Hyatt, Airbnb Dönemine Özel Yeni Bir Marka Yaratıyor

Fastcodesign.com tasarımcısı ve yazarı Mark Wilson, son Airbnb tecrübesini şu şekilde kaleme alıyor: “Geçtiğimiz Ocak ayında West Village’da çok güzel bir Airbnb evinde kaldım. Ev, bir tasarım dergisine bile konu olmuştu. Ancak havasından geçilmeyen holü ve Phillips Hue marka ışıklandırması, üzerimde üç kat kıyafet olmasına rağmen yatağımda donarak yatarken pek de yardımcı olmadı. Sonradan öğrendim ki, bu nefes kesen iç mimariyi yaratmak için evin sahibi, dairenin tek kaloriferini sökmüştü.”

Airbnb bize macera satıyor, ancak devamlılık konusunda pek bir vaat yok. Bu da Hyatt gibi güvenilir konaklama markalarına Airbnb’nin alanına dahil olma fırsatı veriyor. Daha açıklayıcı olursak, Hyatt otel yöneticileri, buna Unbound Collection ismini vermiş.

Unbound Collection, Hyatt’ın deyimiyle “konaklama”ların bir listesi. Bu liste, Hyatt ile ortaklaşa çalışan butik otelleri içeriyor. Bu kısa listeye Austin’de ‘perili’ olduğu iddia edilen Driskill alanı ve Elvis Presley sayesinde ünlenen, Hawai’deki Coco Palms oteli de dahil. Bu oteller kendi kendilerini tanıtacak ve yönetecek, ancak pazarlamalarında “Hyatt tarafından” ibaresi kullanılacak. Oteller, gelirlerinin belli bir yüzdesini Hyatt’a verecek, Hyatt ise onlara sağlam bir müşteri temeli ve yalnızca Hyatt’ın sahip olabileceği bir satın alım gücü sağlayacak.

Hyatt’ın CMO’su Maryam Banikarim, “Gördüğünüz gibi, aslında seyahat kavramının temelleri değişiyor. İnsanlar artık yeni yerler keşfetme ve yeni tecrübeler edinme peşinde.” diyor. “Diğer taraftan da alışkanlıklarına fazlasıyla bağlılar – insan, doğası gereği tanıdık olanı ister.”

Marka danışmanlık şirketi Wolff Olins ile birlikte geliştirilen Unbound Collection projesinin kimliği, otelcilik sektöründeki “soft brand” kavramına uyuyor. Tüm dikkati üzerine çekmek yerine, logo, ince çizgilerden oluşan bir monogram halinde çizilmiş. Böylece konaklamayı tasdikleyen bir pasaport mührünü andırıyor. Bu konsept aynı zamanda markayı destekleyen hizmetlerde de rol oynuyor. İçecekler, plajlar, mimari ve spor türleri gibi farklı alanlara atanmış simgeler, bir oteli diğer otellerden ayıran özellikleri ön plana çıkartıyor. Tüm bu işaretler, koleksiyon dahilindeki herhangi bir üye otelin estetik tasarımını destekleyecek şekilde farklı renk seçenekleri ile tasarlanmış.

Wolff Olins’in tasarım direktörü Lisa Smith, “Her otelin kendine özel, eşsiz bir hikayesi olduğuna dair bir konsept yaratmış olduk. Mesela Driskill’de bir hayaletin yaşaması ya da Uruguay’da bir mülkün temasının baştan sonra üzüm bağı olması gibi.” diyor. “Bu koleksiyonun bir parçası olan otellerin sıradışı olması, esas vizyon ve amacımız haline geldi.”

Şimdilik Hyatt’ın sunduğu “konaklamalar”, butik otel şeklinde olacak. Stratejik olarak baktığınız zaman Hyatt, başlangıç için oldukça mantıklı bir nokta seçmiş. Şirketin geliri artarken, karı düşüyor. Öte yandan butik otellerin eşsiz odalarına olan talep, global olarak büyümekte.

Gelecek açısından baktığınız zaman Unbound Collection, Hyatt’ın kendi kimliği ile deneysel çalışmalar yapabileceği bir alana dönüşecek gibi görünüyor. Banikarim, “Kendimizi sadece otellerle sınırlandırmıyoruz.” diyor. “Bu, bir konaklama koleksiyonu.”

Hyatt, bir yandan geleneksel otel konseptinin dışına çıkmaya çalışıyor olsa da, özel ev kiralama konseptini sunmayı şu an planlamıyor. Banikarim’in belirttiğine göre onun yerine Nil’de bir gemi yolculuğu sağlamaları daha olası gibi.

Etiketler