
Yapay zekaya yönelik kamuoyunun tutumu, teknolojinin topluma nüfuz etmesiyle birlikte o teknoloji kadar hızlı değişiyor gibi görünüyor.
Bu tablo pazar günü açıkça ortaya çıktı: Okulun çevrimiçi yayınladığı bir videoya göre Arizona Üniversitesi öğrencileri, mezuniyet töreninde konuşan eski Google CEO’su Eric Schmidt’i yapay zekanın geleceğinden söz ettiği anlarda yuhalayarak protesto etti.
Schmidt, yapay zekanın günlük yaşam üzerindeki artan etkisini ele alan sözlerinin tartışma yaratmayacağını düşünmüş olabilir. Ancak okulun yeni mezunlarından bir kısmı bu sözleri hiç iyi karşılamadı.
“Konuşması öğrencilere son derece saygısızdı,” diyen 22 yaşındaki Arizona Üniversitesi mezunu Olivia Malone, hukuk fakültesine gitmeye hazırlandığını da belirterek Associated Press’e şunları söyledi: “Öğrenciler olarak yapay zekayı kullanmamız engelleniyor ve kullandığımızda cezalandırılıyoruz. Üstüne bir de konuşmacımızın yapay zekanın baş savunucusu olması… Yani tamam, ne diyeyim?”
Orta Florida Üniversitesi ve Orta Tennessee Eyalet Üniversitesi’ndeki mezuniyet konuşmacıları da yapay zekadan söz ettiklerinde olumsuz tepkilerle karşılaştı.
Bu tepkiler, yapay zeka etrafındaki daha derin bir gerilimi yansıtıyor: Şirketler ve yöneticiler bunu bir verimlilik atılımı olarak sunarken, pek çok çalışan — özellikle kariyer basamaklarını tırmanmaya çalışan genç Amerikalılar — teknolojinin iş bulma olanaklarını daraltabileceğinden kaygı duyuyor.
İş kaygısı derinleşiyor
Gallup’un son verileri büyüyen karamsar tabloyu gözler önüne seriyor: 15-34 yaş arasındakilerin yalnızca %43’ü iş bulmak için iyi bir zaman olduğunu düşünüyor; bu oran 2022’de %75’ti ve 55 yaş üstü grubun 21 puan gerisinde kalıyor. Gallup, bu durumun “kısmen otomasyona ve yapay zekanın giriş seviyesi pozisyonları tehdit etmesine ilişkin kaygıları yansıtıyor olabileceğini” belirtti.
İşleri daha da girift kılan bir etken ise yeni mezunların, işe alımların son derece yavaşladığı tarihsel açıdan zorlu bir dönemde iş hayatına atılması. Çalışma Bakanlığı verilerine göre 20-24 yaş grubundaki işsizlik oranı Nisan ayında %7,6 olarak gerçekleşti; bu, genel oranın (%4,3) oldukça üzerinde. Bazı yeni mezunlar iş bulabilmek için yüzlerce başvuru yaptıklarını anlatıyor.
Pew Araştırma Merkezi’nde internet ve teknoloji alanında uzmanlaşmış kıdemli araştırmacı Colleen McClain, “Yapay zeka ve yaratıcılık konusunda, yapay zekanın ilişkileri nasıl etkileyeceği konusunda, tıpkı diğer yetişkinler gibi yapay zeka ve iş kaygısı konusunda endişeleniyorlar” dedi.
Milwaukee’deki Marquette Üniversitesi’nden yeni mezun olan Sami Wargo, Associated Press’e şimdiye kadar yaklaşık 30 iş başvurusunda bulunduğunu ama henüz bir sonuç alamadığını söyledi. Wargo, ilanların büyük çoğunluğunun adaylardan “yapay zeka ile iş birliği yapabilme” yetkinliği aradığını, ancak bunun ne anlama geldiğini bilmediğini belirtti; üstelik derslerinin büyük bölümünün yapay zeka kullanımını yasakladığını da ekledi.
Öğrencilerin başka bir isim için imza kampanyası başlatmasına karşın okulun bir yapay zeka uzmanını lisans mezuniyet konuşmacısı olarak seçmesine duyduğu hayal kırıklığı bu bağlamda şaşırtıcı değil.
Dijital medya bölümünden mezun olan ve reklamcılık yan dalı yapan Wargo, AP’ye şunları söyledi: “Yapay zekanın özellikle bizim mezuniyet sınıfımız için iş bulmada giderek artan bir tehdit haline geldiği düşünüldüğünde, bu seçimin biraz gerçeklerden kopuk olduğunu hissettik.”
