Telegram’ın Kurucusu Pavel Durov Kimdir?

İşin aslı Telegram, Facebook’un satın aldığı WhatsApp uygulamasının bir numaralı rakibi. İki aşamalı şifreleme kullanan uygulama, diğer mesajlaşma hizmetlerine göre daha hızlı ve daha güvenli olduğu iddiasında.

Kullanıcılar, uygulama üzerinden arkadaşlarıyla mesajlaşarak birbirlerine dosya gönderebiliyor, 200 üyeye kadar grup konuşmaları oluşturabiliyor ve mesajların kendi kendini imha ettiği gizli mesajlaşmalar yaratabiliyor.

IŞİD teröristleri bile iletişim kurmak için Telegram’a başvuruyor. Flashpoint Global Partners’ın araştırma direktörü Laith Alkhouri, buna “cihadçılar arasındaki yeni trend” diyor.

Pavel Durov ise, kendisini bu şifreleme tartışmasının ortasında bulan Telegram’ın arkasındaki gizemli kurucu. Pekiyi, 31 yaşındaki Pavel Durov aslında kimdir? İşte bildiklerimiz:

1. Çoğu zaman “Rusya’nın Mark Zuckerberg’i” olarak anılıyor. Telegram’dan önce, 2006 yılında Rusya’da Facebook’un alternatifi olan Vkontakte‘yi kurmuştu.

2. An itibariyle bir Rusya kaçağı.

2014’te Rus hükümetinin kendisinden Ukraynalı Vkontakte kullanıcılarının datasını istemesi üzerine karşı çıkarak ülkesini terk etti. Bu noktada Rus hükümeti, interneti çoktan kontrolü altına almıştı.

3. Bir keresinde Edward Snowden’e iş teklif etmişti.

Rusya Snowden’e 2013 yılında geçici sığınak temin ettiğinde Durov, kendisine Vkontakte’de güvenlik yazılım geliştirme uzmanı olarak iş teklif etmişti. O zamanlar Durov, ülkesi ile gurur duyuyordu: “Böyle zamanlarda insan ülkesi ile gururlanıyor ve ABD’nin inşa ettiği prensiplere ihanet eden bir ülke olduğuna tanık olmaya üzülüyor.” Durov aynı zamanda Snowden’i ‘kahramanı‘ ilan etmişti.

4. Diğer mesajlaşma uygulamalarının “berbat” olduğunu düşünüyor.

İşte tam da bu yüzden Pavel ve kardeşi Nikolai, 2013 yılında Telegram’ı kurdu. TechCrunch’a Eylül ayında verdiği bir röportajda, “Özetle, hepsi berbat olduğu sürece piyasada kaç tane mesajlaşma uygulaması olduğu önemli değil. ” şeklinde konuştu.

5. Terörist tehditlerinden çok güvenlik tehditleri ile ilgili endişeleniyor.

Durov, CNN International’a verdiği röportajda ise, “Eğer duygularınızdan bir saniyeliğine arınıp duruma istatistiksel olarak bakarsanız, terörizm sonucu ölme ihtimalinizin neredeyse sıfır olduğunun farkına varırsınız.” diyor. “Bir araba kazası yapma ihtimaliniz, bir terör saldırsına uğramanızdan çok daha yüksek.”

6. Gizli iletişim sağlamanın avantajlarının, maliyetlerini bastırdığına inanıyor.

IŞİD teröristlerinin Telegram kullandığına dair gelen raporların üzerine Telegram, 12 dilde yayınlanan 78 IŞİD kaynaklı kanalı blokladığını açıkladı. IŞİD üyeleri arasındaki gizli iletişimin gömülü olmasına izin vermeyeceklerdi.

Ancak bu, şifrelemenin kötü bir şey olduğu anlamına gelmiyor.

“Bize göre terörizm ile alakası olmayan kitlelere bu tür güvenli ve gizli bir iletişim türü sunmak, bizim için diğer taraftan aldığımız tehditlerden daha önemli. Teröristler öyle ya da böyle iletişim kurmanın bir yolunu bulacaktır.”

7. Paris saldırılarından “Fransız hükümetinin de en az IŞİD kadar sorumlu olduğuna” inanıyor.

Durov, “Fransa’nın politikalarının ve gammazlığının bu trajediye yol açtığını” ifade eden bir yazı paylaştı. Buna ek olarak hükümetin, vatandaşlarından inanılmaz derecede yüksek vergiler vasıtasıyla para toplayarak, bu parayı “gereksiz savaşlara” harcadığını belirtti.

8. Bu işteki amacı para değil.

Pavel Durov, Telegram’ı kendi parasının cömert bir kısmı ile yürütüyor.

Telegram’ın SSS kısmında, “Eğer Telegram’ın kaynakları tükenecek olursa, kullanıcılarımızı bağış yapmaya davet ederiz ve paralı opsiyonlar ekleyerek başa baş noktasına ulaşmaya çalışırız. Ancak Telegram’ın amacı, hiçbir zaman kar elde etmek olmayacak.” şeklinde bir ifade bulunuyor.

9. Dünyayı gezmeyi çok seviyor ve çok yetenekli bir fotoğrafçı.

Durov’un Instagram hesabı, muazzam manzara resimleri ile dolup taşıyor. Nadiren de olsa kendi fotoğrafını koymayı da ihmal etmiyor. Son gezdiği yerler arasında Finlandiya, Barselona, San Fransisco, New York ve Roma var. (Durov her ne kadar St. Petersburg’da yetiştirilmiş olsa da çocukluğunun büyük bir kısmını İtalya’da geçirdi.)

10. Hiçbir yere ‘evim’ demiyor.

Durov, “Haritaya bir iğne yöneltmemeyi tercih ediyorum. Bence modası geçmiş bir konsept olan ülke kavramından kendimizi arındırmalıyız.” diyor. Her ne kadar Rusya’yı terk ettiği için pişmanlık duymasa da, bir gün geri dönebileceğini belirtiyor. Yine de ekliyor: “Kalıcı olarak dönmeyi düşünmüyorum.”

Etiketler