Finlandiya Yeni Bir Refah Şekli Deniyor

Finlandiya’nn batısında Jurva yakınlarında bir kasabada yaşayan işsiz genç baba Juha Jarvinen, gelir elde etme fikirleri ile dolup taşıyor. Kendisi geçenlerde iki komşusunun çatısını boyamayı kabul etti. Dekoratif pencere çerçevesi yapmak üzerine olan eski işi birkaç sene önce battı. Borçlarını ödeyen Jarvinen, müşterileri için video üretmek üzerine yeni bir iş kurdu.

Jarvinen, 6 yıl boyunca yeni bir iş başlatmayı umduğunu ama bunun imkansız olduğunu söyledi. Aile eşinin hemşire aylığından ve işsizlik maaşı üzerinden geçiniyordu. Yerel işletmelerden çoğu ormancılık, mobilya ve metal işçiliği olmak üzere birkaç iş teklifi de aldı. Ancak kalıcı ve yüksek maaşlı olmadığı sürece hiçbir şey ona mantıklı gelmiyordu.

Jarvinen’in şansı, Ocak ayında Finlandiya’nın işsizleri (işgücünün yüzde 10’u) arasından rastgele seçilmesi ve 2 yıllık bir araştırmaya dahil edilmesiyle döndü. Araştırma işsizlik ödenekleri yerine temel gelir (basic income) elde etmenin işgücü pazarındaki güdüleri nasıl etkilediğini ölçmeye yönelikti. Jarvinen şimdilerde koşulsuz şartsız ayda 624 dolar kazanıyor ve gelirinden hiçbir şey kaybetmeden onu artırabiliyor.

Eğer Jarvinen ilerleme gösteriyorsa bunun üzerinden tümevarım yapıp sonuç elde etmek için çok erken. Finlandiya yerel refah kurumu olan ve programı yürüten Kela, sonuçları etkilemediği sürece 2019 yılına kadar katılımcılar ile doğrudan iletişime geçmemeyi planlıyor. Bunun yerine kurum uzaktan takip sağlayarak aile gelirleri, vergiler ve çok daha fazlası için yerel kayıtları kullanıyor.

Ortaya bazı dersler de çıkmıyor değil. Araştırmanın tasarlanmasına yardımcı olan ve Kela’da projeyi yürüten Olli Kangas, sürecin tahminlere göre çok daha zor bir şekilde uygulandığını söylüyor. Kangas bir dediği bir dediğini tutmayan ancak bir yandan da araştırmanın 2019’daki seçimlere kadar bitmesi gerektiğini söyleyen politikacıları kınıyor. Onları “oyuncak arabalarla oynayan ve sıkılıp başka oyuncağa geçen küçük oğlan çocuklarına” benzetiyor. Finlandiya siyaseti oldukça hassas: Merkez partisi, Yeşiller ve sol parti araştırmayı destekliyor. Gelenekselcilerin liberal kanadı da çalışmayı destekleyenlerden. Çalışma hakkında şüphe duyanların arasında ise geleneksel tutucular, pek çok sosyal demoktrat ve büyük sendikalar var.

Çoğu üyesi erkek olan ve ağır endüstrilerde kalıcı işleri olan bu tip birlikler işsizlik fonlarını yönetiyor ve tabii ki kontrolün ellerinden alınmasını istemiyorlar, bu yüzden de Kangas’a göre temel gelir fikrinden hoşlanmıyorlar. Öte yandan bu fikir çoğunlukla kadın çalışana sahip olan temizlikçi ve perakende çalışanları gibi yarı zamanlı çalışan elemanlarla fazlasıyla örtüşüyor.

Araştırmanın tasarımı da engellerle karşılaştı. Kurum herkesi eşit olarak atıyor, bu yüzden de yardım alanlardan bazıları için özel taleplerde bulunmak için izin almak zor olmuş. Bu sınırlama ile birlikte 20 milyon €’luk bütçe projenin örneklemini 2.000 kişi ile kısıtlamış oldu. Mr. Kangas bu sayının istatistiksel olarak doğru veriler doğuracağından şüpheli. Bununla birlikte araştırmada sorulabilecek sorular da ister istemez kısıtlanıyor.

Kendisi benzer çalışmaları düşük maaşlı işler üzerinde de denemek istiyor, böylece bu yardımı alan çalışanların daha az çalışmayı tercih edip etmediğini öğrenmek istiyor.

Hata ve kusurları her ne olursa olsun bu pilot program Finlandiya’nın sosyal deneylere olan hevesinin güzel bir örneği. Katılımcılar 10 yıl boyunca takip edilecek ve bunun sonucunda çalışmanın uzun vadeli sonuçları belirlenecek. Programa olan uluslararası ilgi de giderek büyüyor. Bu ay Güney Kore ve İsveç’ten televizyon kanalları Mr. Kangas’ı görmeye geldi. Ona göre başlamak bile başarıdan sayılıyor. “Bu bir deneme yanılma yöntemi. Şimdi ise kapımız daha iyi deneyler yapmak için açık.”

Etiketler