DigitalTalks Uzaktan Çalışma Haber Dosyası

Hepinize merhaba; malum, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını birçok kurumun ve bireyin iş yapış şeklini derinden etkiledi. DigitalTalks olarak dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen kurumlarınının yöneticilerinden görüş alarak “DigitalTalks Uzaktan Çalışma Haber Dosyasını” siz değerli okuyucularımız için hazırladık. Bu kapsamlı çalışmanın birçok kuruma, girişime ilham vereceğine inanıyoruz. Bizlerle bu haber dosyası kapsamında kurumlarının vizyonlarını, politikalarını paylaşan şirketlere ve değerli yöneticilerine teşekkürlerimizi sunarız.

Kurumunuzda pandemi öncesi çalışanlarınıza uzaktan çalışma hakları sunuyor muydunuz? Bunu sağlıyorduysanız kapsamı hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Hande Erener Gürani; Apsiyon İnsan Kaynakları Müdürü

“Pandemi öncesinde de belli birimlerimizin home office çalışmasına imkan tanıyorduk. Ancak, şirket kültürümüzde bire bir iletişimin gücüne çok inanıyor ve bu konuyu oldukça önemsiyoruz. İletişimin çözemeyeceği hiçbir problemin olmadığını da savunarak birbirimizle sağlıklı iletişim kurmamızı engelleyecek mesafeleri minimumda tutmaya gayret ediyoruz. Çok renkli, dinamik, keyifli ofis ortamımızda, hep birlikte çalışmanın bize güç verdiğine ve başarımızın bu güçle birlikte geldiğine inanıyoruz. Pandemi öncesi haftanın bir/birkaç günü evden çalışma politikası izliyorduk. Evden çalışma günlerinde çalışanlarımız sadece şehir dışına çıkamıyor onun dışında ev ya da kafe gibi istediği alanlardan işlerini takip edebiliyorlardı.” Hande Erener Gürani; Apsiyon İnsan Kaynakları Müdürü

Feyza Aysan; AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“AstraZeneca olarak “Daha İyi Bir İş Yeri” olmanın temelinde güven kültürü ve açık iletişim yaklaşımının yattığına inanıyoruz. Biliyoruz ki çalışanlar, güven duydukları ve bireysel gelişimlerine katkıda bulunan şirketlerde uzun yıllar çalışmayı tercih ediyorlar. Bu kültürü oluşturan iki ana unsur var; birincisi, çalışanlarımızı dinlemek ve onlara düşüncelerine değer verildiğini hissettirmek. İkincisi ise, çalışanlarımızın şirket stratejilerini ve yönetim kararlarını anlaması, içselleştirmesi ve bunun sonucunda şirkete duydukları saygı, inanç ve güven. AstraZeneca’da hayata geçirdiğimiz tüm uygulamalarda bu iki unsuru ön planda tutan bir yaklaşım ile hareket ediyoruz. Kişiler gelişim imkanı bulabildikleri, farklı deneyimler edinebildikleri ve kendileri olabildikleri ortamlarda daha mutlu çalışıyor.

Esnek çalışma opsiyonları yaklaşık 8 yıldır AstraZeneca’nın çalışma şeklinin çok önemli bir parçası. Dolayısıyla, esnek çalışma konusunda deneyimli çalışanlar olarak bu duruma çok hızlı adapte olduk ve gayet verimli şekilde, yüksek bağlılık ve motivasyonla çalışmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte yine de bu sürecin dijital dönüşüm konusunda tüm şirketler gibi AstraZeneca’yı da hızlandırdığını söyleyebiliriz.” Feyza Aysan; AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

Emek Yurdanur; Boyner Grup İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı

“Perakende sektörü, dinamikleri nedeniyle mağaza ve merkez ofislerinin koordineli çalışmasını gerektirdiği için çok iyi bir planlamayı gerektiriyor. Boyner Grup olarak teknolojik altyapımız uzaktan çalışmaya zaten müsaitti. Salgından önce başladığımız dijitalleşme süreci, bize doğru hamleyi hızlıca yapma olanağı sağladı. Dijital bir gruptuk zaten ama bu süreç bizi daha da dijitalleştirdi.

Türkiye’nin 37 ilinde 110 mağazası olan Boyner Büyük Mağazacılık tarafında çok büyük bir perakende operasyonu yürüttüğümüz için farklı illerdeki çalışma arkadaşlarımızla zaten online olarak sık sık bir araya geliyorduk. Uzaktan çalışma modeli dönemsel olarak hayatımızda olsa da yoğunlukla tercih ettiğimiz bir konsept değildi çünkü biz Boyner Grup Ailesi olarak bir arada çalışmayı, üretmeyi seviyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, yöneticilerimiz, tedarikçilerimiz ve iş birliği içinde olduğunuz diğer paydaşlarımızla sık ve yüz yüze iletişimde olmak bizi mutlu ediyor. Ancak bu dönemde uzaktan çalışma konusuna da gayet hızlı bir şekilde adapte olduk, bundan sonrası için de hybrid bir çalışma düzeni üzerinde çalışıyoruz.” Emek Yurdanur; Boyner Grup İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı

Gonca Çetin; Commencis İnsan Kaynakları Direktörü

“Pandemi öncesi dönemde farklı lokasyonlarda yer alan ofislerimizden çalışma ve esnek çalışma saatleri gibi imkanlarımız bulunuyordu.

200 kişilik ekibimiz, merkez ofisimiz olan İstanbul İTÜ Teknokent, İstanbul Maslak, İzmir İYTE ve Londra’daki ofislerimizde yer alıyor. Yaz aylarında, isteyen ekiplerimiz belirli sürelerde Alaçatı’ya 20 dk’lık mesafede yer alan Urla İYTE ofisimizden de çalışabiliyor.

Buna ek olarak proje bazlı olarak belirli sürelerde yurt dışı müşterilerimizle, onların ofislerinde çalışma fırsatları da yaratıyoruz. Örneğin, New York, Londra, Berlin, Doha, Abu Dhabi, Dubai, Helsinki gibi şehirlerde gerçekleşen projelerimizde bu şekilde çalışan arkadaşlarımız oldu.

Yurt dışı müşterilerimizin ofislerinde çalışmanın yanı sıra, global projelerde uzaktan çalışmaya da alışkın bir ekibiz. Pandemi öncesinde, bazı yurt dışı projelerinde saat farkından kaynaklı evden çalışma imkanı da sağlayabiliyorduk.” Gonca Çetin; Commencis İnsan Kaynakları Direktörü 

Murat Yüksel; GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü

“GittiGidiyor olarak pandemiden önce de her zaman uzaktan çalışma ve esnek çalışma haklarını sunuyorduk. Tüm çalışanlarımız, Ping ID, token, uzaktan erişim gibi teknik olanaklarla yöneticilerinin bilgisi dâhilinde istedikleri kadar ofis dışından çalışabiliyorlar. Yalnız şehir içinde değil, şehir dışında da çalışanlarımıza aynı olanakları sunuyoruz. Bu sayede, gündüzleri bulundukları yerden görevlerini yapıp izin kullanmak zorunda kalmadan akşamlarını başka bir şehirde değerlendirebilmelerine destek oluyoruz.

Çalışma arkadaşlarımızın yakınlarının sağlık sorunları yaşaması durumunda da ihtiyaç duyulursa bu süre zarfında evden çalışmalarına olanak sağlıyoruz. 

Ayrıca, risk yönetimi departmanımız gibi görev tanımları gereği akşamları ve hafta sonları çalışması gerekebilen arkadaşlarımızın da uzun süreli olarak ofise gelmeden evden çalışabilmeleri için teknik tarafta ekstra düzenlenmeler yaptık.” Murat Yüksel; GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü

Tülay Tiryaki; KoçSistem İnsan Kaynakları Direktörü

“Türkiye’nin köklü ve lider bilgi teknolojileri şirketi olarak KoçSistem, işinde uzman yeteneklerle çalışma stratejisini desteklemek üzere uzaktan çalışma uygulamasını yaklaşık 5 sene önce devreye almıştır. Bu uygulamayı esnek çalışma saatleri ile birleştirerek “çalışma ortamlarında esneklik kültürünü” iş-özel yaşam dengesi açısından desteklemektir.

Böylelikle, şirketlerin dijital dönüşümlerinde başrol oynayan KoçSistem “esnek çalışma kültürünü” desteklemek üzere kendi dijital dönüşümünü de uçtan uca sağlaması hiç de zor olmamıştır. Pandemi dönemi öncesinde de KoçSistem çalışanları dijital IK uygulaması HRedition üzerinden taleplerini yapıyor; kendi isteklerine bağlı olarak haftanın 1 günü uzaktan çalışabiliyorlardı.” Tülay Tiryaki; KoçSistem İnsan Kaynakları Direktörü

Seçil Namruk; MediaMarkt Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“MediaMarkt olarak teknoloji perakendeciliği sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bunun bir gereği olarak günlük operasyonumuz çok fazla toplantı ve anlık iletişim gerektiriyor. Hızlı bir şekilde aksiyon alabilmek için düzenli olarak ofisten çalışmak, bizim için önemli bir konfor alanı. Bu sebeple kurum olarak evden veya uzaktan çalışmayı tercih etmiyorduk ancak bu süreçte gördük ki uzaktan çalışarak da sahip olduğumuz dinamizmi koruyabiliyoruz.” Seçil Namruk; MediaMarkt Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

Birsen Çevik Akgünlü; Mey|Diageo İnsan Kaynakları Direktörü

“Uzaktan çalışma, pandemi öncesinde de kısmi olarak uyguladığımız bir konuydu. Mey|Diageo olarak Worksmart isimli bir uygulamamız bulunuyor. Bu uygulama, çalışanlara esnek çalışma saatleri, yarı zamanlı çalışma, uzaktan çalışma gibi birçok konuda esneklik sunan global bir uygulama. Diageo, bu konuda öncü firmalardan birisi. Çalışana güven ve sonuç odaklı yaklaşım prensibiyle hayata geçirdiğimiz bu uygulama kapsamında, çalışanlarımız iş planlarını gözeterek gün sınırlaması olmaksızın uzaktan çalışabiliyor.” Birsen Çevik Akgünlü; Mey|Diageo İnsan Kaynakları Direktörü

