
Bazı okullarda abur cubur yasaklandı, bazıları daha uzun beden eğitimi dersleri vermeye başlarken, bazıları da yeni beslenme dersleri ekledi ya da ayakta masa uygulaması getirdi. Ancak çocuk obezitesi oranları hala 1980 yılında olduğundan 3 kat daha fazla. Şimdilerde ise okullar, daha sağlıklı çocuklar için mücadelede yepyeni bir aracı getiriyor: Mimari.
Virginia’nın Buckingham bölgesindeki bir okul, çocukların kilo vermesine yardımcı olmak için yeniden tasarlandı. Mimarlar, doğrudan kamu sağlık görevlileri ile birlikte çalışarak uzun bir değişim listesi oluşturdu. Bu listenin içinde yerel ve mevsimsel meyvelerin barındırıldığı bir mutfaktan, çocukların kantinde görebileceği ve ulaşabileceği noktalara sağlıklı atıştırmalıklar yerleştirmeye kadar pek çok yenilik ve değişim var. Bir eğitim mutfağında ise 3. sınıf öğrencileri, okul bahçesinde yetiştirdikleri meyve ve sebzelerden sağlıklı yiyecekler bile pişirebiliyor.
Virginia Üniversitesi profesörlerinden Matt Trowbridge, “Hepimiz, çocuk obezitesine dair gelen endişelendirici istatistiklerin farkındayız ve her ne kadar bireysel seviyede bu sorun ile baş edebilmek için elimizden geleni yapıyor olsak da, istediğimiz sonuçlara ulaşamıyoruz.” diyor.
Okulun tasarımının, en az bir spor salonunun tasarımı kadar önemi var. “İçinde yaşadığımız ortamlar, yalnızca davranışlarımızı değil, aynı zamanda hayat boyunca sergilediğimiz tavırlarımızı ve alışkanlıklarımızı da etkiliyor. Buna sağlıklı beslenme ve hareketlilik alışkanlıklarımız da dahil. Bununla birlikte çocukların obez olmasını engellemenin, yetişkinlerin kilo vermesini sağlamaktan daha kolay olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle okul ortamları büyük önem taşıyor.”

Okul tasarımının bazı noktaları oldukça basit; mesela ödeme noktalarına salata barları yerleştirmek ya da taze yiyecek yapmak için özel mutfaklar inşa etmek ve kızartma makinelerini tamamen ortadan kaldırmak gibi. Bununla birlikte sağlıklı beslenmenin de ötesinde, çocukları daha aktif tutmak için ortamlar da hazırlanmış. Bunların içerisinde yürüyüş parkurları, asansör yerine merdivenler ve çocuklar oturunca esneyen, böylece tamamen dik oturmalarına sağlayan mobilya da var.
Okul bahçelerinde aynı zamanda yiyecek yetiştirmek için halka açık alanlar da mevcut, böylece tüm aile üyeleri daha sağlıklı beslenebiliyor. Projenin tasarımcılarından Dina Sorensen, “Kırsaldan şehre, sağlıklı gıdaya erişimde sıkıntı çeken pek çok farklı topluluk üzerinde çalışıyoruz.” diyor. Ona göre Buckingham projesi, gerçek anlamda bir topluluk değeri haline gelen bir okul örneği taşıyor.

Okulun tasarımı tamamlandığından beri mimarlar, oluşturdukları sağlıklı beslenme tasarım rehberlerini diğer okul projeleri üzerinde de uygulamaya başlamış bile. Bu rehber, aynı zamanda diğer tasarımcılar için de kullanıma açık. Sorensen, pek çok okulun 50 yılı aşkındır var olduğunu belirterek yeniden tasarımın özellikle sağlıklı yaşam tarzı kapsamında kritik rol oynadığını belirtiyor. Buradaki kilit noktanın ise mimarların birden fazla uzmanlık alanı ile koordine bir biçimde çalışmasının ve fikir alışverişi yapmasının olduğunu söylüyor.
Bu fikir, oldukça hızlı bir biçimde yayılan bir konsept haline geldi. ABD Mimarlar Enstitüsü’nün, pek çok farklı alan ile bir arada çalıştığı bir “tasarım ve sağlık” liderlik grubu bile var. Benzer birliktelikler, pek çok toplumsal sorun için kurulmaya başladı ve gelişim gösteriyor.