Sağlık Sektörü Teknoloji ile Dönüşüyor

Çocuğunuzun güzel, pelüş bir ayıcıkla oynadığını hayal edin. Birkaç dakika sonra ise yavrunuzun ateşi, adeta sihir gibi telefonunuzun ekranında beliriyor.

Çünkü bu, sıradan bir pelüş ayıcık değil – bu, koruyucu Teddy, yani çocukları korkutmamak adına tasarlanmış, pelüş formdaki akıllı bir tanı cihazı.

Ayının patisini sıktığınızda, içerisindeki sensör, vücut ve ortam ısısının datasını topluyor ve kablosuz olarak akıllı telefonunuza gönderiyor.

Benzer diğer oyuncaklar – Uzun Boylu Zürafa ve Cesur Aslan gibi – aktiviteyi, kalp atışlarını ve kan basıncı seviyelerini ölçüyor.

Bu fikir, 24 yaşındaki enformatik öğrencisi, Hırvat Josipa Majic’ten çıktı. Kendisi şu anda Teddy & Koruyucu Hayvanlar (Teddy & the Guardian Animals) isimli, Zagreb, Londra ve Kaliforniya’da merkezleri bulunan bir firmanın kurucusu.

BBC’ye verdiği röportajda Majic, “Harika doktorlara sahip olmamıza rağmen çoğu zaman hastaların duygusal durumlarının göz ardı edildiğine tanık oldum.” diyor.

Majic, medikal teknolojideki büyük fırsatları gördü. Üstelik kendisi, bu konuda yalnız değil. AB’nin bilgi teknolojileri startuplarını destekleyen girişimcilik programı tarafından desteklenen girişimcilerden yalnızca bir tanesi.

Düşen sensör maliyetleri ve güvenli kablosuz iletişimin büyümesi, sektörün pek çok startupını cesaretlendirerek yatırım almasını sağladı.

Jose Ignacio Berdu’nun Thermibody ürünü – bebeklerin vücut ısısını ölçen akıllı zıbın – yalnızca 10.000 Euro yatırım alarak piyasaya çıktı, aldı ve yürüdü. Zıbın, anne-babaya ya da bebeğin hekimine vücut ısısına dair veri gönderiyor. Bu veri, vücut ısısı kritik seviyelere ulaştığı takdirde alarm vermeye programlanabiliyor.

Thermibody, çocuğa giydirildiği anda çalışmaya başlıyor ve çıkarıldığı anda da otomatik olarak duruyor, bu sebeple de açıp kapamayı unutma gibi bir risk de oluşmuyor.

Berdu, ürünün ilk kez anne-baba olan çiftler arasında popüler olacağını, bununla birlikte hastanelerdeki hastaların vücut ısılarını kontrol etmek amaçlı da kullanılmak istenebileceğini vurguluyor.

Eduardo Jorgensen için ise medikal teknoloji alanında bir cihaz geliştirme ilhamı, diyabet hastası 10 yaşındaki bir kız çocuğundan geldi.

Jorgensen, “Okuldaki herkes onunla dalga geçtiği için artık ensülin pompasını kullanmak istemediğini söyledi.” diyor.

O da MedicSen isimi bir uygulama geliştirdi. Ücretsiz olan uygulama, diyabeti olan hastalar için kişiselleştirilmiş tavsiyeler sunarak kan şekeri seviyelerini kontrol etmelerine yardımcı oluyor.

İnsan pankreasının davranışlarını simüle eden, invaziv olmayan bir yama ile birlikte çalışmak üzere tasarlanmış uygulamanın öğrenme algoritması, kandaki glikozu ve ensülin seviyesini kontrol ediyor, diyet ve egzersiz gibi faktörleri de göz önünde bulundurarak durumu en iyi şekilde nasıl yönetebileceğiniz ile ilgili tavsiyeler oluşturuyor.

Mesela, akıllı telefonunuz üzerinden gelen bir bildirim ile karbonhidrat alımınızı azaltmanız, daha fazla egzersiz yapmanız ve ensülin dozunuzu yatmadan önce belirli miktarda artırmanız ile ilgili tavsiyeler alabilirsiniz.

Uygulama, Kasım 2016 ayında resmi olarak piyasaya sürülecek. Şu an ise halen test aşamasında.

Tabii ki teknoloji bazlı, kendi kendine teşhis uygulamalarının kendine özel riskleri de var. Medikal teknoloji danışmanlık firması baş analisti Dr. Chris Pennell, “Sırt ya da baş ağrısı ile ilgili internette arama yapmak, bir doktora görünmekten çoğu zaman daha kolay ve hızlı bir yöntem olarak görünüyor.” diyor.

“Kimisi buldukları çözümleri uygulasa da, kimisi uygulamıyor ve sonunda kendi kendini tedavi etmeye gidiyor. Bazıları ise semptomları kontrol ettikten sonra ciddi bir şey olmadığına kanaat getiriyor; halbuki ciddi bir durum söz konusu olabiliyor.”

Fitbit, Jawbone ve Garmin gibi giyilebilir fitness ölçerler, gelen talepler üzerine temel sağlık verileri sunmaya başladı. Bu cihazlar şu an için medikal regülatörlerden onay ihtiyacı duymuyor, çünkü yaptıkları tek şey, veri toplamak. Ancak sağlık uygulamaları ve cihazları, teşhis semptomları ve medikal tavsiyeler vermeye başladığında işler değişebilir.

Şimdilerde ise medikal teknoloji cihazlarının bir sonraki jenerasyonu ilaç yönetimine de el atacak gibi görünüyor, bu da regülatörler için yeni zorluklar demek.

Yetersiz bilgi sahibi olmak oldukça tehlikeli bir şey olabilir. Medikal teknolojideki gelişmeler ise hayat kurtarabilir ve halihazırda baskı altında olan sağlık sistemlerini rahatlatmaya yardımcı olabilir.

Etiketler