Esra Gaon; Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

“Microsoft olarak pandemi öncesi dönemde de haftanın belirli günleri evden çalışma uygulamamız vardı, ancak bu durum çalışanların iş alanlarına göre şekilleniyordu. Pandemiyle birlikte evden/uzaktan çalışmayı tabii ki tüm çalışanlarımız için geçerli hale getirdik. Mart ayının başında tam olarak evden çalışma düzenine geçtik.” Esra Gaon; Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Didem Özsoy Dirican; NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Vekili

“Dünyada sigorta ve yatırım yönetimi alanında 175 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan  NN Group bünyesinde faaliyet gösteren NN Hayat ve Emeklilik olarak, global çapta yaşanan gelişmeleri elbette ki, devamlı takip etmekteyiz. İş dünyasının uzun zamandır gündeminde olan esnek çalışma ile ilgili olarak biz de, kendi bünyemizde birtakım düzenlemeleri hayata geçirmiştik. Bu kapsamda, iş akışı evden çalışmaya uygun olan çalışanlarımıza, haftada bir gün evden çalışma ve tüm iş günleri de esnek saatlerle çalışma imkânı sunarak, onların iş ve özel hayat dengelerini korumaları yönünde destek vermekteydik. Gelişen teknolojiler ve iş hayatında yapılan yenilikler de, pandemi süreci ile birlikte evden çalışma sistemini tam anlamıyla deneyimlememize imkân sağladı.” Didem Özsoy Dirican; NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Vekili

Berna Yener Aksu; P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya İnsan Kaynakları Direktörü

“P&G olarak çalışanlarımızı ve iş ortaklarımızı en büyük değerimiz olarak görüyoruz. Çalışanlarımızın günümüz koşulları altında, iş sorumlulukları ve gündelik yaşamları arasında bir denge kurması gerektiğini biliyoruz. Uzun yıllardır sahip olduğumuz Flex@work kültürümüzle, bireylerin farklı ihtiyaçlarını karşılayarak iş sonuçlarını daha da iyileştirmeyi amaçlıyoruz. Sağladığımız esneklikle birçok çalışanımız işe geliş ve işten çıkış saatlerini esnetebiliyor, evlerinden çalışabiliyor, ve hatta haftada daha az gün çalışma imkanı buluyor.

P&G İstanbul Kampüsümüzü de flex@work kültürümüzden ilham alarak inşa ettik. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarını tasarımımıza yansıtarak daha esnek ve mobil bir şekilde çalışabilecekleri geniş bir ortak çalışma alanı oluşturduk. Ofisimiz aynı zamanda engelli dostu tasarımı, geniş ortak alanı, odaklanma alanları, konforlu koltukları ve yüksek teknoloji ürünü iş istasyonları ile farklı çalışma tarzları için dahil edici bir ortam yaratmaktadır. Kişiye özel masa ve odaların olmadığı yeni ofisimizde bölüm veya görev farkından dolayı oluşan iletişim engelini ortadan kaldırıyor, çalışma arkadaşlarımızla daha kolay ve hızlı iletişim kuruyoruz.” Berna Yener Aksu; P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya İnsan Kaynakları Direktörü

Serra Uluışık; Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Pfizer Türkiye olarak “Önde Gelen İşveren” olma misyonumuz doğrultusunda, çalışanlarımıza keyifli ve esnek bir çalışma ortamını pandemi öncesinde de yaratıyorduk. Kişiye özel esnek yan haklar programımız Pfizer Mutfak, esnek çalışma saatleri, yaz aylarına özel çalışanların hafta sonuna iki saat erken başlamalarına olanak sağlayan “keyifli cuma günleri”, doğum günü izni, “Hayalin İçin İzin Senin” ve “Dilediğin Yer İş Yerin” esnek çalışma ortamı uygulamalarımızdan yalnızca birkaçı.” Serra Uluışık; Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

Ersin Aydın; Teknosa İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

“Teknosa’da uzaktan çalışma uygulaması 2019 yılının başında hayata geçirildi. Yılın ilk yarısında ayda 1 gün olan uzaktan çalışma hakkı, ekiplerden gelen olumlu geri dönüşler neticesinde yılın ikinci yarısında ayda 2 güne çıkartıldı. Eş zamanlı olarak esnek saatlerle çalışma imkanı da sunulmaya başlandı. 2020 yılının başından beri de uzaktan çalışma haftada 1 gün olarak uygulanıyor.” Ersin Aydın; Teknosa İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

“Bazı hassas ve kritik operasyonların aksamaması amacıyla uzaktan müdahale edilmek suretiyle yönetilen süreçlerimiz doğal olarak hep vardı. Ayrıca, sahadaki doğrudan satış ekiplerimiz ve bazı müşteri ilişkileri yöneticisi rollerimiz de, sunduğumuz teknolojik donanımlar sayesinde mekan bağımsız mobil olarak çalışabiliyordu. Bununla birlikte, uzaktan çalışmanın, pandemi döneminde gözlemlediğimiz çapta geniş çalışan kitlelerine uyarlanmış hali ile İK süreçlerimiz içinde kurumsallaşmamış olduğunu söyleyebiliriz.” Türkiye İş Bankası

Melissa Gee Kee; Unilever HR VP, Turkey, Unica and Iran

“Unilever has been one of the market leaders in terms of introducing agile working at the workplace. Our intent has been to create new and better opportunities for our people by offering them more flexibility and agility. We have introduced several new ways of working such as:

  • Working from home
  • Agile workplace (working from different locations)
  • Flexible working hours (Giving our people flexibility in terms of working hours in order to deliver maximum value and impact)
  • Job sharing (enabling two employees to voluntarily share the responsibilities and duties of one full time job)
  • Career break and sabbatical leave (an opportunity to take up to 6 months leave due to personal reasons with administrative payments)
  • Summer fridays (Working half a day every Friday during summer to provide a longer and more leisurely weekend to our people)

Since agile working was already part of our eco-system, it enabled us to transition seamlessly to working from home during the pandemic. On the 16th of March, very early stages of the pandemic, around 2.000 Unilever employees started to work from home. While there was definitely a need to create a transition process for our employees – at the end of the day we were able to respond quickly to this big shift by virtue of having the right culture, mindset, IT infrastructure, digital tools and some very flexible practices in place.” Melissa Gee Kee; Unilever HR VP, Turkey, Unica and Iran

Bülent Bayram; Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

“Vodafone olarak, 3 yıl önce esnek çalışma saatleri uygulamasına geçtik. Farklı yaşam evrelerinde olan çalışanlarımızı destekleyebilmek amacıyla sunduğumuz bu uygulamayla, çalışanlarımıza, kendi tercihlerine göre 07.00-16.00, 08.00-17.00 ya da 09.00-18.00 saatleri arasında çalışma imkânı sağlıyorduk. Ayrıca çalışanlarımız, dijitalleşmenin hayatımıza kazandırdığı esneklikle, haftanın bir günü şirket dışında istedikleri lokasyondan çalışabiliyordu.” Bülent Bayram; Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

İlke Şentürk Öksüz; Yemeksepeti İnsan Kaynakları Müdürü

“Daha önce ekstrem durumlar dışında uzaktan çalışma sistemini kullanmıyorduk. Yemeksepeti olarak her ne kadar uzaktan çalışma sistemini aktif bir şekilde kullanmamış olsak da Levent’teki ofisimiz Yemeksepeti Park ile çalışanlarımızın evlerindeki rahatlığı hissedebilecekleri bir ofis yapısına sahibiz. Çalışan odaklı ofis tasarımlarımız ile çalışanlarımıza masalarının dışında da çalışabilecekleri ve vakit geçirebilecekleri alanlar yaratıyoruz. Bu yüzden pandemi öncesinde çalışanlarımızın ofisteki motivasyonlarını yükseltmeye yönelik çalışma sistemine sahiptik.” İlke Şentürk Öksüz; Yemeksepeti İnsan Kaynakları Müdürü

Pandemi döneminde kurumunuzun uzaktan çalışma politikaları ne yönde değişti? Ne gibi aksiyonları hayata geçirdiniz? Ofisten ve uzaktan çalışma şu aşamada ne seviyede gerçekleşiyor? Kısaca bilgi verebilir misiniz?

“Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü gün itibariyle Apsiyon olarak tüm ofis evden çalışma sistemine geçtik. Bu konuda hızlı aksiyon alabilme kaslarımızın kuvvetli olmasıyla birlikte, sektörümüzde en erken önlem alan şirketlerden biri olduk. 16 Mart tarihinden itibaren evden çalışmaya devam ediyoruz. Evden çalışmaya başladığımız ilk günler itibariyle tüm çalışanlarımızla birebir iletişime geçerek, her bir çalışanımızın ve ailelerinin sağlık durumları, evden çalışırken zorluk yaşayıp yaşamadıkları, ihtiyaç duydukları bir konu olup olmadığını sorduk. Problem yaşadığını paylaşan çalışanlarımıza internet bağlantısı, ofis gereçleri gibi konularda destek olduk. Tüm çalışanlarımızın evlerine maske ve dezenfektan gönderdik.  Evden çalışmaya devam ederken, ofise gelmek isteyen çalışanlarımız için ofisimizi açık tuttuk. Ofisimizin kapalı olduğu dönemde de hijyenini sağlayarak, ofise gelen arkadaşlarımız için herhangi bir bulaş riski oluşmasının önüne geçtik.

Evden çalıştığımız süre boyunca performans kaybı ya da işlerin yürütülmesinde herhangi bir zorlukla karşılaşmadık. Hatta bu süreçte yurtiçi ve yurtdışındaki büyüme stratejilerimiz doğrultusunda ekiplerimizi büyüttük. Pandemi dönemindeki üç aylık süre zarfında, yazılım, satış, ürün, mali ve idari işler ekiplerimize 20 yeni arkadaşımız katıldı. Kullanıcılarımıza kusursuz hizmet sağlamak amacıyla S.O.S A-Team adını verdiğimiz yeni bir proje başlattık. Bu kapsamda zorlu mülakat ve değerlendirme süreçleri ile satış sonrası hizmetler ekibimize 10 yeni arkadaşımızı dahil ettik. Bu arkadaşlarımızı yaklaşık iki ay süren çok kapsamlı bir eğitim programına alarak, ilgi ve tecrübelerine uygun, farklı destek birimlerine yerleştirdik.  

