi söylediklerinizin, karşınızdaki kişinin söylediklerinden daha önemli olduğunu düşündüğünüzü ima eder.

Hazırlıklı gelin.

İnsanlar, sizinle paylaşmadıkları halde onlar hakkında bir şeyler bilmenize içten içe bayılırlar. LinkedIn sayfalarından ulaşabileceğiniz birkaç basit arka plan detayı, karşınızdaki insanı mutlaka etkileyecektir. Özellikle iş görüşmesi gibi önceden ayarlanmış bir buluşmaya gidiyorsanız, tanışacağınız tüm kişilerle ilgili genel bilgilerin tümünü edinmeye çalışın. Bu şekilde insiyatif aldığınızı ve sorumlu bir insan olduğunuzu gösterir, hem yeterlilik, hem de güven teşkil edersiniz.

Unutmamak gerekir ki, ilk izlenimi oluşturan, küçük nüanslardır. Güven oluşturmanın önemi ise yadsınamaz. Ah şu yazıyı bir de siyasetçiler okusa ya!

Etiketler