
Temizlik yapmayı kimse sevmez. Hele ki işin içine karman çorman kablolar da girmişse… İşte o an, o kabloların ne işe yaradığını sorgulamaya başlarsınız.
4K yayınları seçtiğimiz ekrana yönlendirebildiğimiz, bilgisayarımızı kablosuz şekilde internete bağlayabildiğimiz, uzak mesafelerle kablosuz şekilde iletişim kurabildiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Ama iş elektriğe geldiğinde, duvarları ve yerleri düzensizce dolaşan güç kablolarına mahkumuz. Elektriği kablosuz iletebilmek, en tertipli sayılacak kablolama düzeni ile karşılaştırıldığında dahi çok çekici bir durum olmaz mıydı?
Peki neden henüz evlerimizde bunu göremiyoruz? Birazdan okuyacağınız gibi, buna sahip olmamız an meselesi.
Halihazırda bir akıllı telefon satın alıp kablosuz alet ile şarj edebilirsiniz. Bu özellik endüktif şarj ile sağlanıyor. Verici olan kablosuz şarj aleti, alternatif akım yayıyor ve bu akım, alıcı olan telefon tarafında bir gerilim oluşturuyor. Alıcı ve verici, birebir eşleşmek durumunda. Bu nedenle şarj edeceğiniz telefon adedi kadar şarj aletini masada tutmak durumunda kalıyorsunuz. Bu da ortadaki dağınıklığı önleyemiyor. Ayrıca akıllı telefonu elinize aldığınızda şarj duruyor. Bu tip kablosuz güç transferine, yakın mesafe tekniği adı veriliyor.
Oysa “güç ışınımı” adı verilen, uzak mesafe tekniğe dayalı bir yöntem daha var. Bu yöntemde elektrik, lazer ışını veya mikrodalga gibi elektromanyetik ışınım (radyasyon) ile taşınıyor. Bu yöntem ile gücü uzun mesafelere kadar taşımak mümkün. Ancak elektromanyetik ışınımın zararlarına maruz kalınma durumu olabileceği için evde kullanıma uygun değil.
Peki evlerimizde elektriği kablosuz şekilde kullanmak için hiç umut yok mu? Yüksek Rezonanslı Kablosuz Güç Tranferi konseptinin arkasındaki Amerikalı mühendislik şirketi olan WiTricity’nin bu soruya olumlu bir yanıtı var. Şirket, manyetik yakın mesafe tekniğini kullanarak uzak mesafelere gücü verimli şekilde taşıyan bir teknolojiye sahip. Şirketin bu çözümü, canlı organizmalarla çok düşük etkileşimli olduğundan sağlık açısından zararsız sayılıyor.
WiTricity ile donatılmış ürünler, birkaç miliwatt’tan birkaç kilowatt’a kadar olan bir aralıkta güç iletebiliyor. İletim mesafesi, birkaç metreyi bulabiliyor. Bu da masa üstü kablo karmaşasını çözmeye yetecek bir çözüm oluşturuyor. Duvarlar, tuğla, tahta, çimento vb. manyetik alan geçirgen malzemelerden oluştuğundan, verici ile alıcı cihazlar başka odalarda olabiliyor.
Kulağa heyecan verici gelse de, ürünün tüketiciye gelebilmesi için alınacak yol var. WiTricity, kendi ürünlerini satmak yerine teknolojiyi lisanslama yoluna gitmeyi hedefliyor. Böylelikle diğer şirketlerin, teknolojiyi kendi ürünleri içinde kullanmanın yeni ve ilginç yöntemlerini bulmalarını bekliyorlar. Elektrikli arabayı kablosuz olarak şarj etmeyi sağlayan Toyota Wireless Charging System buna bir örnek gösterilebilir. Benzer uygulamalar sağlık, askeri ve üretim sektörlerinde de bulunuyor.
Elektrik prizlerine yer vermenin imkansız olduğu yerlerde, kablosuz elektrik iletimi çok daha önem kazanabilir. Gelecekte, giyilebilir cihazlarımızı uzak bir yerden şarj edecek kablosuz merkezlerin şehre yayıldığını görebiliriz. Örneğin siz egzersiz yaparken… Ayrıca drone vb. cihazları havada tutmaya da yarayabilirler.