Temmuz ayının ikinci haftası itibariyle tüm önlemlerimizi de alarak kademeli olarak ofisimize dönmeye hazırlanıyoruz. Tüm ofislerimizi, mutfak, tuvalet ve ortak kullanım alanlarımızda dönüş hazırlıkları kapsamında dezenfekte ettirdik. Ofis masalarımızı sosyal mesafe kuralları kapsamında yeniden düzenledik. Mutfak gibi ortak kullanım alanlarını risk oluşturmaması için bir süreliğine kullanım dışı bıraktık. Ortak kullanılan tüm araç-gereçlerin her kullanım sonrası dezenfekte edilmesine yönelik çalışmalarımız olacak. Ofis alanlarımıza salgın ve sosyal mesafe gibi belli hatırlatıcılar, bilgilendirme kitapçıkları, kişiye özel dezenfektan ürünleri, maske ve ofise dönüş sürpriz hediyeleri hazırladık.

Sağlığın her şeyden daha kıymetli olduğunu anladığımız bu süreçte tüm çalışanlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir şekilde çalışabilmesini sağlamak adına süreçleri hassasiyetle takip ediyor ve yönetiyoruz.” Hande Erener Gürani; Apsiyon İnsan Kaynakları Müdürü

“AstraZeneca Türkiye olarak Great Place to Work Enstitüsü’nün Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde 250-500 çalışan kategorisinde üç yıl üst üste listeye girmeye hak kazanan şirketlerden biri olduk. Bu ödülü kazanmamızda, sürdürülebilir başarıyı hedefleyen, insana değer veren, yenilikçi, eşitlikçi ve güvenilir insan kaynakları kültürümüz çok etkili.

AstraZeneca olarak globalde Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye’de T.C. Sağlık Bakanlığımızın önerileri doğrultusunda pandeminin başladığı dönemde hızla önlemlerimizi almaya başladık. Öncelikli olarak uluslararası ve ulusal seyahat düzenlemeleriyle başladığımız süreç, halen evden çalışma şeklinde sürmekte. Tüm fonksiyonların katkısı ve yoğun iş birliği sayesinde AstraZeneca Türkiye olarak sürece çok hızlı adapte olduk. Tabii ki burada hem yıllardır “haftada bir kez ofis dışında çalışma” uygulamamız olmasının ve hepimizin bu çalışma biçimine alışkın olmasının hem de verimli ve yenilikçi dijital altyapımızın faydalarını gördük. Tüm çalışanlarımıza pandemi süresince ihtiyaçları olacak ekipmanları içeren hijyen kiti dağıttık. Tüm bunlara ek olarak motivasyon ve destek programlarına ağırlık verdik. Örneğin “Doğru Beslenme”, “Evde Spor”, “Enerjiyi Yükseltmenin Yolları”, “Yüz Yogası” gibi çevirimiçi oturumlar düzenledik ve düzenlemeye devam ediyoruz. Tüm çalışanlarımız için uzman psikologlar eşliğinde “Toplumsal Travma Süreciyle Başa Çıkmanın Yolları” konulu interaktif oturumlar serisi düzenledik. Kişisel gelişime yönelik öneriler içeren bültenlerimizi düzenli olarak çalışanlarımız ile paylaşmaya devam ediyoruz. Ayrıca şeffaflık ve açık iletişim ilkemizin bir parçası olarak AstraZeneca Türkiye Yönetim Kurulu Üyeleri’nin olduğu canlı yayın toplantılarımızı her hafta gerçekleştiriyor ve tüm çalışanlarımızın hem hastalık hem de çalışma süreçlerimizle ilgili sorularını yanıtlıyoruz. AstraZeneca Türkiye olarak ilerleyen dönemlerde sürecin gereklilikleri doğrultusunda gerekli önlemleri almaya devam edecek ve buna göre çalışma koşullarımızı düzenleyeceğiz.” Feyza Aysan; AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Pandemi ile ilgili olarak ilk günden itibaren tüm gelişmeleri ve başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere resmi mecralar tarafından yapılan uyarıları yakından takip ettik ve acil durum eylem planımızı hazırladık. Türkiye’deki ilk vaka haberi ile birlikte de, Holding ve Grup şirketlerimizin merkez ofislerini kademeli olarak evden çalışmaya geçirerek hızlıca aksiyon aldık. Çalışanlarımızın ve müşterilerimizin, toplumun sağlığını korumak amacıyla mağazalarımızı geçici süreyle kapattık.

Pandemi ve normalleşme sürecini tüm çalışanlarımız ile beraber atlatıyoruz. Pandemi döneminde evde olduğumuz süre boyunca çalışma arkadaşlarımıza verdiğimiz desteği sürdürmeye devam ettik. Haziran ayı itibarıyla hybrid çalışma modelini uygulamaya başladık. Ekiplerimizi ikiye bölerek hem ofislerdeki yoğunluğu hem de teması azaltmak üzere 1 Haziran’dan itibaren bir hafta birinci ekip diğer hafta ikinci ekip gelecek şekilde planlama yaptık. Ekipler birbiriyle temas etmeden ve aynı anda merkez ofislerde az sayıda insan çalışıyor. Böylece uzaktan ve esnek çalışma modelleriyle iş sürekliliğini devam ettiriyoruz. Kronik hastalığı olanlar ise halen evden çalışmaya devam ediyor.

Ayrıca bu pandemi sürecini verimli geçirmek adına öncesinde planladığımız eğitimlerimizi 2 ayda dijital platformlarda tamamladık. Tüm çalışanlarımız ile iletişim içinde kaldık ve beraber pandemi öncesi düzenimizi iyileştirmek adına diyaloğumuzu devam ettirdik. Bu durumda sahip olduğumuz kurumiçi iletişim ve girişimcilik kültürünün büyük etkisi oldu. Tüm eğitimlerimizi online platformlara taşıdık. Boyner Grup Akademi bu süreçte 245 dijital eğitim verdi. Online eğitimler ile binlerce kişiye dokunduk, evlerine konuk olduk. Webinarlar/canlı yayınlarla on binlerce kişiyi ağırladık. Türkiye’nin dört bir yanında bulunan mağazalarımızda görev yapan ekip arkadaşlarımız ile bu sürekli iletişim halindeydik.  Saha ve merkez ofis iletişimimizi bu şekilde daha entegre hale getirdik.

Normale dönüşle birlikte çalışanlarımızın kendilerine ‘güvenle, iç rahatlığıyla ofise gidebilirim’ diyecekleri seviyede önlemleri aldık. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uzmanları ve iş yeri hekimleriyle detaylı bir normalleşme planı hazırladık. Ofislere girişte ateş ölçümü yapılıyor. Özellikle dezenfeksiyon yapan ekiplerinin sayısı artırdık. Ortak kullanım alanları yarım saatte bir dezenfekte edilecek şekilde bir plan yaptık. Ortak kullanım alanları sosyal mesafe kuralına göre tekrar düzenledik. Yemekhanelerimizi de hijyen ve sosyal mesafe kurallarına göre yeniden düzenledik. 

“Temassız Mağazacılık’’ konseptimizle mağazalarımızda aldığımız yüksek seviyedeki hijyen önlemleri ile çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığını da korumayı amaçladık. Bu önlemler içinde kendini dezenfekte edebilen kabinlerden, denenen ürünler için dezenfeksiyon sağlayan sistemlere kadar bir çok teknolojik altyapıyı hayata geçirdik.” Emek Yurdanur; Boyner Grup İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı

“Pandemi süreci hepimiz için aslında yeni bir başlangıç. Tüm dünya olarak bugüne kadar bu düzeyde bir salgınla karşılaşılmadı. Bu da hem özel hem de iş hayatında bir çok alışkanlığın değişmesi ve yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Bu salgın, öncelikle bizlere çalışan sağlığının çok değerli olduğunu tekrar hatırlattı. Salgının yeni dalgalarında çalışan sağlığına yapılan yatırımların ne kadar kritik olduğunu ve yaratılan bu konfor alanının çalışanlar için ne kadar hayati olduğunu gördük.

Commencis olarak, okulların kapandığı tarih olan 13 Mart 2020’den itibaren biz de ofislerimizi kapatarak evden çalışma dönemini başlattık. Uzun zamandır farklı ülkelerde teknoloji geliştirmeye ve global projelerde uzaktan çalışmaya alışkın bir ekip olarak, evden çalışma sürecini başarılı bir şekilde yürüttük. Daha önce kullanmakta olduğumuz bir çok online uygulama ve aracı, bu dönemde de kullanmaya devam ettik. Uzaktan çalıştığımız karantina döneminde, çalışanlarımıza psikolojik olarak da destek olmak amacıyla alanında uzman isimler tarafından verilen online seminerler düzenledik.

Haziran ayından itibaren ofisten gönüllü çalışma uygulamasına geçtik ve dileyen arkadaşlarımız ofislerden de çalışabildi. Temmuz ayı itibarıyla da dönüşümlü ofisten çalışma uygulamasına başladık. Şu anda arkadaşlarımızın hem evden hem de belli bir kapasiteyi aşmamak koşuluyla ofisten çalıştıkları karma modeli uyguluyoruz.” Gonca Çetin; Commencis İnsan Kaynakları Direktörü

“Bir teknoloji şirketi olarak DNA’mızda dijital var. GittiGidiyor’da altyapısal sürekliliğimizi yıllar önce üst düzeye taşıyacak yatırımı gerçekleştirmiştik. Evden çalışma sistemine de alışkındık, dolayısıyla uzaktan çalışmaya uyumla ilgili bir sorun yaşamadık.

Salgının yayılması, hem GittiGidiyor çalışanlarının hem de toplum sağlığının korunması adına önlemlerin de hızlı alınmasını gerektirdi. Ülkemizde ilk vakanın görülmesinin ardından 1 gün içerisinde karar alarak evden çalışma uygulamasını başlattık ve 13 Mart’tan bu yana evden çalışmaya devam ediyoruz.

Evden çalışma sistemine geçilmesi ile birlikte içinde bulunduğumuz olağanüstü durumu yönetebilmek, hali hazırda var olan çalışma rutinlerini sürdürebilmek ve toplanabilmek için online görüşme uygulaması Zoom’u devreye aldık. Ayrıca uzaktan erişim için VPN ve günlük iletişim için de Slack uygulamaları sıkça kullanılmaya başlandı.