Artan şüphecilik
Kaygı yalnızca üniversite öğrencileriyle sınırlı değil; genel Amerikan kamuoyu da yapay zekanın olası faydaları konusunda karışık duygular taşıyor. CBS News anketine göre pek çok kişi, metin düzeltme gibi sıkıcı görevleri zaman kazanmak amacıyla yapay zekaya devretmekten memnuniyet duyuyor.
Pek çok şirket yöneticisi de yapay zekayı işletmelerin üretkenliğini ve kârını artırmanın bir yolu olarak sunuyor. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, yakın zamanda CBS News’e verdiği röportajda teknolojinin çalışma haftasını kısaltabileceğini ve büyük bilimsel atılımların önünü açabileceğini söyledi.
Bununla birlikte Pew Araştırma Merkezi’nin verileri, Amerikalıların teknolojiyle daha fazla tanıştıkça ona karşı daha şüpheci bir tutum benimsediğine işaret ediyor.
McClain, “Gözlemlediğimiz eğilimlerden biri, Amerikalıların zamanla yapay zekaya karşı daha temkinli hale gelmesi. 2021’de bu görüşleri izlemeye başladığımızdan bu yana kaygının arttığını görüyoruz” dedi.
Bu temkinli tutumun yansıması iş piyasasına yönelik kaygılarda da belirginleşiyor: CBS News’in 2025 yılında yürüttüğü ayrı bir ankete göre Amerikalıların %42’si yapay zekanın kendi alanlarındaki işleri ortadan kaldıracağını düşünürken, %45’i yapay zeka şirketlerinin ekonomiye zarar vereceğine inanıyor.
Yapay zekanın iş piyasasına etkisi
McClain’e göre yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisi konusunda genel kamuoyu ile yapay zeka uzmanları arasında derin bir görüş ayrılığı var.
2025 yılında gerçekleştirilen bir Pew Araştırma anketine göre yapay zeka uzmanlarının %73’ü teknolojinin çalışma hayatı üzerinde olumlu bir etki bırakacağını öngörürken, bu oran Amerikalı yetişkinler arasında yalnızca %23’te kalıyor.
Ekonomistler, yapay zekanın iş piyasasına etkisinin şimdilik görece sınırlı kaldığını söylese de bazı gerilim işaretleri göze çarpıyor: Goldman Sachs’ın yeni araştırması, yapay zekaya yüksek düzeyde maruz kalan mesleklerde — yani teknolojinin insan emeğinin yerini almasının kuvvetle muhtemel olduğu alanlarda — iş ilanlarının pandemi öncesi düzeyin altına gerilediğini ortaya koyuyor. Risk altındaki meslekler arasında hukuk asistanları, metin editörleri, telefon operatörleri ve sigorta hasar memurları yer alıyor.
Yapay zeka büyük çaplı iş kayıplarına neden olmasa da bu tablo, şirketlerin maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak amacıyla teknolojiye yönelmesiyle birlikte iş piyasasının bazı kesimlerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Nitekim LinkedIn’e göre ABD’deki genç çalışanlar arasında en hızlı büyüyen ünvan “yapay zeka mühendisi.” 2023-2025 yılları arasında LinkedIn’e ABD’de 639.000 yapay zeka ilişkili iş ilanı eklendi; bunların 75.000’i yapay zeka mühendisi pozisyonuydu.
Dotcom döneminin yankıları
Yapay zekanın güçlü bir istihdam büyümesi yaratıp yaratmayacağı ve olası bir yapay zeka balonu patlarsa iş piyasasının nasıl etkileneceği henüz belirsiz. Tarih bu noktada düşündürücü bir uyarı sunuyor.
Ekonomist ve Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi’nin (CEPR) kurucusu Dean Baker, düşünce kuruluşunun web sitesinde yayımladığı bir yazıda, dotcom balonunun zirvesinde Kongre Bütçe Ofisi’nin 2001-2003 yılları arasında ekonominin her yıl bir milyon veya daha fazla iş yaratacağını öngördüğünü hatırlattı.
Ancak o işler hiç gelmedi. Baker’a göre ekonomi 2001 ve 2002’de iş kaybetti, 2003’te ise yalnızca mütevazı bir artış yaşandı.
Baker, olası bir yapay zeka balonunun ne zaman patlayacağını ve ne tür hasarlara yol açacağını öngörmenin güç olduğunu belirtiyor. Ama şu konuda net: “Kesin olarak bilebileceğimiz tek şey şu: Son iki balonda olduğu gibi, ekonomi uzmanları bunu yine kaçıracak.”