Wamo Kurucusu ve CEO’su Yankı Önen ile Pazar Sohbeti

Avrupa’da milyonlarca küçük işletme ekonominin büyük bölümünü taşıyor; ancak finansal ürünlerin çoğu hâlâ büyük şirketler için tasarlanıyor. wamo tam da bu boşluktan doğdu. FIN-FSA lisanslı bir elektronik para kuruluşu olarak Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki şirketlere hizmet veren wamo’nun kurucusu ve CEO’su Yankı Önen ile şirketin yolculuğunu, önceliklerini ve yapay zekânın küçük işletmeler üzerindeki etkisini konuştuk.

Yankı, seninle bir arada olmak mutluluk verici. Sohbetimize başlamadan önce 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı da kutlamak isterim. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ülkemizin bağımsızlık mücadelesinde büyük bedeller ödeyen tüm insanlarımızı saygı ve özlem ile anarım. Dilersen öncelikle seni çok kısa tanıtalım okuyucularımıza. Yankı Önen kimdir? Neler söylemek istersin?

Çok teşekkür ederim, benim için de büyük mutluluk, Ozan. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun. Kendimi uzun uzun anlatmak yerine sanırım en kısa haliyle girişimci ve problem çözmeyi seven biri diyebilirim. Kariyerimin önemli bir bölümünü teknoloji ve finansın kesiştiği noktada geçirdim. Hep ilgimi çeken soru şuydu: Teknoloji, insanların ve şirketlerin hayatındaki gereksiz karmaşıklığı nasıl ortadan kaldırabilir? wamo da aslında bu sorunun bir sonucu. Bugün zamanımın ve enerjimin çok büyük bölümünü wamo’ya, ekibimize ve Avrupa’daki küçük işletmeler için daha iyi bir finansal deneyim yaratmaya ayırıyorum. Ama bütün bunların ötesinde kendimi hâlâ öğrenmeye devam eden bir girişimci olarak görüyorum.

wamo’yu kurmaya nasıl karar verdiniz? Bu yolculuğun hikâyesini bizimle paylaşır mısın?

wamo’nun çıkış noktası çok basit bir gözlemdi. Avrupa’da milyonlarca küçük işletme var; ekonominin çok büyük bölümünü onlar taşıyor ama finansal hizmetlere baktığınızda çoğu ürün hâlâ büyük şirketlerin veya geleneksel bankacılık sisteminin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış durumda.

Bir restoran sahibi, küçük bir e-ticaret şirketi ya da birkaç ülkede iş yapan 15 kişilik bir şirket düşünün. Hesabını yönetmek, ödeme almak, başka ülkeye para göndermek, çalışanlarına kart çıkarmak, giderleri takip etmek, döviz değiştirmek veya finansmana erişmek için birden fazla sağlayıcıyla çalışması gerekebiliyor.

Biz burada çok temel bir fırsat gördük: Küçük bir şirketin finans departmanı gibi çalışabilecek tek bir platform yaratabilir
miyiz? wamo bu fikirle başladı. İlk günden beri amacımız bir banka taklidi yapmak değildi. Küçük işletmenin günlük hayatındaki finansal sürtünmeyi mümkün olduğunca ortadan kaldırmak istedik.

Bugün geldiğiniz noktada wamo’yu sen ve ekibin nasıl tanımlıyorsunuz? Değer öneriniz nedir?

Biz wamo’yu artık yalnızca bir business account olarak tanımlamıyoruz. Kendimizi küçük işletmeler için bir financial operating platform, hatta giderek bir büyüme ortağı olarak görüyoruz.

Bir şirket wamo’ya geldiğinde hesabını açabiliyor, ödeme yapabiliyor ve alabiliyor, farklı para birimleriyle çalışabiliyor, ekip kartlarını ve harcamalarını yönetebiliyor, POS üzerinden müşterilerinden ödeme alabiliyor ve giderek daha fazla finansal ihtiyacını aynı ekosistemin içerisinde çözebiliyor. Bugün 22 farklı para biriminde uluslararası işlemler yapılabiliyor; Visa kartlar, gider yönetimi ve POS çözümleri aynı platform içinde çalışıyor.

