
Teknolojinin insanların hayatına ne kadar girdiğine şaşırıp kalıyoruz. Peki ya evcil hayvanların? İşte Amerikalı bir editörün insanlar, evcil hayvanlar ve teknoloji kullanımını konu alan eğlenceli yazısı:
Biz Amerikalıların evcil hayvan düşkünü olduğu bir gerçek. Evcil Hayvan Ürünleri Birliğine göre yiyecek, günlük bakım, kıyafet derken, evcil hayvanlarımız için yılda 60 milyar $ harcıyoruz. Tıpkı çocuklarımız gibiler. Öyle ki evde bırakıp gittiğimizde terk etmiş gibi hissedip suçluluk duyuyoruz. Tüm gün hiçbir şey yapmayıp sadece yiyorlar, uyuyorlar, ayakkabıları kemirip havlayıp duruyorlar…
Girişimciler, suçluluk duygumuzu hafifletecek, bizi eğlendirecek ve hayvanlarımıza egzersiz yaptırabilecek bazı yeni teknolojik oyuncaklar geliştirdiler. Bu ürünler, hayvan-insan arasındaki iletişimde yeni ve zengin bir dönem bile açabilir. İşte bu ürünlerden bazıları:
Petcube Camera: Evcil hayvanınızın peşinde koşması için, yerde bir laser nokta gezdiriyor. Akıllı telefonunuzu hayvanınızı izlemek, onunla konuşmak ve oynamak için kullanmanızı sağlıyor. Hem de evde değilken, uzaktan… 🙂
Ürünü çalıştırmak için 4 inch’lik kutuyu evin içinde açık bir alana uygun şekilde yerleştiriyorsunuz ve Wi-Fi’a bağlıyorsunuz. Petcube uygulamasını kullanarak evcil hayvanınız için bir hesap açıyorsunuz veya hayvanınızın sosyal medya hesabınızla ilişkilendiriyorsunuz. Evet yanlış duymadınız, evcil hayvanınızın kendisine özel bir Petcube profili olacak! Uygulama üzerinden lazer noktanın hareket etmesini sağlayabiliyorsunuz. Böylelikle evde olmasanız bile hayvanınızın eğlenmesini sağlayabiliyorsunuz. Uygulama sayesinde lazer noktayı takip ederken oyunlarının videosunu paylaşabiliyorsunuz ve hatta başkalarının onunla oynamasını bile sağlayabiliyorsunuz.
Kittyo: Başarılı Kickstarter projelerinden biri olan ve geçen sene ürüne dönüşmeyi başaran Kittyo, daha fazla kontrol imkanı sunuyor. Hayal edin: ofiste o sıkıcı 3 aylık satış tahmini toplantısında bulunuyorsunuz. Masanın altında akıllı telefonunuza gizlice birkaç tık ve ekranda kaydırma yapıyorsunuz. Bu hareketinizle, evinizde bulunan ve kamera ile donatılmış kutudan sesler çıkıyor (kuş sesi, zil sesi veya kendi sesiniz). Bu sayede evdeki hayvanın dikkatini çekip kutuya yaklaştırıyorsunuz. Menzile girdiğinde ise lazer ile oynatabiliyorsunuz. Tabi bu arada fotoğrafını çekip videosunu kayıt edebiliyorsunuz 🙂 Sıkı durun: tüm bunlardan sonra kedinizi ödüllendirmek istediniz; sizin komutunuzla açılan kapaktan çıkan ödül (katı mama vb.) ile bunu da yapabiliyorsunuz!
İlk Kittyo’lar üretime çıkmak üzere. Şirketin kurucusu ve ürünün yaratıcısı olan Lee Miller, şimdiden açıklayamayacakları bazı geliştirmeler üzerinde çalıştıklarını söylüyor.

Kediler aslında zahmetsizdirler ve sizi çok zorlamazlar. Peki ya köpekler? Onların doğaları koşmak ve sürekli bir şeyler yapmak üzerine. Dolayısıyla siz evde yokken çok daha fazla sıkıldıkları kesin!
Bu nedenle köpeklerin ilgisini çekecek şeylerin fiziksel ve zihinsel anlamda daha da uyarıcı olması gerekir. Son interaktif oyuncaklardan biri olan iFetch, bir tenis topu fırlatıcısı. Akıllı telefonunuzdan vereceğiniz komutla, evde uygun yerde konumlanmış olan kutudan tenis topu fırlıyor.

CleverPet: Binden fazla hayvansever Kickstarter kampanyası olan CleverPet’e katkı sağladı. Bu ürün, köpeğinizin zihni ve bedenini harekete geçiriyor ve sizin onu uzaktan izlemenizi sağlıyor. Köpeğiniz bir touchpad üzerinde yanan ışıklardan oluşan oyunu, patisi ile vurarak çözüyor ve küçük ödüller kazanıyor. Oyun aşama aşama zorlaşıyor. Akıllı telefonunuzdan köpeğinizin oyunu çözmedeki gelişimini takip edebiliyor, yaktığı kaloriyi gözlemleyebiliyor ve daha pek çok şey yapabiliyorsunuz. CleverPet’in Nisan ayında satışa çıkması bekleniyor.
PupPod, köpeğinize egzersiz yaptıran ve yakında piyasaya çıkacak olan bir başka ürün. İşe video özelliği de ekleyen PupPod, içinde küçük ödüller bulunan bir kutu ve sallanan ama devrilmeyen ayrı bir üniteden oluşuyor. Köpeğiniz ünite ile yapması gereken şeyi yaparsa, diğer taraftaki kutudan ödül çıkıyor. Böylece hayvan bir oraya bir buraya gidip geliyor. Bu üründeki oyunlar da aşama aşama zorlaşıyor. Ürünle gelen bağımsız bir kamera sayesinde köpeğinizi izleyebiliyorsunuz.
Gördüğünüz gibi evde yokken evcil hayvanımıza egzersiz yaptırma ve besleme imkanına sahip olduk. Bu konuda gelişirsek belki bir sonraki nesil ürünler, evcil hayvanlarımızın faydalı işler yapmalarını sağlayabilir. Mesela TV ünitesinin arkasındaki kablo karmaşasını toparlamalarını… Bu küresel evcil hayvan ağı, ileride yalnız köpeklerin kendilerine oyun arkadaşı bulmalarına veya kedilerin bir tür devrim için birlik oluşturmalarına yarayabilir.
Siz ne derseniz deyin, ben bundan sonra kedim Maggie’nin sosyal medya profilini yakından izleyeceğim. Size de aynısını öneririm.