GittiGidiyor her zaman çalışanlarını dinleyen ve onlarla düzenli olarak şeffaf iletişim kuran bir kurum kültürüne sahip. Dolayısıyla şirketimizde tüm çalışanlar fikirlerini söylemekte her zaman özgür. Koronavirüs salgını sürecinde de aynı hassasiyetle çalışmaya devam ediyoruz. Öncelikle bu amaçla kurulan her departmandan temsilcilerin bulunduğu ve Çalışan Deneyimi departmanıyla fikir alışverişinin yapıldığı Çalışan Meclisi, aksamadan toplanmaya devam etti. Çalışan Meclisi Üyeleri ile aylık olarak gerçekleştirdiğimiz fiziki toplantılarımızı online olarak da sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra Koronavirüs için Çalışan Deneyimi, Kurumsal İletişim, İdari İşler, İş Güvenliği ve Çalışan Sağlığı temsilcilerimizden oluşan bir ekip kurduk ve karar alma süreçlerinde kol kola hareket ediyoruz. Bu masa etrafında her aksiyonu detaylıca değerlendiriyoruz. Ayrıca Çalışan Deneyimi ve Kurumsal İletişim departmanlarımızın iş birliğiyle şirket içinde konu ile ilgili düzenli olarak online buluşmalar gerçekleştiriyor, bilgilendirmelerde bulunuyor ve çalışanlarımızın görüşlerini paylaşmalarına olanak sağlıyoruz. İşyeri Doktorumuz ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanımız da merak edilen sorular için yine online olarak çalışanlarımızla düzenli olarak bir araya geliyor. Öyle ki, Genel Müdürümüz Öget Kantarcı, çalışanlarla gerçekleştirdiğimiz iletişimde önemli bir liderlik örneği sergiliyor ve kendisi sık sık çalışanlarla bir araya gelerek hem işle hem de sürece yaklaşımımızla ilgili bilgilendirmelerde bulunuyor, çalışanlardan gelen tüm soruları yanıtlıyor.

Evde geçirilen zamanın artmasıyla oluşan ihtiyaçları da karşılayabilmek için verdiğimiz destekleri sürdürmeye ve yeni doğan ihtiyaçları karşılamaya çalışılıyoruz. Özellike sürecin ilk başlarında maske temini konusunda yaşanan güçlükler sırasında her bir çalışanımıza maske ve dezenfektan gönderdik. Fiziksel aktivitelerine devam etmek isteyen çalışanlarımız için spor aletleri yardımında bulunduk. Ayrıca evden çalışma sürecinde rahat bir çalışma ortamı oluşturulabilmesi için çalışanlarımızın ofis ekipmanlarını ödünç almalarını sağladık. Şu anda da fiziksel sağlık kadar önem verdiğimiz ruh sağlığı için ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti sağladığımız “Çalışan Destek Programı”mız tüm hızıyla faaliyetlerine devam ediyor. Ücretsiz online mindfulness ve egzersiz dersleri ile de ekibimizin motivasyonunu en üst seviyede tutmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra evde meditasyon yapılmasına olanak tanıyan “Meditopia” isimli bir uygulamayı çalışanlarımızla paylaştık. Uygulamanın kaygı ve uyku bozukluklarıyla başa çıkma konusunda çok yararlı olduğu konusunda aldığımız geri dönüşler bizi ayrıca mutlu etti.” Murat Yüksel; GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü

“Çalışan deneyimini “İnsan Yönetim” stratejilerinin odağı haline getirmiş bir şirket olarak Pandemi dönemi “deneyim odağımızın” kapsamını genişletme gerekliliğini beraberinde getirmiştir. KoçSistem olarak sadece çalışanlarımızın değil aynı zamanda aynı hane içinde yaşadıkları ailelerinin de sağlıklarını güvence altına alma, takip etme ve duygu durumlarını anlamaya odaklandık. Çalışan deneyimi takımları ile çalışanlarımızın nabzını tuttuk ve aksiyonlarımızı hayata geçirdik.

Pandeminin baş göstermesi ile ilk etapta uzaktan çalışma uygulamasını kronik hastalığı olan, hamile ve çocuğu olan ile evinde kronik hastası olup riskli gruba giren çalışanlarımız için yaygınlaştırdık. Hemen sonrasında tüm çalışanlarımızı uzaktan çalışma modeline geçirdik.

Hizmet verdiğimiz müşterilerimizde hizmet devamlılığını sağlamak amacıyla pandemi döneminde saha çalışanlarımız dönüşümlü olarak çalışmaya devam etti. Çalışanlarımızın yüzde 90’ı pandemi döneminde uzaktan/evden çalışma modeline geçmişlerdir.

Temmuz ayı itibariyle yeni normalleşme süreciyle beraber her türlü tedbiri alarak ofis çalışma alanlarımızı çalışanlarımız için hazırladık. Çalışanlarımız isteğe bağlı olarak ofislerde çalışabilmektedir.

Şirkete gelen çalışanlarımızın oranı temmuz ayı itibariyle yüzde 10’dan yüzde 30’a çıkmıştır. Bu süreci kontrollü ve çalışanlarımızın kendilerini güvende hissedecekleri şekilde yönetiyoruz.” Tülay Tiryaki; KoçSistem İnsan Kaynakları Direktörü

“MediaMarkt Türkiye olarak hem çalışanlarımızın bedensel ve ruh sağlığının nabzını tutmak hem de iş sürekliliğini sağlayabilmek için iletişim akışının güçlü kalmasına önem verdik. Elbette ki teknoloji perakendecisi olmanın da avantajıyla teknolojik altyapılarımızı karantina öncesinde, yaklaşan sürece göre hızlı bir şekilde adapte ettik. Evlerden çalıştığımız dönemde her sabah 08:00 ve 15:00’te yönetim ekibi olarak rutin toplantılarımızı yaptık, 09:00 ve 16:00’da ise yöneticiler kendi ekipleriyle dijital toplantılar gerçekleştirdi, tabii ki bu süreç boyunca bütün toplantılar da dijital platformlar üzerinden gerçekleştirildi. Gururla söyleyebilirim ki pandemi dönemi bizim ekipler arası dayanışmayı, çalışma arkadaşlarımız arasındaki bağı ve adanmışlığı artırdığımız bir dönem oldu, bu böyle olmaya da devam ediyor. Şu anda tüm mağazalarımız açık ama Genel Müdürlük personelimiz ofise yarı yarıya dönüşümlü olarak geliyor. Toplantılarımızı ise yine dijital platformalar üzerinden gerçekleştirmeye devam ediyoruz.” Seçil Namruk; MediaMarkt Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Pandemi döneminde en önemli önceliğimiz çalışanlarımızın ve ailelerinin sağlık ve esenliğiydi. Bu kapsamda uzaktan çalışmaya ilk geçen firmalardan birisiyiz. Zaten uzaktan çalışma sistemine geçmeden öncesinde tam kapasite evden çalışmayı test etmiştik ve buna altyapı olarak hazırdık. Merkez ofis çalışanlarımız Mart ayının başından itibaren mekan bağımsız çalışmaya başladılar. Ofisimizde sadece tek bir katı bu süreç boyunca tüm gerekli güvenlik ve hijyen önlemlerini alarak ihtiyaçlar için açık tuttuk. Ancak temelde çalışanlarımız bu süreç boyunca uzaktan çalıştı ve yaz boyunca da bu şekilde ilerleyeceğiz. Okulların açılma döneminde ise pandemide gelinen nokta çerçevesinde durum değerlendirmesi yapacağız. 

Bu dönemde kriz yönetimi ekibimiz gelişmeleri yakından takip etti ve çok hızlı aksiyonlar alarak şeffaf iletişimle bu aksiyon ve kararları çalışanlarımızla paylaştı. Riskli grupta olan ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri bulunan çalışanlarımıza idari izin verdik. Haftalık olarak şirket içi paylaşım toplantıları gerçekleştirdik ve bu toplantılarda uzman konuklarımızı ağırladık. Bu kapsamda uzmanlarımız hijyen eğitimi, pandeminin psikolojik etkileri, ekonomik etkileri gibi çalışanlarımızı en çok tedirgin eden başlıklarda paylaşımlar yaptılar ve çalışlanlarımızın sorularını yanıtladılar. Liderlik ekibimizin katılımıyla interaktif bir panel düzenledik. Birçok online eğitici içerik sunarak bu dönemi fırsata çevirebilmeleri adına içerik sağladık. Aynı zamanda “Yeni bi Hobi” programıyla çalışanlarımız hobilerini birbirleriyle paylaşma fırsatı yakaladı. Bu dönemde ergonominin artan önemi kapsamında online eğitimle çalışanlarımızı destekledik ve talep edenlerin ofis ekipmanlarının evlerine götürülmesini sağladık. Yaz döneminde mekan bağımsız çalışma prensibiyle çalışanlara diledikleri yerden çalışma esnekliği sunduk; yazlıklarından, memleketlerinden ya da farklı ülkelerden… Haftalık düzenli ekip toplantıları ve Cuma günleri bir klasik haline gelen Happy Hour buluşmalarının bizi birbirimize daha da yakın hale getirdiğini söyleyebilirim.” Birsen Çevik Akgünlü; Mey|Diageo İnsan Kaynakları Direktörü

“Microsoft uzun yıllardır uzaktan çalışmayı mümkün kılan teknolojileri hayata geçiren bir şirket. Dolayısıyla bu yeni çalışma modeline hazırlıksız yakalandığımızı söyleyemeyiz. Evden çalışmaya geçtiğimiz karantina sürecinde, söz konusu teknolojileri günlük iş akışımıza biraz daha etkin şekilde entegre etmiş olduk. Böylece verimliliğimizde düşüş yaşamadık.

Yeni özellikler eklediğimiz Teams gibi ürünlerimiz üzerinden toplantılarımızı yapmaya devam ettik; iş akışımızda herhangi bir aksama olmadı. Görüntülü konuşmalar, ekip katılımlı video konferansları ve 10.000 kişinin bağlanabildiği canlı etkinlikler yapma imkânı sunan Teams, yapay zekâ desteğiyle iletişim kalitesini de arttırdı.  Gerçek zamanlı gürültü kesme özelliği ile rahatsız edici arka plan gürültüsünü en aza indirerek, söylenenlerin rahatça duyulabilmesini sağladık. Teams şimdi, videoda el kaldırma hareketlerini algılıyor ve söz isteyen çalışanlar kendilerini daha rahat ifade edebiliyor. Öte yandan Windows Sanal Masaüstü uygulamamızla çalışanlar iş yerlerindeki bilgisayarlara bağlanıp istedikleri cihazdan diledikleri an, diledikleri yerde çalışabiliyorlar.