Ama bana göre asıl değer önerimiz ürün listesinden daha basit: Biz küçük şirketin zamanını geri vermek istiyoruz.

Bir girişimci zamanını banka işlemleriyle, spreadsheet’lerle ve operasyonel problemlerle geçirmek yerine müşterisine, ürününe ve şirketini büyütmeye ayırmalı. wamo’nun işi o karmaşıklığı arka planda çözmek.

Şu an odağınızda tüm Avrupa kıtası mı var, yoksa Avrupa Birliği ülkeleri mi?


Biz kendimizi Avrupa şirketlerine hizmet veren bir platform olarak görüyoruz; dolayısıyla perspektifimiz sadece birkaç ülkeyle sınırlı değil.

Regülasyon ve ürün erişimi açısından baktığımızda bugün Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki şirketlere hizmet verebiliyoruz ve İsviçre gibi pazarlar da kapsamımız içerisinde. wamo, Finlandiya Finansal Denetim Otoritesi FIN-FSA tarafından lisanslanmış bir elektronik para kuruluşu.

Ancak Avrupa’yı tek bir pazar olarak görmenin de yanlış olduğunu düşünüyorum. İtalya’daki bir küçük işletmeyle Finlandiya’daki veya Malta’daki bir işletmenin ihtiyaçları aynı değil.

O yüzden bizim yaklaşımımız European platform, local execution. Tek bir güçlü teknoloji ve finansal altyapı kuruyoruz ama her pazarda müşterinin ihtiyacına göre lokalize oluyoruz.

Küçük işletmelerin Avrupa ekonomisi için önemi nedir, Yankı?

Bana göre burada bazen ölçek algımız bizi yanıltıyor.

İnsanlar ekonomi dediğinde büyük bankaları, büyük teknoloji şirketlerini veya çok uluslu şirketleri düşünüyor. Hâlbuki Avrupa’nın gerçek ekonomik motoru küçük ve orta ölçekli işletmeler.

Biz wamo’da sık sık şu cümleyi kullanıyoruz: Small business is big business.

Bu sadece güzel bir slogan değil. Avrupa’nın istihdamının, yerel ekonomisinin, inovasyonunun ve girişimciliğinin çok önemli bir bölümü küçük işletmelerden geliyor.

Ama bu şirketlerin problemi şu: büyük şirketlerin sahip olduğu finans ekiplerine, treasury altyapısına, teknoloji bütçelerine veya finansmana erişime sahip değiller.

Dolayısıyla bizim bakış açımız şu: Eğer küçük işletmelere büyük şirketlerin sahip olduğu finansal araçları çok daha basit ve erişilebilir biçimde verebilirsek, yalnızca wamo’yu değil, Avrupa ekonomisinin çok önemli bir bölümünü daha verimli hale getirebiliriz.


2026 Nisan ayında €10 milyonluk Series A yatırımı aldınız. Bu yatırım özelinde wamo’da neyi hızlandıracak?

Biz bu yatırımı bir varış noktası olarak değil, önümüzdeki dönemin başlangıcı olarak görüyoruz.

€10 milyonluk Series A turumuz TCEE Fund IV liderliğinde, 3TS Capital Partners’ın desteği ve mevcut yatırımcılarımızın katılımıyla gerçekleşti. Bu yatırımın bizim için en önemli tarafı yalnızca sermaye değil; wamo’nun kurduğu modelin ve Avrupa’daki fırsatın güçlü yatırımcılar tarafından da teyit edilmesi.

Şimdi üç şeyi hızlandıracağız. Birincisi Avrupa’daki dağıtımımızı ve büyümemizi. İkincisi ürün derinliğimizi; wamo’nun yalnızca para gönderip alınan bir hesap değil, şirketin finansal operasyonunun merkezi haline gelmesini istiyoruz. Üçüncüsü ise teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarımızı.

