Terk Edilen Berlin Havaalanı, İklim Nötr Ve Araçsız Bir Mahalleye Dönüşüyor

Site, tüm sakinlerin yürüyebileceği okullar ve mağazalarla birlikte 5.000 yeni daireye sahip olacak.

Geçen yıl, Berlin’deki Tegel Havalimanı’nın yerini başka bir konumda açılan yeni bir uluslararası havalimanının alması sonrası işçiler, yeni bir proje için araziyi temizlemeye başladı: iklim göz önünde bulundurularak sıfırdan inşa edilmiş bir mahalle.

Havaalanının bazı bölümleri yeniden kullanılacak, eski terminaller araştırma için ticari alanlara ve girişimler için ofislere dönüştürülecek. Ancak, eskiden pistin bulunduğu yerin yakınındaki 100 dönümden fazla bir alan, parkları, okulları ve mağazaları olan, yürünebilir, bisiklete binebilir, karbonsuz bir mahallede inşa edilen 5.000 yeni apartman ile tamamen yeniden tasarlanacak.

Schumacher Quartier olarak adlandırılan bölgeyi geliştiren Tegel Projekt’in basın sekreteri Constanze Döll “Planlama şu tür sorulara yanıt veriyor: Gelecekte kentsel alanlarda nasıl yaşamak ve dolaşmak istiyoruz? Birey ve toplum olarak bizim için hangi nitelikler önemli? Hangi işlevler olmadan yapamayız?” dedi.  

Nihai tasarımlar henüz tamamlanmamış olsa da, projenin birkaç yönergesi var. Birincisi: Arabalar değil insanlar öncelikli.

Döll, “Schumacher Quartier, sokakların ve meydanların arabalardan çok insanlara ait olacağı şekilde planlandı. İnsanların kamusal alanı yeniden keşfetmesine izin vermek istiyoruz: sosyalleşmek, dinlenmek, konuşmak ve oynamak için alanlar. Anaokulu, okul, fırın, süpermarket gibi mahalledeki önemli yerlere yürüyerek kolayca ulaşılabilecek.” dedi. 

Planlar geniş bisiklet yolları ve yeşil alanla kapsıyor. Mahallenin kenarında, mikromobiliteye ve mevcut toplu taşımaya erişim olacak. Mahallede arabalara sınırlı erişim izni verilecek. Örneğin, engelli insanlar binalarına kadar araçlarıyla gidebilecekler ancak aksi takdirde araçsız bir mahalle olacak. 

Apartmanlar ahşaptan inşa edilecek ve tamamlandığında dünyanın en büyük masif ahşap bina grubu olacak. 

Döll, “Özellikle ahşap, uzun süreli CO2 depolamasına olanak tanır ve bir yapı malzemesi olarak ahşabın kullanılması, beton gibi çevreye zararlı malzemelerin tüketimini azaltır.” dedi.

Ekip, keresteyi Almanya’da yerel işletmelerden tedarik edecek ve inşaatta karbondioksit emisyonlarını %80 oranında azaltmayı umuyor. Tasarımlar ayrıca ultra verimli olacak ve güneş ve jeotermal enerji dahil tüm enerji, sahada üretilecek. Evleri ısıtmak için bitişik kurumsal yapılardan atık ısıyı toplayacak bir sistem kurulacak.

Yeniden inşanın Urban Tech Republic olarak adlandırılan ticari kısmı, geri dönüşümden yeni mobilite sistemlerine kadar teknolojiler geliştirecek ve yerleşim bölgesinde test edilebilecek yeni girişimlere ev sahipliği yapacak.

Mahalle ayrıca, şiddetli fırtınalarda su baskınını önlemek için su tutmaya yardımcı olan “sünger şehir” tasarımlarını da içerecek. Suyun bir kısmı yeşil çatılar ve bahçeler tarafından kullanılırken bir kısmı ise yeraltında depolanacak.

Döll, “Yağmur suyunun tamamı mahallede kullanılıyor veya depolanıyor; hiçbir şey kaybolmuyor. Su sıcak günlerde buharlaşırsa çevreyi soğutur ve bunun yerine içeri sızarsa yeraltı suyunu doldurur. Bu tür kendine yeten bir sistem, doğal iklimlendirme sistemleri gibi davranan birçok büyük yapraklı, yaprak döken ağaçların yardımıyla yerel iklim düzenlemesi sağlar.” dedi.

Plan ayrıca ekolojist Wolfgang Weisser ve peyzaj mimarı Thomas Hauck tarafından geliştirilen ve biyolojik çeşitliliği içeren bir “hayvan destekli tasarım” konseptini de barındırıyor. Açık alanlar ve binalar, geniş kanatlı yarasalar ve bülbül çekirgeleri de dahil olmak üzere 14 nadir türün bölgeye kalıcı olarak yerleşmesine ve diğer türleri çekmelerine yardımcı olacak.

Geçen yıl boyunca Tegel Projekt ekibi geliştirmenin ilk adımı üzerinde çalıştı: I. ve II. Dünya Savaşları’nda askeri eğitim için kullanılan bir havaalanı olmadan önce alanda bulunan eski enkazın bir kısmı temizlendi.  Döll, şimdiye kadar eski el bombaları ve bombalar da dahil olmak üzere 5.000’den fazla mühimmatın çıkarıldığını söyledi.

Bu sonbaharda proje, arazi tahsisine başlayacak ve mimarlar tasarım detayları üzerinde konut sakinleriyle birlikte çalışacak. Sosyal konut, kooperatifler ve öğrenci konutlarını içerecek ilk binalar 2027’de tamamlanmış olacak.

Etiketler