7 Ayda 300 Binden Fazla Fotoğrafla Terry Virts’in Uzay Macerası

Amerikalı astronot Terry Virts, yaklaşık 7 ay süren Uluslararası Uzay İstasyonu görevinden, çektiği 300 binden fazla fotoğrafla geri dönerek ilginç bir rekor kırmış oldu.

Uzaya ikinci kez göreve giden Terry Virts, bu görevinde kalması gerekenden daha uzun süre uzayda vakit geçirirken toplamda 319.275 fotoğraf çekmeyi başardı.

Uzayda 199 gün geçiren Virts’in 6. ayda geri dönmesi gerekiyordu; ancak Nisan ayında Rus kargo aracının uzay istasyonuna geldiği sırada arızalanması nedeniyle, Rus kozmonot Anton Shkaplerov ve İtalyan astronot Samantha Cristoforetti ile Virts’in de görev süresi bir ay daha uzadı.

11 Haziran’da tekrar dünyaya ayak basan Virts, Time’a verdiği röportajda, “Orada daha da kalmaya hazırdım; çünkü halen daha çekmek istediğim birçok fotoğraf ve video vardı. Eğer bir astronotsanız her gününüzü, oradaki son gününüzmüş gibi düşünmeniz gerekiyor ve bundan keyif almanız gerekiyor. Biliyorum ki bundan sonraki hayatımı dünya üzerinde geçirmek zorunda olacağım; o yüzden de bu görevden mümkün olduğunca keyif almam gerekiyor” şeklinde konuştu.

Maryland’de yaşayan ve iki çocuk babası olan Virts, 2000 yılında NASA’da pilot olarak görev almaya başladı ve uzaydaki ilk görevi 13 gün sürdü. Astronotun ikinci görevi ilk görevinden 15 kat daha uzundu diyebiliriz.

Ağrı Dağı
Ağrı Dağı, Türkiye

Virts, yaklaşık 7 ay süren görevinde 135 milyon km’den daha fazla yol kat etti. Uzay istasyonu dünyanın etrafında 28.163 km hızla seyahat ediyordu ve bu, istasyonun dünyanın etrafında bir günde 16 kez döndüğü anlamına geliyor.

Bu kadar çok yol kat etseler bile, dünya üzerinde fotoğrafını ya da videosunu çektikleri yerlerin bazılarını kaçırabildiklerini de söyleyen Virts; Çin’deki yarı donmuş gölü,  Meksika üzerindeki şimşek fırtınalarını, Patagonya üzerindeki buzul alanlarını ve Brezilya’daki tarlaların üzerindeki bulut kümelerinin de yer aldığı birçok fotoğraf çekti. İstasyonundaki son gününde ise Giza Piramitleri’nin fotoğrafını çekebilmeyi başaran Virts, bu güzelliklerin tüm herkesle paylaşılması gerektiğini de söylüyor.

Uzaydan, gece yanan ışıklardan dünyadaki zenginliklerin de çok net bir şekilde görünebildiğinin üzerinde duran Terry, gece olduğunda bu şehirlerle daha da yakından bir bağ kurabildiklerini ve bu ışıklara bakarak hangi ülkelerinin ekonomilerinin iyiye gitmekte olduğunu görebildiklerini de söylüyor.

Gün doğumlarına aşık olduğunu da ekleyen Terry, gün doğumunda ortaya çıkan renkleri daha önce hiçbir yerde görmediğini de söylüyor. Renklerin uzaydan biraz daha farklı göründüğünü de belirten astronot, her ülkenin ve kıtanın bambaşka bir renge sahip olduğunu ve bu bölgeleri daha önce hiç bu şekilde değerlendirmediğini de söylüyor.

Terry, değişik fotoğraf teknikleri, açılar ve ayarlar kullansa da ortaya çıkan bu renkleri hiçbir şekilde insan gözünün yakaladığı gibi ortaya koyamadığını ve bu renklerin fotoğrafla tanımlanmasının da oldukça zor olduğunu söylüyor.

Etiketler