Bugün geldiğimiz noktada bir sonraki önemli hedefimizi 100 bin işletmeye ulaşmak olarak koyduk. Ama bunu yalnızca müşteri sayısını büyütmek şeklinde okumamak lazım. Asıl hedefimiz, müşterinin finansal hayatının daha büyük bir bölümünü wamo üzerinden yönetebilmesi.

Yatırımdan bağımsız olarak, daha genel yol haritanızda hangi konular, projeler öne çıkıyor?

Üç ana alan var.

Birincisi daha fazla finansal ürün. Payments, cards ve acquiring ile başladık ama küçük şirketlerin ihtiyaçları bunun çok ötesinde. Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi, harcama kontrolü ve farklı finansal servisleri aynı platformdan yönetebilmek giderek daha önemli olacak.

İkincisi lokalizasyon. Avrupa tek bir pazar gibi görünse de aslında onlarca farklı iş yapış şekline sahip. Yerel IBAN’lardan ödeme yöntemlerine, partnerlerden fiyatlamaya kadar wamo’nun bulunduğu her ülkede gerçekten lokal bir oyuncu gibi davranmasını istiyoruz.

Üçüncüsü ve belki en heyecan verici olanı AI. Biz uzun vadede wamo’nun sadece müşterinin komut verdiği bir finans uygulaması değil, işletmenin neye ihtiyacı olduğunu anlayan ve bazı işleri onun adına gerçekleştiren akıllı bir platforma dönüşeceğini düşünüyoruz.

Başarınızı nasıl ölçüyorsunuz? Sizin için hangi metrikler çok kritik?

Tabii ki revenue, customer growth, transaction volume, deposits, acquiring volume ve profitability gibi klasik metrikleri çok yakından takip ediyoruz.

Ama ben giderek iki metriğin daha önemli olduğuna inanıyorum.

Birincisi müşterinin wamo ile ne kadar çok işini çözebildiği. Sadece hesap açmış mı, yoksa kartını da kullanıyor mu? POS’u wamo’da mı? Uluslararası ödemelerini bizden mi yapıyor? Ekibini ve giderlerini wamo üzerinden mi yönetiyor?

İkincisi müşterinin bizimle ne kadar uzun süre kaldığı ve bizi başkalarına tavsiye edip etmediği.

Çünkü finansal hizmetlerde gerçek başarı bana göre acquisition değil, trust. Bir müşteri size şirketinin parasını, ödemelerini ve günlük finansal operasyonunu emanet ediyorsa o güveni her gün yeniden kazanmanız gerekiyor.

Büyüme ve metriklerden bahsettik. Bu noktada yapay zekânın işinize ve küçük işletmelere etkisi konusunda yorumların neler olur?

Bence AI’ın küçük işletmeler üzerindeki etkisi çok büyük olacak ve belki de yeterince konuşulmuyor.

Büyük şirketlerin CFO’su, finans ekibi, muhasebe departmanı, procurement ekibi ve data analyst’leri var. Küçük bir işletmede ise bunların çoğunu şirket sahibi yapıyor.

AI ilk kez bu kapasitenin önemli bir bölümünü küçük işletmeye çok düşük maliyetle verebilir.

Biz wamo’da yapay zekâyı iki tarafta kullanıyoruz. Birincisi kendi şirketimizi daha iyi ve verimli çalıştırmak için: teknoloji geliştirme, compliance, müşteri hizmetleri, operasyon ve risk süreçlerinde. İkincisi ve daha önemlisi ürünün içerisinde.

Ben geleceğin finans uygulamasının menülerden oluşacağını düşünmüyorum. Kullanıcı “Geçen aya göre giderlerim neden arttı?”, “Önümüzdeki ay ne kadar nakde ihtiyacım olacak?” veya “Bu faturayı cuma günü öde.” diyecek. Sistem sadece cevap vermeyecek; izin verdiğiniz ölçüde aksiyon da alacak.

Bence banking apps zaman içerisinde financial agents’a dönüşecek. wamo olarak bu dönüşümün önünde olmak istiyoruz.

Yankı, Avrupa’da şirketi olan Türk girişimcilere ve küçük işletme sahiplerine neler söylemek istersin?

