Danimarka’nın Odense Şehrinde 5 Yaşındaki Çocuklar Bisikletle Okula Gidiyor

Danimarka’nın Odense şehrinde çocuklar, okula başladıklarında velileri tarafından arabayla bırakılmaktan çok, bisiklet sürmeyi tercih ediyorlar. Hatta bir ilkokul müdürünün açıklamasına göre bazı okullara arabayla girmek yasak:

“Yaya olarak ya da bisiklet ile gelen çocuk sayısının fazlalığından dolayı arabalar, güvenliği tehdit ediyor. Polis, okulların önüne park etmeye kalkan velilere ceza yazıyor.”

Nüfusun yaklaşık 200.000 olduğu şehirde her beş çocuktan dördü okula ya bisikletle, ya yürüyerek ya da kaykay ile geliyor. ABD’de ise aynı durum, eskiden çok popülerdi: 1969 yılında ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin neredeyse yarısı, okula bisikletle ya da yürüyerek geliyordu. Ancak 2009 yılında bu rakam, %13’e kadar geriledi. Her ne kadar günümüzde bu oranlar yeniden artıyor olsa da, Amerikan çocuklarının büyük çoğunluğu okula ailesi tarafından arabayla bırakılıyor.

Bir bisiklet ütopyası olarak bilinen Danimarka’da bile son 30 yılda okula arabayla giden öğrencilerin sayısı yüzde 200 artış gösterdi. Çocukların üçte birinden fazlası, okula giderken egzersiz yapma fırsatı bulamıyor.

Odense ise bisiklet sürmeyi teşvik etme konusunda bir ağ oluşturarak bu aktiviteyi güvenli hale getirmeyi amaçlıyor. Şehrin trafik planlamacısı Connie Juel, “Bisikletler için 545 kilometrelik ayrı parkurlarımız var. Sokaklarımız ise 1.000 kilometre kadar.” diyor. “Bu da demek oluyor ki Odense’de bisiklet yolu oldukça fazla.”

Bisiklet yolu ile ayrılmamış sokaklar bile çoğu zaman çocukların sürebileceği kadar güvenli oluyor, çünkü o kadar çok bisikletli sürücü var ki, araba kullananlar ister istemez daha dikkatli davranıyorlar. Bir bisikletli, trafiğin yoğun olduğu bir dörtyola ulaştığı zaman çoğunlukla bir tünel veya üst geçit yardımı ile geçiş yapabiliyor. Clausen, “Trafik ışığı ile yönetilen bir dörtyolun çocuklar için güvenli olduğunu düşünmüyoruz.” diyor.

Clausen’ın kızı da 6 yaşına bastığında okula bisiklet vasıtasıyla gitmeye başlamıştı. Bu, Odense’de oldukça olağan bir durum. “Tabii ki biraz da çocukların yaşına bağlı. Çocukların zekası da bir etmen. Aslına bakarsanız durumdan duruma değişir, ancak pek çok okulda çocukların kendi kendilerine okula bisikletle gidebilmelerini sağlayacak güvenlikte bir ağımız mevcut.”

Çocuklar anaokuluna başladığı zaman, oyun parklarında bisiklet sürmeyi öğreniyorlar. Şehirde aynı zamanda Mutlu Bisiklet Okulu isimli bir proje yer alıyor ve bu proje kapsamında okullar, çocuklara yavaş yavaş aktif trafik içinde de bisiklet sürmeyi öğretiyor.

Clausen, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Tabii ki bazı velilerimiz endişe ediyor. Mutlu Bisiklet Okulu projesindeki temel fikir ve amaç, velilere, çocuklarının potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu göstermek. Eğer çocuk, Odense yollarında okul saatleri içinde bisiklet sürebiliyorsa, okula da bu şekilde gidip gelebilir.”

Şehirdeki pek çok yetişkin de bisiklet sürüyor. Şehir sınırları içerisinde yaşayan insanlar için neredeyse her yolculuk – ister işe gitmek, ister sosyalleşmek için dışarı çıkmak olsun – bir bisiklet yolculuğu demek. Ancak şehir, bisiklet sürme oranlarını daha da artırmak istiyor. Şehrin halihazırda bir bisiklet ağı olduğundan ötürü artık bisiklet sürme konseptini, ona ek özellikler getirerek daha da geliştirilmiş hale getirmeyi planlıyor: Bisikletlere özel, daha fazla park alanı gibi.

Her ne kadar Odense, büyük bir ihtimalle Danimarka’nın en yüksek bisikletli çocuk oranına sahip olsa da, şehir yetkilileri daha fazla çocuğun bisiklet sürmesini istiyor. Tüm bu çabaların sonunda çocukların yüzde 90’ının okula ya bisikletle, ya yürüyerek ya da kaykaya binerek geleceğini öngörüyor.

Etiketler