
Alman dijital bankası N26, 500 milyon avroyu aşan bir gelire ulaştı ve eş kurucular Maximilian Tayenthal ile Valentin Stalf’ın görevden alınmasının ve UBS yönetim kurulu üyesi Mike Dargan’ın CEO olarak atanmasının ardından gerçekleşen yönetim değişikliğinin sonrasında ilk tam yıllık net karlılığını sağladı.
Net kar, 2024 yılındaki 42,0 milyon avro net zarardan 1,6 milyon avroya yükseldi; bu da yıllık bazda 43,6 milyon avroluk bir iyileşmeye işaret ediyor. 2025’te yıllık işlem hacmi %14 artarak 170,7 milyar avroya çıktı ve müşteri mevduatları 10,5 milyar avroyu geçti.
Bu toparlanma, N26’nın geçirdiği çalkantılı bir dönemin ardından geldi; Alman düzenleyici kurum BaFin (Federal Mali Hizmetler Denetim Kurumu), şirketi özel denetim altına almış, 2021 yılında bankanın kabul edebileceği yeni müşteri sayısına geçici bir sınırlama getirmiş ve gevşek kara para aklamayı önleme kontrolleri nedeniyle şirkete 9,2 milyon avro para cezası kesmişti. 2024 yılında kısıtlamaların kaldırılması talepte bir artışa yol açtı ve bu da dijital bankanın ilk çeyreklik karını kaydetmesine yardımcı oldu.
Ancak geçen yılın Aralık ayında BaFin, bankaya yeni yaptırımlar ve denetim tedbirleri uyguladı. Düzenleyici kurum, N26’ya Hollanda’da yeni mortgage kredisi vermeyi durdurmasını emretti ve özel bir denetimde “özellikle risk ve şikayet yönetimi ile kredi işinin organizasyonunda ciddi eksiklikler” tespit edilmesinin ardından yeni sermaye yükümlülükleri getirdi. Banka bu süreçten sonra üst yönetim kadrosunda kapsamlı bir yenilenmeden geçti; sektör deneyimine sahip Mike Dargan, gemiyi dengeye kavuşturmak üzere göreve getirildi. UBS’de grup operasyonlar ve teknoloji genel müdür yardımcısı olarak görev yapan Dargan, ayrıca Standart Chartered Bank’ta Singapur’da kurumsal bankacılık biriminde CIO görevinde de bulunmuştu.
Dargan şöyle diyor: “2025 yılı için yıllık gelirde yarım milyar avroyu aşmak, N26 için önemli bir kilometre taşı ve milyonlarca Avrupalının bize her gün duyduğu güvenin arttığını gösteriyor. Daha da önemlisi, bu durum platformumuzun sahip olduğu operasyonel kaldıraç etkisini kanıtlıyor. Büyürken bunu verimli bir şekilde yapıyoruz; ciro büyümesi doğrudan sürdürülebilir karlılığa dönüşüyor. Bu mali güç, bize ürün yeniliğine yoğun şekilde yeniden yatırım yapma esnekliği sağlıyor ve bu da Avrupa’daki müşterilerimize daha fazla değer sunmamıza yardımcı oluyor.”