Blockchain’in Vaadi: Güven Mekanizması Oluşturmak

Digital kripto para birimi Bitcoin, değerindeki dalgalanmalar ve gasp, yasa dışı ilaç satın alımı gibi kullanım alanları nedeniyle kötü bir üne sahip. Aslına bakarsanız bu algı, haksızlık içeriyor. Bitcoin’in değeri bu yıl, 250 $ civarında oldukça kararlı idi. Finansal kuruluşlar ve yasal düzenleyiciler bünyesindeki şüphecilik, yerini ılımlı bir coşkuya bıraktı. Bitcoin’i, Avrupa Birliği para birimi olarak tanındı. Ama yapılan en büyük haksızlık, Bitcoin’in altında yatan “blockchain” teknolojisinin taşıdığı sıradışı potansiyele yönelik. Blockchain, ilişkilerinde güven unsuru barınmayan insanların, tarafsız merkezi otoritelere (örneğin; noter, banka) gerek kalmadan işbirliği yapabilmesine imkan tanıyor. Basitçe, bir güven mekanizması oluşturuyor.

Blockchain sistemlerin gücünü ve neler yapabileceklerini anlayabilmek için, birbirine karıştırılan üç unsuru ayırmak gerek: Bitcoin adlı para birimi, Bircoin’in kullandığı blockchain, ve blockchain kullanımına ilişkin genel düşünce. Bu aşamada, Napster’ı bir benzetme olarak kullanmak yararlı olur. Napster, 1999 yılında hizmete girmiş, peer-to-peer dosya paylaşımına dayalı olarak milyonlarca müzik kaydına ücretsiz erişim imkanı veren bir uygulama idi. Çok uzun sürmeden kapatıldı ama, pek çok peer-to-peer hizmete ilham kaynağı oldu. Takip eden hizmetlerin birçoğu benzer şekilde korsan müzik ve film erişimi için piyasaya çıktı. Öte yandan, peer-to-peer teknolojisi pek çok meşru kullanım alanı da buldu: Skype ve Spotify gibi. Benzer durum Bitcoin için yaşanıyor.

Blockchain, daha fazla potansiyel barındıran bir teknoloji. Blockchain, özü itibari ile paylaşımlı ve güvenilir olan, herhangi birinin inceleyebileceği, ama kimsenin kontrol yetisine sahip olamayacağı bir umumi defteri kebir/büyük defter (public ledger). Bu büyük defter, katılımcılar tarafından güncel tutuluyor. Güncellemeler, sadece katı kurallar çerçevesinde ve genel mutabakat üzerine yapılabiliyor. Bitcoin’in kullandığı blockchain, çift harcamaya izin vermiyor ve sürekli olarak işlemlerin izini tutuyor. İşte bu özelliklerle, merkez bankasız bir para birimi olarak var olabilmesini sağlıyor.

Blockchain sistemleri, kriptolamanın bir ürünü. Bir bilgi parçasının, “hash” adı verilen kodlara dönüştürülmesi için matematiksel karıştırma yöntemi kullanılıyor.  Bu kodlar arasındaki eşleşme zorunluluğu, sistemin her hangi bir noktasındaki hile girişimini hemen açığa çıkarıyor. Böylelikle, şifreli mesajlaşma, online bankacılık ve e-ticaret için kullanılan teknoloji; açık ticaret amaçlı bir araç olarak ortaya çıkıyor.

Onlarca startup, blockchain teknolojisinden faydalanmak için, gerek Bitcoin’i kullanmaya çalışıyor gerekse kendi blockchain’lerini yaratıyor. Fikirlerden birisi, ucuz ve hileye imkan vermeyen umumi veritabanı oluşturmak, örneğin tapu kayıtları. Finansal servis firmaları, kimin neye sahip olduğunun kaydını tutmak için kurum içi büyük defter’ler yerine, blockchain kullanımını tasarlıyor. Santander, bu kullanımın Bankalara 2022 yılına kadar 20 milyar dolar tasarruf ettireceğini öngörüyor. 25 adet banka, R3 CEV adındaki blockchain startup’ına katıldı. Amaçları, ortak standartlar geliştirmek. NASDAQ bu teknolojiyi, özel şirket menkul değerlerini takas amaçlı kullanmaya başlamak üzere.

Etiketler