Öncelikle şunu söylemek isterim: Avrupa’da iş yapan Türk girişimcilerin ne kadar güçlü olduğunu sahada çok net görüyoruz.

Türkiye’den çıkan girişimcilerin bence çok önemli bir avantajı var. Zor bir pazarda şirket kurmayı, hızlı hareket etmeyi, maliyeti kontrol etmeyi ve değişen şartlara adapte olmayı biliyorlar.

Avrupa’ya açıldıklarında ise en büyük tavsiyem şu olur: Türkiye’deki iş modelinizi Avrupa’ya taşımaya çalışmayın; Avrupa’da yeniden öğrenmeye hazır olun.

Müşteri davranışı, regülasyon, işe alım, fiyatlama ve distribution ülkeden ülkeye ciddi biçimde değişiyor.

Ama bir başka mesajım da var: finansal altyapınızın büyümenizin önünde engel olmasına izin vermeyin.

wamo’nun varlık sebeplerinden biri tam olarak bu. Avrupa’da şirketi olan veya Avrupa’ya açılan Türk girişimcilerin, finansal operasyonlarını mümkün olduğunca basit hale getirerek asıl işlerine odaklanmalarını istiyoruz.

Türkiye’den Avrupa’ya açılan şirketleri wamo’da ayrıca desteklemek istiyoruz.

Bizim için bu biraz da Türkiye’den çıkan girişimcilere “Avrupa yolculuğunuzda yanınızdayız” deme biçimi.

wamo ile Avrupa’da kurulan şirketlerine özel Avrupa IBAN’larına sahip olabilir, ödemelerini hızlı ve güvenli şekilde alabilir, wamo Visa kartlarıyla diledikleri yerde harcama yapabilir ve uygun harcamalarında %1’e kadar cashback kazanabilirler. Üstelik tüm bunları tek bir platform üzerinden yönetebilirler.

Ozan, ayrıca DigitalTalks okuyucularına özel olarak, en çok tercih edilen Grow paketimizi ilk 3 ay ücretsiz sunmak istiyoruz. Avrupa’da şirketi bulunan DigitalTalks okuyucuları, kendilerine özel 3 ay ücretsiz Grow teklifinden yararlanmak ve wamo’yu keşfetmek için bu link üzerinden başvurabilir.

Çok teşekkürler Yankı. Anlamlı bir teklif gerçekten. Sohbetimizi sonlandırmadan önce eklemek isteyeceğin bir nokta olur mu?

Belki son olarak ekipten bahsetmek isterim. Fintech şirketleri hakkında konuşurken lisanslardan, yatırımlardan, teknolojiden ve büyüme rakamlarından çok bahsediyoruz. Ama wamo’daki en büyük yatırımımız bunların hiçbiri değil.

En büyük yatırımımız Wamigos.

Bugün farklı ülkelerden ve yaklaşık 16 farklı kültürden gelen, küçük ama inanılmaz büyük kalpli yaklaşık 95 kişilik bir ekibiz. Her gün Avrupa’daki şirketlerin problemlerini çözmeye çalışan insanlar bunlar.

wamo’nun bugün geldiği noktayı sağlayan da onlar.

Önümüzde hâlâ çok uzun bir yol var. Avrupa’da milyonlarca küçük işletme var ve biz bunların ancak çok küçük bir bölümüne dokunabildik.

O yüzden kendimizi başarılı olmuş bir şirketten çok, doğru problemi bulmuş ve daha yolun başında olan bir şirket olarak görüyoruz.

Değerli paylaşımların için teşekkür ederim Yankı. Umarım seni ilk fırsatta bir etkinliğimizde ağırlarız. Kısmetse 2027 yılında düzenleyeceğimiz DigitalTalks Fintech Konferansı’27 için seninle mutlaka iletişime geçeceğim 🙂 Çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim. Keyifli bir pazar günü dilerim.

Memnuniyetle Ozan. Ben teşekkür ederim sohbet için. Sana ve tüm DigitalTalks okuyucularına keyifli bir pazar günü dilerim. İlk fırsatta tekrar görüşmek üzere.

Etiketler