Çalışanlarımızın motivasyonunu yüksek tutmak da bizler için en az operasyonların sürekliliğini sağlamak kadar önemli.  Bu doğrultuda çalışma arkadaşlarımızın gelecek kaygılarını azaltmak için günlük olarak düzenli ve istikrarlı güncellemeler sunuyoruz. Evden çalışanların işlerini kolaylaştıran ve üretkenliği artıran eğitimler, ipuçları ve kılavuzlar paylaşıyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye ofisi olarak, Salı günleri “sanal teras” adını verdiğimiz şirket toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılarda üretkenlik ve motivasyon odaklı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Cuma günleri ise “wellness hour/sağlık saati”nde yoga, nefes terapisi gibi birçok alanda uzman kişileri misafir olarak ağırlıyoruz.  Evden çalışmaya başlamamızdan bu yana ofislerimizde, günlük işlerimizde bize yardımcı olan cafe çalışanlarına, şoförlere ve saatlik çalışanlara olan ihtiyacımız da çok azaldı. Biz de bu olumsuzluğu gidermek için, tüm saatlik servis sağlayıcılarımıza ücretlerini düzenli olarak ödemeye devam etme kararı aldık.  Müşterilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığını ve güvenliğini korumak için dünya genelindeki 2.000 kadar fiziksel mağazamızı geçici olarak kapatmamız da bu dönemde aldığımız önemli kararlardan oldu. Bu mağazalarımızda satış ekiplerindekiler dâhil tüm çalışanlarımız evden hizmet vermeye başladı.” Esra Gaon; Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

“NN Hayat ve Emeklilik olarak, çalışanlarını en fazla önemseyen şirketlerden biriyiz. Bu yüzden de çalışan sağlığı ve güvenliğini önceliğimiz olarak görüyoruz. Salgına yönelik dünya çapında gerçekleştirilen önlemler çerçevesinde, biz de Mart ayının ikinci haftasından bu yana uzaktan çalışma sistemini uyguluyor ve çalışmalarımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Bu süreçte sadece belli departmanlarımız değil, Müşteri İletişim Merkezi’miz ve saha ekiplerimiz dahil tüm çalışanlarımız evden çalışma düzenine geçti. Saha ekiplerimiz, müşteri görüşmelerini telefon aracılığıyla kesintisiz bir şekilde devam ettiriyorlar. Çalışanlarımızın sağlık durumlarını düzenli olarak takip edebilmek ve bilgi edinebilmek adına da NN Sağlık Bildirimi Uygulamamızı hayata geçirdik. Tüm NN Hayat ve Emeklilik ailesinin bir arada olabilmesine yönelik iç iletişim çalışmalarını da bu dönemde daha fazla artırdık. İnternet üzerinden canlı toplantılar gerçekleştirerek hem iş sürekliliğini sağlarken, çalışanlarımız için de motivasyon etkinlikleri gerçekleştiriyor, çalışanlarımızı daha fazla dinliyor ve onlarla daha çok vakit geçiriyoruz. Çalışanlarımızla, sağlıklı ve güvenli çalışma konusunda düzenli olarak öneri ve ipuçları paylaşıyoruz. Yine sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğimiz keyifli ve bilgilendirici canlı yayınlar da bu dönemde oldukça ilgi gördü diyebilirim. Ayrıca, aramıza yeni katılan çalışanlarımızın bu süreçte şirketimize daha hızlı adapte olabilmesi adına oryantasyon programımızı online bir formata dönüştürdük ve birçok birimi tanımalarına fırsat verdik.” Didem Özsoy Dirican; NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Vekili

“P&G Türkiye olarak COVID-19 sürecinin başlangıcından itibaren en önemli önceliğimiz, P&G çalışanlarının sağlıklarının korunması. Bu hedefimiz doğrultusunda hareket ederek fabrikalarımızda ve ofisimizde belirli uygulamaları hayata geçirdik.

Fabrikamıza ulaşım sağlayan servis araçlarımızın düzenli dezenfekte edilmesi, araçlarda sosyal mesafe esaslarını dikkate alarak oturulması ve maske takılmasıyla başladık. Fabrikamıza girişlerde ateş ölçümü yapmaktayız, fabrikamızın her yerinde maske kullanımı pandeminin ilk günlerinden beri zorunlu. Pek çok alana dezenfektanlar yerleştirdik, temizlik planlarını sıklaştırdık. Yürüme yolları da dahil olmak üzere yemekhane, dinlenme alanları gibi ortak alanlarda segregasyon uygulaması yapıp, her vardiya ekibi için belirlenmiş ayrı yerler oluşturduk.

Toplantı odalarında ve yemekhanede masa-sandalye sayısını sosyal mesafe kuralını dikkate alarak, minimuma indirdik. Toplantılarımızın çok büyük bir kısmını tamamen dijital ortama taşıdık. Özellikle evden çalışmaya müsait rollerde olan çalışanlarımızın, haftanın çoğunda ya da tamamen evden çalışmalarını istedik. İşyeri hemşiremiz, çalışanlara virüse karşı korunmaları için eğitimler vermekte. Çeşitli görsellerle de sağlık ve güvenlik ile ilgili kuralları çalışanlarımıza hatırlatmaya devam ediyoruz.

Bu süreçte P&G Türkiye olarak gördük ki ürünlerimiz insanlar için temel ihtiyaç grubunun başında geliyor. Kişisel bakım, sağlık, hijyen, temel ihtiyaç ürünlerimize talep oldukça arttı ve biz de üretimin devamlılığı sayesinde bu talebi karşılayabildik. Tüm bunları sağlayabilmek için fabrikamızda aldığımız önlemlerimizi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

Bunların dışında ofisimizde de çeşitli uygulamaları hayata geçirdik. 16 Mart 2020 tarihinden itibaren yönetimimizde bulunan Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya P&G merkez ofislerinde bulunan çalışma arkadaşlarımızla birlikte tam zamanlı evden çalışma sistemine geçtik. Biraz önce bahsettiğim flex@work kültürümüz sayesinde evde çalışma sistemine oldukça aşinayız. Yani P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya ofisleri olarak bizim, farklı çalışma modelleri için altyapımız çok uzun zamandır hazır bulunuyor.” Berna Yener Aksu; P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya İnsan Kaynakları Direktörü

“Merkez, saha ve bölge müdürlüklerimiz dâhil 630 çalışanımız evden çalışmaya başladı. Hastaların erişmesi gereken ilaçlarımızın üretim ve tedariğin devamlılığı gibi kritik alanlarda çalışan 220 çalışanımız fabrika ve lojistik depomuzda çalışmaya devam ediyor. Evden çalışma süreci Covid gelişmelerine bağlı olarak planlanıyor. Yakın dönemde işini evden/uzaktan yapabilen çalışanlarımızın büyük bir çoğunluğu evden çalışmaya devam edecekler.

Merkez ofisimizde “Yeni Normal” düzende uyulması gereken kuralları içeren eğitim seti oluşturduk ve işe dönüş planımızı fazlara böldük. İlk fazda, işini evden/uzaktan yapabilenler, aynı düzende çalışmaya devam edecekler. Fabrika operasyonlarımızın devamlılığını sağlayacak üretim ve tedarik ekibimiz dışında, işi gereği ofiste bulunması mutlaka gereken çalışanlarımız rotasyonel olarak ofislere gelip çalışabilecekler.

Gerek İnsan Kaynakları gerek Kurumsal İletişim departmanlarımız gerekse pandemi döneminde kurulan Medikal Destek Takımı ve Esenlik ve Gelişim Takımı olarak çalışanlarımızın bu dönemdeki farklılaşan ihtiyaçlarını da cevap verebiliyoruz.

Örneğin biz artık günde 4 saatten daha fazla toplantı yapmıyor, her gün 2 saat kendimize dinlenme izni veriyoruz. Yaklaşık iki sene önce hayata geçirdiğimiz İyiSen welness programımıza ek olarak Global Pfizer tarafından lansmanı yapılan Çalışan Destek Programı (Healthy Pfizer Living) programlarımızla çalışanlarımıza ve ailelerine her anlamda destek olmaya çabalıyoruz. Pfizer Covid 19 Takımlarımız gönüllüleriyle çalışıyor, fikirler geliştiriyor, destek oluyor.

COVID desteği ile ilgili çalışan anketimizin sonuçları %90-95 oranında çok olumlu. COVID-19’dan önce Dijital Dönüşüm Yolculuğu’na başlamıştık, şimdi daha da hızlandık. Her iş birimimiz ve departmanımız etkin bir eğitim ve planlama sürecine devam etmekte.” Serra Uluışık; Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Teknosa’da Pandemi süreci ile birlikte ilk olarak takımlara ayrılarak dönüşümlü çalışma düzenine geçildi; kısa süreliğine her takım haftada 2 gün ofisten çalıştı. Vakalarda artış olunca çalışanların ve toplumun sağlığını korumak adına Türkiye çapındaki Teknosa mağazaları 22 Mart gecesi kapatıldı ve tüketicilerin artan teknoloji ihtiyaçları için Teknosa.com ve mobil platformlardan kesintisiz hizmet verilmeye devam edildi. 23 Mart itibariyle merkez ofiste de tamamen uzaktan çalışma modeline geçildi.

Şirkette uzaktan çalışma uygulaması olduğundan pek çok iş süreci dijitale aktarılmıştı. Ayrıca 68 ilde yaygın mağaza ağı olan bir yapı olarak online toplantı sistemleri, canlı yayınlar zaten kullanılıyordu. Teknosa’nın güçlü dijital altyapısı ve ekiplerin dijital yetkinlikleri sayesinde değişime çok hızlı adapte olundu.

Bu süreçte özellikle iletişim ve online gelişim çalışmalarına ağırlık verildi. Çalışanlarla yapılan birebir görüşmeler, kahve araları ve iletişim toplantıları daha sık periyodlarla online olarak devam etti. Bunun yanında dijital eğitimler, webinarlar ve bilgilendirme çalışmaları da sürdürüldü.

