
Birçoğumuz dijital detoks’a ihtiyaç duyduğumuzu kabulleniriz ancak, hızla akan hayatımız buna izin vermiyor. Telefon çağrılarına ve patronun e-postalarına yanıt vermek zorunda olduğumuzdan, teknolojiden tamamen uzak durmamız çok zor. Durum böyleyken Londra’daki bir araştırma ve tasarım şirketi, dijital yaşam tarzına uyum göstermemiz gerektiğine inanıyor.
Vinaya isimli bu şirket, bu durumu yönetmemize yardımcı olacak ürünler ve araçlar geliştiriyor. Şirket, insan ve teknoloji arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlı laboratuvarını 1 Kasım’da Londra’da açtı. Şirket kendisini, insan doğasını daha iyi anlamak için, farklı uzmanlıkların birbiri ile etkileşimini destekleyen bir modern bilim merkezi olarak tanımlıyor. Bu nedenledir ki şirket binasının 3. katı, uzmanların ve entellektüellerin zaman geçireceği, ders verebilecekleri ve deney yapabilecekleri şekilde kurgulandı.
Kurucu ve CEO Kate Unsworth, Fast Company‘e verdiği demeçte, Antik Yunan’da Aristo ve Sokrat’ın zaman geçirdiği ve birbirlerinden bir şeyler öğrendikleri mekan olan Lyceum’un modern bir versiyonunu yaratmak istediklerini belirtiyor ve ekliyor: “Farklı alanlardaki uzmanların, birbirleri ile etkileşimde bulunabilme fırsatları pek olmuyor. Bu nedenle buraya gelen insanların, diğerlerinin alanına derinlemesine girmeye başlamasını istiyoruz.”
Laboratuvarın araştırmaları; stres, insan ilişkileri, mutluluk, depresyon, dinginlik, üretkenlik, hiperbağlılık (hyperconnectivity) üzerine yoğunlaşıyor. Fast Company’e göre ekip şimdilik altı sinirbilimci, bir antropolog, bir filozof ve bir psikologtan oluşuyor. Ayrıca ekibin, yerel üniversitelerde uyku, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve yapay zeka üzerine çalışan uzmanlara erişim imkanı da bulunuyor. Laboratuvarda; beyin aktiviteleri, kalp atış hızı, kortisol hormonu seviyesi ve teknoloji bağımlılığı döngülerini izleme sistemleri de bulunuyor.
Vinaya, laboratuvarı açmadan önce, küçük ölçekli araştırmalar yürütüyordu. E-posta salgınına çare bulmayı amaçlayan bu araştırmalardan biri, insanların ve iş dünyasının bir araç olarak e-posta ile ne şekilde etkileşimde bulunduğunu inceledi. Bu araştırma dijital iletişimin, insanların üretkenliğini, mutluluğunu ve alışkanlıklarını nasıl etkilediğini inceliyor ve e-posta görgü kurallarına farklı şekilde bakmaya teşvik ediyor.
Ekip, “göz kontağı” üzerine bir sosyal deney de gerçekleştirdi. Aşağıda yer alan video’da, birbirini tanımayan 10 yabancı, beş dakika boyunca göz göze bakıyorlar ve birbirleri hakkında izlenim elde ediyorlar. Elbette bu deneydeki 5 dakika, Marina Abramovic ile birlikte yaşanabilecek deneyimin yanına bile yaklaşamaz.
Tasarım ofisini, araştırma sonuçları ile besleyecek olan laboratuvarını kuran Vinaya, bu arada yeni ürettiği bir ürünü tanıttı. Bluetooth özellikli bir takı olan Altrius, bir uygulama ile entegre çalışıyor ve önceden belirlenmiş bir kişiden çağrı geldiğinde ya da anahtar sözcük içeren bir mesaj geldiğinde titreşiyor.
Şirketin CEO’su Unsworth, tasarım ekibinin başka ürünler geliştirme aşamasında olduğunu belirtiyor. Bir sonraki ürünün, giyilebilir ürün kategorisinde olmayacağını, teknoloji ile sağlıklı bir ilişki kurmayı destekleyen başka bir ürün olacağını ekliyor.