Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Dr. Soner Canko ile Özel Röportaj

Geçen haftalarda Türkiye ödeme sistemlerinde 2015 yılı gelişmelerini değerlendiren Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Dr. Soner Canko ile bu değerlendirmesi çerçevesinde kısa bir röportaj yapma şansımız oldu:

Öncelikle röportaj talebimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Soner Bey. Geçen haftalarda Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ceyhun Elgin ve ekibi, 161 ülkenin kayıt dışı ekonomi haritasını çıkardıklarını açıkladılar. Bu çalışmaya baktığımız zaman Türkiye’nin son 10-15 yılında kayıt dışı ekonominin gayri safi milli hasılanın içindeki oranı %28-%30 seviyesinde sabitlenmiş durumda… ABD’de ise bu oran %8 seviyesinde. Bu oranı aşağıya çekme yönünde kartlı ödemeler dünyasının önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kartlı ödeme demek kayıt içine alınmış ve vergilendirilmiş ödeme demektir. Kartlarla yapılan her ödeme bankaların kayıtlarında tutulmaktadır ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından rahatlıkla takip edilebilmektedir. Yapılan düzenlemeler ile POS cihazları yazar kasalar ile entegre edilerek kartlı ödeme esnasında ödeme fişinin üretilmesi mümkün hale gelmektedir. Bu sebeple kartlı ödemelerin yaygınlaştırılmasının ve hayatın her alanında bir alternatif olarak sunulmasının vergi kaçağı ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele için en pratik ve uygulanabilir yöntem olduğu görüşündeyiz.

Sizin değerlendirmenizde bahsettiğiniz gibi kartlı ödemelerin hane halkı harcamaları içindeki payı ise son 5 yılda yüzde 28’den yüzde 39’a çıktı. Bu oranın 2020’de hangi seviyeye geleceğini tahmin ediyorsunuz? Küresel ölçekte ve ülkemizde yaşanacak ekonomik durgunlukların, krizlerin, göç dalgalarının bu oranın gelişimine olumsuz etkisi olur mu? 

BKM olarak vizyonumuz nakitsiz ödemeler toplumuna ulaşmak. Bu sebeple tüm ödemelerin kartlarla yapılabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Örneğin SGK primleri gibi kamu ödemelerinin ve toplu taşıma ödemelerinin kartlarla yapılabilmesi için çalışmalar yaptık ve önümüzdeki yıllarda da yapmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla hedefimiz %100’e ulaşmak ama bunun kaç yıl içerisinde gerçekleşeceği biraz da konjonktüre bağlı olacaktır.

Makroekonomik faktörler tabii ki önemli ancak ekonomik krizlerde dahi kartlı ödemelerin nakit ödemelerden daha hızlı arttığını gördük. Türkiye Avrupa’nın en fazla karta sahip ülkesi ve kart kullanıcılarının kartlı ödeme alışkanlıkları var. Artan finansal okur-yazarlık düzeyi ile birlikte artık daha bilinçli ve yaygın şekilde kart kullanılıyor.

Toplam kartlı ödemelerin yüzde 11’inin internetten yapıldığını, 2015 yılında internetten alışveriş yapılan kredi kartı sayısı 22 milyona ulaştığını görüyoruz… 22 milyon kartın tekil sahiplik rakamını ulaşma şansımız var mı acaba? 10-14 milyon tekil kullanıcı olduğunu düşünebilir miyiz?

Yaklaşık olarak bir kişinin sahip olduğu ortalama kart adedi 2. Bu durum internetten alışveriş yapanlarda sanal kart kullanımı gibi nedenlerle bir miktar daha yüksek olabilir. Toplamda 22 milyon tekil kartın internetten alışveriş yaptığı bir yılda bu oran ile hesaplandığında 11 milyon civarında kişiden bahsedilebilir ama bu bir bilgi değil varsayımdan hesaplanmış bir değerdir.

Değerlendirmenizde paylaştığınız gibi Türkiye’de 2015 yılında temassız kart sayısı yüzde 30 artarak, 23 milyon oldu. Temassız işlem kabul eden nokta sayısı ise 3 kat artarak 304 bin oldu… Sizce temassız ödemenin gelişiminin önünde en büyük engeller nedir? Bunları nasıl aşabiliriz? Bu konuda BKM olarak 2016 yılı için kimi planlarınız var mı?

Türkiye temassız ödemelere çok uzun zamandır yatırım yapan son derece ileri bir ödemeler pazarı. Yaygınlaşmanın önünde ilk önce teknolojinin maliyeti engel oluşturuyordu, ancak yakın dönem girişimlerimizle bunu aştık. Bugün toplam ödeme noktalarının %12’si temassız alt yapısını destekliyor. Bu rakam artmaya devam edecek. 2015 yılında donanım yaygınlaşmasına çok önem verdik. Yeni nesil ÖKC cihazlarının tümü temassız ödemeyi destekliyor, örnek olarak. 2016 yılında ise daha sesli, daha görünür bir yaygınlaşma programı yöneteceğiz. Çünkü bu defa amacımız bilinç oluşturmak; kullanıcıların önce aklına, sonra kalbine girebilmek, günlük alışverişleri sırasında kaybettikleri zamanı onlara geri kazandırabilmek. Böylece sadece ödeme noktalarının adedini arttırmayacak, onları kullanılır da kılabileceğiz.

Verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkür ederim Soner Bey. İyi hafta sonları dilerim.

Etiketler