1 Haziran itibariyle de tüm önemler alındıktan sonra hem mağazalarımızı açtık hem de kademeli olarak tekrar ofiste çalışmaya başladık. Mevcut işleyişte ekipler dörde bölünen takımlar halinde dönüşümlü olarak ve maksimum yüzde 25 yoğunluk olacak şekilde ofiste çalışıyor.” Ersin Aydın; Teknosa İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı 

“Yıllardır kesintisiz devam eden dijital dönüşüm yatırımlarımızın Covid-19 pandemisi döneminde hem konfor hem de güvenlik anlamında ne kadar önemli kazanımlar olduğunu test etmiş olduk.

Covid-19 pandemi sürecinde öncelikli olarak çalışanlarımızın sağlığı ve operasyonel sürekliliğimiz ile müşterilerimizin sağlığı ve güvenliği üzerine odaklandık.

Sahip olduğumuz dijital yetkinlikler sayesinde aldığımız hızlı aksiyonlar ile çalışanlarımızın güvenli bir şekilde evden çalışabilmeleri, diğer yandan müşterilerimizin de tüm bankacılık ihtiyaçlarını ister evlerinden isterler ise zaman ve mekandan bağımsız olarak diledikleri yer ve zamanda hızlı, kolay ve kesintisiz bir şekilde karşılayabilmelerini sağladık.

Aldığımız tedbirler sayesinde  gerek çalışanlarımız gerekse müşterilerimizin maruz kaldığı riskleri azaltmak amacıyla, bir yandan dijital kanal kullanımını teşvik ederken diğer yandan da uzaktan çalışma yöntemlerini olağan iş yapı biçimlerimizin bir parçası haline getirdik. Bu dönemde şubelerimizde kısıtlı bir kapasite ile hizmet verdiğimizi de dikkate alırsak, Şube, Genel Müdürlük, Operasyon Merkezi ve Çağrı Merkezi olarak yaklaşık 12 bin çalışanımız evden sorunsuzca çalışır hale geldi. Bugün İş Bankası genelinde karşılaştığımız vaka sayısının azlığı, aldığımız tedbirler, aynı zamanda ülke genelinde uygulanan toplum sağlığını gözeten tedbirlere de doğrudan katkı sağladı.

İş süreçlerimiz açısından normalleşme  adımlarını aşamalı ve ihtiyatlı şekilde atıyoruz. Pandeminin yarattığı sağlık risklerinin tam olarak ortadan kalkmadığı bilinciyle, şubelerimizde ve Genel Müdürlük yerleşkelerimizde kademeli olarak ofislere geri dönüş; yani her birimde belirli bir oranda insan kaynağı ile dönüşümlü çalışmaya devam edilecek şekilde planlarımızı yapıyoruz. Özellikle şube ve  Genel Müdürlük binalarımızda gerek müşterilerimiz gerekse çalışanlarımızın sosyal mesafelerini koruyabileceği yoğunluk yönetimi vb. tedbirlerin yanı sıra, çok basit olmakla birlikte çok etkisi olduğuna inandığımız temel hijyen uygulamalarına devam ediyoruz.

Bu dönemde özellikle Operasyon Merkezi ve Genel Müdürlük gibi çok sayıda insanın birlikte çalışmak durumunda kaldığı ofislerimizde uzaktan çalışma yöntemleri gerek sağlık, gerek yedeklilik gerekse sürdürülebilirlik ilkeleri açısından uygulamaya devam edeceğimiz çalışma yöntemleri olmaya devam edecek.” Türkiye İş Bankası

“We benefited from our existing agile policy by tweaking it a bit to be more aligned with COVID-19 realities and its consequences. As an example, we gave the opportunity to our employees to work from home and take care of their children since the schools were closed. This meant having more flexibility regarding their working hours especially considering the new normal of having children at home.  

In order to give them more flexibility, we’ve encouraged all our people to have conversations with their line managers and agree on their new ways of working considering their personal situation. Employees feel psychologically safe to have very open conversations and find their optimal ways of working aligned to their specific personal situations.

To keep our employees engaged to our business agenda we also kicked-off weekly Business Connect Sessions led by our board members in order to have regular and transparent communication with our people and mainly focus a lot to answer their questions/concerns during this period. Our employee engagement plans were followed by lots of initiatives like virtual Yoga sessions, Cooking classes, Mindfulness sessions, Clinic calls with our company doctors, Working from Home training sessions, Kids entertainment sessions etc.

Effective from March, we activated some cash allowances to support our people financially during this period. We introduced a cash lunch allowance, solutions for access to the internet, Home Office set up digital vouchers, Unilever product hygiene packs and distribution of masks for our employees.

In addition to that, we activated some childcare initiatives for our people who have children considering the different age groups. We also recognized our heroes during the pandemic which was another special action for this period.” Melissa Gee Kee; Unilever HR VP, Turkey, Unica and Iran

“Pandemi döneminde birinci önceliğimiz, çalışma arkadaşlarımızın, ailelerinin ve sevdiklerinin sağlığını ve güvenliğini korumak oldu. Virüsün Çin’de tespit edildiği ilk günden itibaren çalışanlarımızı düzenli ve şeffaf bir biçimde bilgilendirdik, farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Virüsün ülkemizde de görülmesiyle birlikte önlemlerimizi artırdık ve evden çalışma, online toplantı, seyahat kısıtlaması gibi pek çok uygulamayı hayata geçirdik. Hazırlıklarımızı tamamlayarak mümkün olan tüm birimlerimizi evden çalışmaya yönlendirdik. Sadece birkaç haftada tüm müşteri hizmetleri ekibimizi, evden çalışma modeline geçirdik. Evden çalışmayı destekleyen teknolojilerimiz sayesinde faaliyetlerimize kesintisiz devam ediyoruz. Şirkete uzaktan bağlanıp işlerimizi sürdürüyoruz. İK ekibimiz düzenli aralıklarla tüm çalışanlarımızı arayarak geribildirim alıyor ve ihtiyaçlarını dinliyor. Mevcut mobil uygulamalarımız ve online platformlarımız sayesinde çalışanlarımızla sürekli olarak açık ve şeffaf diyalog halindeyiz. Türkiye’nin dört bir yanından çalışanlarımızla online olarak interaktif düzenli toplantılar yapıyoruz. 3 bine yakın çalışanımız canlı bağlanıp fikirlerini ve duygularını paylaşıyor. Hepimiz için mükemmel bir deneyim oluyor. Bu dönemde, uzaktan çalışmayı destekleyen araçlar sunmayı ve evden çalışırken sağlığımızı korumayı en önemli odak alanları olarak belirledik ve bu odağımızı sürdürüyoruz.” Bülent Bayram; Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

“COVID-19’un dünya çapında yaygınlaşmaya devam etmesiyle, Yemeksepeti olarak çalışanlarımızın, kullanıcılarımızın, iş ortağı restoranlarımızın ve tedarikçilerimizin sağlığını korumak adına tüm önlemleri her geçen gün güçlendirerek almaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda ülke olarak içinde bulunduğumuz süreçte, üzerimize düşen sorumluluğun farkındalığıyla uzaktan çalışma politikamızda da çeşitli aksiyonları hayata geçirdik;

  • İlk olarak 16 Mart itibariyle merkez ofis ve bölge ofislerimiz kademeli olarak evden çalışma sistemine geçirildi.  18 Mart itibariyle saha ekibimiz hariç tüm Yemeksepeti çalışanları evden çalışma sistemine geçmiş oldu.
  • Evden çalışma sistemini sürdürebilmek için gerekli tüm teknik ekipman, ilgili arkadaşlara teslim edildi. Evden çalışmaya adapte olmak için gerekli uygulamalar ve öneriler ekip arkadaşlarımızla paylaşıldı.

Şu an uzaktan çalışma sistemimiz devam ediyor. Ancak normalleşme sürecine başladığımız bu günlerde ofise dönüş sürecimizi de titizlikle organize ediyoruz. Ofise dönüş zamanını şu an net bir tarih olarak belirlemedik, gelişmelere göre değerlendireceğiz. Biz bu dönemde özellikle bilim kurulunun tavsiyeleri ve dünyadaki örnekleri inceleyerek ofislerdeki hazırlıklarımızı en ufak ayrıntısına kadar planlıyoruz. Ofise dönüş sürecimizi kademeli olarak yürüteceğiz. Öncelikle gönüllü olarak gelmek isteyenler ve kritik görevleri nedeniyle ofiste olması gerekenler ile başlayacağız, ardından gelişmeleri takip ederek ofiste çalışan sayısını yavaş yavaş arttırarak süreci yöneteceğiz. 1 Temmuz’dan itibaren ise ofise geri dönüşün ilk adımımızı attık. Ofiste çalışmak isteyen gönüllü çalışanlarımız bu taleplerini bize iletebiliyorlar ve ofisteki çalışan sayısı kapasitesinin %30’unu aşmayacak şekilde bu talepleri onaylıyoruz.” İlke Şentürk Öksüz; Yemeksepeti İnsan Kaynakları Müdürü

Tüm bu süreç tam anlamı ile sona erdikten sonra çalışanlarınıza uzaktan çalışma konusunda ne gibi haklar sunmayı planlıyorsunuz? Ayrıca bu hakları sunarken kimi yan faydalar da sağlayacak mısınız? Konforlu ofis koltuğu, ofis masası, kimi teknik ekipmanlar, kira ve gıda yardımı gibi.

