Yeni Bir İş Kurarken Aklınızı Yitirmemenin 4 Yolu

Yeni bir iş kurmayı planlıyorsanız, iş-hayat dengesini unutsanız iyi olur. İşinizin, önünüzdeki birkaç yılı domine edeceği kesin. En kurumsal şirketlerin bile yoğun, hareketli ve fazlasıyla zaman emici dönemleri olabiliyor. Tabii ki bu, özel hayatınızın olmayacağı ve sağlığınızı koruyamayacağınız anlamına gelmiyor. “İş-hayat dengesi” ifadesi, aslında biraz yanlış anlaşılabiliyor. Eğer bunu bir tartı olarak düşünürseniz, bu ikisi aslında birkaç saniyeliğine dengede kalıyor. Herhangi bir obje ekleyip çıkardıkça, tartı da bir uçtan diğer uca oynuyor. Aynısı hayat için de geçerli. Hiçbir zaman mükemmel şekilde dengelenmiş bir kariyeriniz ile özel hayatınız olmayacak. Zamanınız sürekli ikisi arasında akıp gidecek, tıpkı tartıda olduğu gibi bir uçtan diğer uca savrulacak. Girişimciler ve işletme liderleri için en kilit nokta ise, iş ve kişisel hayatlarını birbirine entegre ederek her iki tarafta da başarıya ulaşabilmenin yolunu bulmak. Başarılı bir işletme kurarak bir yandan da sağlıklı bir kişisel hayat sürdürebilmek için gereken dört ipucunu sizlerle paylaşalım.

  1. Bir destek sistemi oluşturun.

Yeni bir işletme kurmak, bazı durumlarda yalnızlığın hakim olduğu bir süreç haline gelebilir. Bu noktada yakın arkadaş çevresinden ve aileden oluşan sıkı bir destek sistemine sahip olmak çok önemlidir. Pek çok araştırma gösteriyor ki partnerinizin desteğine sahip olduğunuz zaman daha yüksek iş tatminine, daha yüksek bir maaşa ve daha fazla terfiye ulaşabiliyorsunuz. Bu kişi, işinize daha iyi odaklanmanıza yardımcı oluyor, çünkü ev hayatını halihazırda o idare edebiliyor. Bir destek sistemine sahip olmak, tabii ki dünyadaki her birey için önemli, ancak açıkçası girişimciler için hayati önem taşıyor.

  1. İş bağlılıklarınız konusunda gerçekçi olun.

İşinizi ilk kurduğunuzda ve işinizde meydana gelen büyük değişiklikler döneminde, kariyeriniz hayatınızı adeta esir alacak; buna hazır olun. Los Angeles temelli girişim COPE Health Solutions’un CEO’su Allen Miller, girişimcilik hayatı boyunca aldığı en önemli dersi, karısının ona eve geliş saatiyle ilgili yalan söylememesi gerektiğini söylediğinde aldığını belirtiyor. “Birazdan evde olurum.” deyip dört saat sonra eve gelmek yerine Miller diğer girişimcilere ve işletme liderlerine dürüst olmalarını öneriyor. “Karımın bu sözü, bana çok güzel bir ders oldu. Bunun sayesinde sağlıklı, açık ve dürüst bir ilişki kurarak partnerime ve aileme iş hayatımda nelere ihtiyacım olduğu konusunda her zaman açık oldum. Böylelikle onların desteğini arkama aldım.”

  1. Aileniz ile geçireceğiniz vakti önceden planlayın.

Bir yandan aile ve arkadaşlarınız için vakit yaratmak, bir yandan da işteki sorumluluklarınızı yerine getirmek, oldukça dikkatli planlama gerektiriyor. Aksi halde bir iş toplantısını önemli bir aile etkinliği ile aynı ana ayarlayabilirsiniz, ya da tam tersi. İşinizi aile etkinlikleri etrafında planlamak, sevdiklerinize onlara ne kadar değer verdiğinizi göstermekle kalmaz, ne olursa olsun yanlarında olacağınızı gösterir.

Her hafta New York ve Los Angeles arasında seyahat eden Miller, yollarda olduğunuz zaman bile ailenize vakit ayırmanız gerektiğinin önemini vurguluyor. “Genelde Pazartesi gecesinden Perşembe akşamına kadar seyahat ediyorum. Bu vakit aralığında müşterilerim bana her daim ulaşabiliyor. Aradaki zaman farkından dolayı ise çoğu zaman çocuklarıma yatmadan önce kitap okuyabiliyorum. En sevdikleri kitabı yanımda götürüp, FaceTime üzerinden onlara kitap okuyorum.”

Uzun bir süre evden uzak kaldığınızda ise tüm aileyi bir araya getirmek için vakit ayırmak oldukça önemli. “Ailem çoğu zaman sömestr tatillerinde ve diğer ulusal tatillerde çalıştığım yerlere gelerek benimle vakit geçiriyorlar. Örneğin bu yaz, bir ay boyunca benimle birlikte New York’ta kalacaklar. Çocuklar, jimnastik yapacakları mekanı çoktan belirlemiş bile. Tabii ki bunların hepsi, eşimin inanılmaz desteği ve sabrı sayesinde olabiliyor.”

  1. İş-hayat entegrasyonu olan bir işletme kurun.

Ofis dışındaki hayata da önem veren bir işletme yapısı ve çalışma ortamı kurmanız da, en az diğer maddeler kadar önemli. Miller, bunu şöyle özetliyor: “Ailem de işimin büyük bir parçası. Çocuklarım, mükemmel asistanımın düğününe bile katılacaklar. Firmamız, takım üyelerimizin kişisel hayatlarına fazlasıyla önem veriyor.” Hemen bir örnekle pekiştirelim: COPE, herkesin birinci dereceden akrabasının, her yıl düzenlenen şirket partilerine gelebilmesi için uçak bileti tahsis ediyor. Aynı zamanda aile üyeleri istedikleri zaman ofise gelebiliyor ve şirketin düzenlediği her etkinliğe rahatlıkla katılabiliyor.

Kabul edelim ki iş hayatınız ve kişisel yaşantınız, hiçbir zaman tamamen dengede olamayacak. İster yeni bir işletme kurun, ister işte yoğun bir zamandan geçiyor olun; başarınız, tamamen iş ve kişisel hayatınızı nasıl harmanladığınıza bağlı.

Etiketler