“Hayatımız tümüyle normale dönene kadar yüzde 50 oranında dönüşümlü olarak evden çalışmaya devam edeceğiz. Çalışanlarımızla birebir görüşerek ihtiyaçlarını anlamak ve çözüm üretmek için görüşme programları yapacağız. Ofisimizde sosyal mesafeyi koruyabilmek, daha ferah çalışabilmek adına, mevcut ofislerimizin bulunduğu plazada yeni iki ofisi daha kiraladık. Ağırlıklı olarak Ar-Ge ofisi olarak kullanılacak olan yeni ofisimizde, çalışanlarımızın ihtiyaç duyabileceği tüm detayları göz önünde tuttuk. Yeni ofisimizde konforlu ofis koltuklarımız, standartlara göre geniş masalarımız olacak. Ofislerimize ev konforu getireceğiz. Çalışanlarımıza sağladığımız kahvaltı servisimizi, çok daha geniş bir alana taşıyarak, sosyal mesafeyi koruyacağız.” Hande Erener Gürani; Apsiyon İnsan Kaynakları Müdürü

“Bu dönemde uzaktan çalışma modeli ile hızlı aksiyonlar alarak tüm merkez ofis pozisyonlarımızda bu modele uyum sağlayabildiğimizi gördük. Grup olarak bu süreçten çok şey öğrendik. Uzaktan çalışma modelinin verimli bir yöntem olduğunu zaten düşünüyorduk ve çalışma arkadaşlarımızdan da bu yönde olumlu geri dönüşler aldık. Ancak pandemi dönemi hepimize, uzun vadede geleceği öngörerek planlamak yerine “şimdi”yi konuşmamız gerektiğini öğretti. Artıları ve eksileriyle, geliştirmemiz gereken yönleriyle bu deneyimimizi masaya yatırdığımız bir dönemdeyiz. Siyah ve beyaz olarak değil, hybrid çözümleri de değerlendireceğimiz bir süreç olacak. Halihazırda yoğun olarak kullandığımız teknoloji kullanımını artırmak ve dijital dönüşüme uygun olan fonksiyon ve rollerde daha esnek yapılanmaya geçmek, verimliliği artıracak her türlü desteği sağlamak konusunun tüm detaylarını da çalışıyoruz.” Emek Yurdanur; Boyner Grup İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı

“COVID-19 süreciyle birlikte dijitalleşmenin önemini bir kez daha anlama fırsatı bulduk. Müşterilerine dijital kanallardan erişim imkanı sunan ve operasyonlarında dijitalleşme sürecini tamamlayan ve teknolojiye yatırım yapmış firmalar bu dönemde çalışanlarını en iyi şekilde koordine ederek, müşteri memnuniyetini de sağlamayı başardı. Bu tür  firmaların, neredeyse hiç aksaklık yaşamadan uzaktan çalışmaya geçtiğini ve iş yapış şeklinin hızlıca bu yeniye adapte olduğunu görüyoruz.

Tabi, bu dönemde web konferans yapmaya ve uzaktan iletişim kurmaya imkan veren platformların önemi de ciddi şekilde arttı. Bahsettiğim üzere, biz bu platformları kullanmaya oldukça alışkın bir ekibiz ve önümüzdeki dönemde de, ekibimizin uzaktan en verimli şekilde çalışmalarına imkan veren bu teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceğiz. 

Ayrıca, yine karantina döneminde çalışanlarımızın evlerinde daha rahat çalışmalarına destek olmak ve kendi konfor alanlarını yaratmalarını sağlamak amacıyla çeşitli firmalarla anlaşmalar yaparak indirim imkanı sağladık. Dileyen çalışanlarımızın ofis ekipmanlarını evlerine gönderdik.  Kesintisiz erişim sağlamak üzere çalışanlarımızın mevcut iletişim paketlerini güncelledik.

Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda gerekli desteği sunmaya devam edeceğiz.” Gonca Çetin; Commencis İnsan Kaynakları Direktörü

“Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde üst sıralarda yer alan ve son 5 yılda 4 kere Diversity (Çeşitlilik) Özel Ödülü’nü almaya hak kazanan GittiGidiyor olarak kendimizi insana değer veren bir işyeri, herkesin çalışmak isteyeceği bir marka, huzurlu ve eşit koşullarda çalışılacak bir şirket olarak konumluyor; tüm adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz. Çalışan Deneyimi politikamızın temelinde de çalışanlarımıza sunulan hakların korunması ve geliştirilmesi var. Dolayısıyla çalışanlarımızın hakları açısından ofiste ya da uzaktan çalışma arasında bir fark yok.

Toplumsal gelişimi önemseyen ve bu konuda sorumluluk üstlenen güçlü bir marka olarak, iş ve kariyer yaşamının ebeveynlikten rol çalmasını engellemek adına 2019’un sonunda “GittiGidiyor Ebeveyn Manifestosu”nu hazırladık.

Evlat edinmeyi de kapsayan manifestomuzla, GittiGidiyor olarak tüm çalışanlarımızın 20 hafta annelik ile 12 hafta babalık ve evlat edinme izni veriyoruz. Ayrıca izin dönüşlerinde mevcut pozisyon, ücret ve diğer haklarının korunacağını, bahse konu olan iznin çalışanımızın kariyerine olumsuz etki etmeyeceğini taahhüt ediyoruz. GittiGidiyor olarak şu anda sayısı 250 olan çalışanlarımıza annelik/babalık izni öncesi ve sonrası dönemde yararlanabilecekleri birçok yan hak sunuyoruz. Buna göre, tüm çalışanlarımız kurumumuzun anlaşmalı psikolojik danışmanlık desteğinden ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Ebeveyn olan ya da olmaya hazırlanan çalışanlarımız ise eşleriyle birlikte ebeveyn eğitiminden stres yönetimine kadar uzanan çeşitlilikteki eğitim programlarımızdan ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Kadın çalışanlarımızın, annelik izni dönüşünde süt iznini bitirdikten sonraki 1 yıl boyunca iş ve ekip durumu uygun olduğu takdirde haftada 1 gün olacak şekilde evden çalışma imkânı oluyor. Daha önce benzer süreçlerden geçmiş çalışanlarımızdan oluşan gönüllü “Rehber Anne” ve “Rehber Baba”larımız var. Onlar sayesinde, böyle bir süreçle yeni tanışacak anne babalar ile ebeveyn adayı çalışanlarımız hem iş yerindeki uygulamalarımız hem de kişisel yaşamlarındaki değişimle ilgili yardım alabiliyor. Ayrıca çalışanlarımız annelik/babalık izin dönemindeyken talep etmeleri halinde ayda 1 kez olmak üzere ekiplerinden devam eden iş süreçleri hakkında bilgilendirme alabiliyor veya yöneticileriyle birebir toplantılar gerçekleştirebiliyor. Böylece iş ortamının tamamen dışında kalmış olma kaygısının önüne geçilmiş oluyor.

Tüm bu haklar evden çalışma dönemimizde de devam ediyor. Ayrıca ofis kapalı olsa da evde konforlu bir çalışma ortamı sağlamak adına çalışanların ofisten çalışma sandalyeleri ve diğer gereksinimlerini eve götürebilmeleri konusunda yardımcı olduk. Maske, kolonya, dezenfektan gibi ürünlerden oluşan hijyen seti hazırlayarak tüm çalışanlarımızın evine gönderimini sağladık.

Çalışan Deneyimi Departmanı olarak en büyük önceliğimiz çalışanlarımızın mutlu ve huzurlu olmalarını sağlamak. Kurum olarak yalnız çalışma ortamımızda değil, hayatın her alanında insana değer veren bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu doğrultuda değerlerimiz evden çalışırken de geçerliliğini koruyor. Çalışanlarımızın mutluluğunu sağlamak adına onların beklentilerini anlamaya ve karşılamaya devam ediyoruz.” Murat Yüksel; GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü

“Pandemi dönemindeki iş çıktılarına, çalışan iç görülerine ve algı anketleri sonuçlarına baktığımızda iş ve çalışma verimliliğinin oldukça artış gösterdiğini gördük ve tümüyle uzaktan çalışma yapılabileceğini deneyimlemiş olduk. Bu anlamda pandemi ile yaşadığımız deneyimin “geleceğin iş dinamiklerini, çalışma biçimlerini, çalışma ortamı” yaklaşımlarını değiştireceğini şimdiden görebiliyoruz.

İnsanın ve duyguların yoğun olduğu bu gibi konularda tümüyle sosyalleşmeden ve bireysel temastan kaçmak mümkün olmayacaktır. Ancak pandemi öncesi kadar yoğun temasta olunması zorunlu mudur sorusunun yanıtını da aslında bu dönemde almış olduk.  Bu durumda tabi ki hayatımızda yine ofisler, ortak çalışma alanları olacak ancak “olma nedenlerinin” farklılaşacağını düşünüyoruz. İşe yeni başlayanlar için oryantasyon, sosyalleşme, ekip ruhu yaratma-koruma, fiziksel olarak bir araya gelme ihtiyacı olan kollektif işler, vb. konular için yeni dönemde ofis ortamlarının kullanım nedenleri olacaktır.

Uzaktan çalışma modelini 5 sene önce hayata geçiren ve destekleyen bir kurum olarak, bu dönemden sonra da uzaktan çalışma modelini çalışma hayatına daha fazla katmaya yönelik çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda uzaktan çalışma iç görülerini analiz ederek çalışma modeline ve uzaktan çalışma süresine bağlı olarak toplam ödüllendirme yaklaşımımız üzerinde de çalışıyoruz.” Tülay Tiryaki; KoçSistem İnsan Kaynakları Direktörü

“Bu süreç, tüm dünyada iş dünyasının dinamiklerini değiştirdi. Bu nedenle yeni dönemde hangi uygulamaları kalıcı olarak hayata geçireceğimizi değerlendiriyoruz.

Teknolojik donanımlar sağlamak MediaMarkt olarak zaten bizim temel faydalarımızdan fakat biz, bunların dışında çalışan deneyimini zenginleştirmek için onlara tanıyabileceğimiz yan haklar ile ilgili yapılan araştırmaları ve İK gündemini yakından takip ediyoruz.” Seçil Namruk; MediaMarkt Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Kısa bir süre önce merkez ofis fonksiyonlarında görev yapan çalışanlarımızın katılımıyla onların sesini duymak adına bir anket gerçekleştirdik. Bu ankette kendilerine gelecek dönemde mekan bağımsız çalışmayla ilgili tercihlerini sorduk. Çalışanların büyük çoğunluğu hibrid bir çalışma modelini tercih ettiğini paylaştı. Haftada 2 ya da 3 gün ofisten, devamında evden çalışmak gibi… Bu kapsamda, organizasyon yapımızı ve iş modellerimizi esnek ve çevik bir yapı üzerinde şekillendirmek adına çalışmalarımız devam ediyor. Bu model kapsamında çalışanlarımıza Asya, Avrupa ya da uzaktan çalışma gibi tercihlerine yönelik kendilerinin şekillendirebileceği farklı çalışma alternatifleri de sunacağız. Mimarlarla çalışıyoruz, genel merkezden destek alıyoruz, global trendleri takip ediyoruz. Teknoloji ve hijyen yatırımları planlıyoruz.

Ayrıca iş yapış şekillerimizi uyarlayabilmek için kapsamlı bir değişim yönetimi yaklaşımımız var. Çalışanlarımızın öz motivasyon, öz disiplin; yöneticilerimizin ise amaç odaklı, uzaktan ve empatik liderlik kaslarının kuvvetlendirilmesi adına yetkinlik gelişim programlarını da yeni dönemde hayata geçireceğiz.” Birsen Çevik Akgünlü; Mey|Diageo İnsan Kaynakları Direktörü

“Yapılan araştırmalar, yeni normal dediğimiz dönemde çalışma düzeninin eskisi gibi devam etmeyeceğini gösteriyor. Biz de Microsoft olarak, normalleşme sürecinde hem fiziksel hem de online modeli içinde barındıran hibrit bir çalışma düzenine geçeceğimizi öngörüyoruz.

Bu yeni dönemde operasyonların sorunsuz devam edebilmesi için çalışanların fiziki ve psikolojik ihtiyaçlarını dikkate almanın büyük önem taşıdığına inanıyoruz.  Bu doğrultuda İK ekibimiz öncelikle çalışanların ve departmanların birbirleriyle koordinasyonunun sağlanması için hassasiyetle çalışıyor. Evden çalışmak üzerine eğitim programları oluşturmak, değişen roller için çalışanlara yeni görevler tanımlamak da İK’nın yeni görevleri arasında yer alıyor.” Esra Gaon; Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

“Hem dünyada hem de Türkiye’de ‘normalleşme’ sürecine girmiş olsak da, alıştığımız düzenin tamamen yerle bir olduğu bir yaşam biçimine adım atmış durumdayız. Geçmişte neyi nasıl yapıyorsak bunun tamamen değiştiği bir süreçteyiz. Biz de ‘yeni normal’ dediğimiz bu düzeni daha çok izlemeyi ve analiz etmeyi tercih ediyoruz. Bu yeni dönemdeki ihtiyaçlar ve beklentiler doğrultusunda elbette çalışan memnuniyeti odağında birçok düzenlemeler gündeme gelecektir. Şu anda dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımlarımız çerçevesinde çalışanlarımıza teknik ekipman desteği verdiğimizi ve bu destekleri daha da artıracağımızı söyleyebilirim.” Didem Özsoy Dirican; NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Vekili

“P&G Türkiye olarak COVID-19 sürecinin başlangıcından beri duyurduğumuz ve hala birincil olan önceliğimiz, P&G çalışanlarının sağlıklarının korunması idi. Bu doğrultuda 8 Temmuz itibarıyla yeniden açılan ofisimize dönüşü de kademeli olarak planladık. Bu plan kapsamında tüm çalışanlarımız aynı anda ofise dönmüyorlar; çalışanlarımızın ihtiyaçları olması durumunda ofisimizin erişilebilir olması için devletin gerekli kıldığı ve aynı zamanda P&G’nin dünya çapında ofislerinde hayata geçirdiği tüm tedbirleri aldık ve uyguluyoruz.

Tüm çalışanlarımızın maske kullanmasının zorunlu olduğu, toplantı salonlarımızda, çalışma masalarımızda veya kafeteryada aralıklı oturma düzenlerini oluşturduğumuz, sosyal mesafe kurallarına uygun olarak ortak kullanım alanlarını sınırlandırdığımız ve elbette sürekli olarak dezenfekte edilecek şekilde temizlik planını güncellediğimiz bir sistemle ofisimiz, ofise gelmek isteyen çalışanlarımız için tekrar faaliyete girdi.  Bununla birlikte çalışanlarımızın hassasiyetlerini göz önünde bulunduruyoruz ve çalışanlarımıza iş yapışlarında esneklik sağlamaya devam ediyoruz.

Aldığımız ve alacağımız tüm önlemlerle; çalışanlarımızın sağlık ve güvenliğini sağlamaya, tüketicilerimizin temel ihtiyaçlarına yönelik üretimimizi sürdürmeye ve insanların yaşamlarını iyileştirmeye devam edeceğiz.” Berna Yener Aksu; P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya İnsan Kaynakları Direktörü

“Çalışanlarımıza keyifli ve esnek bir çalışma ortamını yaratacak uygulamaları hayata geçirmek, bu doğrultuda kişiye özel esnek yan haklar sunmak Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları olarak her zaman önceliklerimiz. Bu uygulamalarımız her koşulda kesintisiz devam edecek. Amacımız bu dönemde çalışanlarımızın ofis ortamında evlerinden çalışabilmeleriydi. Bu amaçla halihazırda ofis ortamında çalışan merkez çalışanlarımız için ofisteki ekipmanlarını (monitor, sandalye, deck vb.) evlerine alabilme imkanı sağladık, ayrıca hem satış teşkilatı hem de eksiği olan merkez ekiplerine telekonferansları daha konforlu yapabilmeleri için teknik ekipman gönderdik. Bu dönemde normalde merkez ekip için yemekhanede verdiğimiz kahvaltı ve yemek hizmetini, yemek kartına çevirdik. Bu süreç tamamen sona erdikten sonra da bu gibi ve daha farklı uygulamaları değerlendireceğiz.” Serra Uluışık; Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü

“Ofis ortamımızda korunma tedbirleri gereği bazı değişikler yaptık. Yeni dönemde çalışanlarımızın fikirleri ve değerlendirmelerini de dikkate alarak çalışma modellerini ve ofis ortamında yenilikleri değerlendireceğiz.” Ersin Aydın; Teknosa İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

“Bu dönem, aslında tam olarak verimli olup olmayacağından daha önce emin olmadığımız, olağan koşullarda denemeye tereddüt edeceğimiz uzaktan çalışma yöntemlerini sonuna kadar sınadığımız bir dönem oldu. Açıkçası birlikte çalışmanın sadece aynı ortamda değil,  sanal ortamlarda da mümkün olduğunu gördük. Bundan sonraki süreçte İş Bankası olarak, mobil olan doğrudan satış ekiplerimizin yanı sıra ofis alanında çalışması gereken Genel Müdürlük ekipleri ile birlikte uzaktan çalışacak Müşteri Temsilcileri,  Çağrı Merkezi ve Operasyon Merkezi gibi alanların hep birlikte oluşturacağı, hibrid bir çalışma modelinin uygulanmasını İş Sağlığı ve Güvenliği boyutları dahil çalışma hayatı ile ilgili tüm boyutları içerecek unsurları gözeterek değerlendiriyoruz.” Türkiye İş Bankası

“While at Unilever we have always encouraged our people to work agile, we are currently further reviewing our Agile Policy to ensure we are coming up with a more long-term plan for our people. We had a very different experience during the pandemic and we would like to use these learnings in order to provide more flexibility to our people in the future by introducing more pioneering practices in the market.

Overall our Employees are far more open to agile working; and that doesn’t mean just working from home but from anywhere really (Unilever employees for instance are happy to work 2.6 days per week from home on average). This saves the trouble of commuting, upholds social distancing, reduces distractions increasing focus time and generally drives work life balance.

For this trend to succeed it is not only important to have great IT infrastructure, but also trusting and empowering line managers and collaborating employees.

We must ensure any new policy is fully inclusive -i.e. also considering workers who are balancing their family roles with work. (Includes childcare but also implicit home duties such as cleaning). This means not everyone achieves good focus time at home nor is everyone’s home a safe environment. So providing optionality is key. Upskilling line leadership for remote management and implementing new ways of measuring output and goals which is not presence/activity based which we have already start will also be essential to continue. Reward may need to shift from travel allowances into other areas. We will also be mindful of potential negative impacts of remote working and look for new and innovative ways to ensure safety from domestic abuse, focus on managing loneliness and actively manage against cultural erosion.

Overall main focus in the new normal will be on the Future of Work (changes in ways of working, changes at the workplace (offices) and changes in workforce) and how as Unilever we can be even more proactive and create more innovative ways of working in the future.” Melissa Gee Kee; Unilever HR VP, Turkey, Unica and Iran

“Salgın süreci bittikten sonraki hayatımız, öncekinden farklı olacak. Biz de bu “yeni normale” nasıl hazırlanabiliriz diye düşünüyoruz. Yeni normallerimizden biri, sosyalleşmenin, ofiste çalışmanın ve evde çalışmanın çok daha iyi harmanlanıp dengelenebileceği bir çalışma şekli olacak. Salgın sonrası süreçte hibrid çalışma sisteminin yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Ekibin bir kısmının evden çalıştığı, bir kısmının ise sahada hareket halinde olduğu, bununla birlikte iki tarafın da entegre çalıştığı ve birbirini beslediği bir düzen oluşacak. Bu unsurları en iyi şekilde, çalışanlarımızın duygularını ve verimliliklerini maksimum düzeyde tutacak şekilde bir araya getirebilmek için çalışıyoruz. Kovid-19 bize dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğunu öğretti. Aynı zamanda iş modelleri konusunda inanılmaz fırsatlar olduğunu gösterdi. Daha çok dahil eden, daha kapsayıcı, daha esnek, dijitalleşme konusunda hızlı yol almamızı ve kişiye özel şekillenen bir istihdam politikasıyla daha güçlü olmamızı sağlayacak fırsatlar var. Yeni normal, özellikle hibrid çalışmaya geçildiğinde, yeni ev ve iş düzeninin dengelenmesi konusunda çalışanlara fiziksel, ergonomik ve psikolojik destek konusunu daha da önemli hale getirecek. Yeni dönem liderlik tarzının bu unsurları kapsaması gerekecek. Şirketlerin de bu konuda tüm destek ve altyapıyı kurmaları önemli. Amaç odaklı bir şirket olarak bu fırsatları değerlendirip en iyi dengeyi bulmayı hedefliyoruz.” Bülent Bayram; Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı

“Pandemi süreci sona erdikten sonra uzaktan çalışma hakları konusunda çalışmalarımız olacak. Benzer süreçlerden geçme olasılığımızı düşünerek çalışanlarımızın uzaktan çalışması durumunda çeşitli haklar sağlayacağız. Şu anki süreçte de uzaktan çalışan ekip arkadaşlarımıza gerekli olan tüm ekipmanlar sağlandı. Sürecin tekrarı gibi bir durumda da gerekli ekipmanlar konusunda tüm çalışanlarımıza destek olacağız.” İlke Şentürk Öksüz; Yemeksepeti İnsan Kaynakları Müdürü

Photo by Jan Baborák on Unsplash

Etiketler