Volkswagen’de Emisyon Krizi

Dünya devlerinden Volkswagen’ın emisyon testlerinde hile yaptığının ortaya çıkması araç sektöründe büyük tartışmalara yol açtı.

Yapılan araştırmalar azot oksit emisyonunun sadece ABD’de yılda 58 bin ölüme neden olduğunu gösteriyor. Bu sebeple emisyon testlerinin insan yaşamını korumak amacıyla çok sıkı tutulduğu biliniyor.

Sektör devi Volkswagen’ın dizel araçlarda emisyon hilesi yaptığını kabul etmesiyle başlayan skandal gittikçe büyüyor. Alman araç üreticisi VW, geçtiğimiz günlerde araçlarının ABD’deki sıkı azot oksit emisyon testlerinden geçmesini sağlayacak bir yazılım kullandığını itiraf etti. 11 milyon araca yüklenen bu yazılım, araçlar testleri geçtikten sonra pasif hale geçiyor ve izin verilenden 40 kat daha fazla gaz salınımı söz konusu oluyor. Bu itirafın VW’ye zararı devasa boyutlarda.

VW CEO’su Martin Winterkorn, skandalın patlak vermesiyle istifa ettiğini duyurdu. Gelecek krizi karşılayabilmek için VW’nin 7.3 milyar dolar bütçe ayırdığı belirtildi. 18 Eylül’de ortaya çıkan skandaldan sonra VW hisselerinde 1/3 oranında düşüş kaydedilirken şirketin 26 milyar avro zarar ettiği de duyuruldu. Tüm zarar ve cezalar hesaba katıldığında VW’nin yaşadığı krizin BP’nin yaşadığı Deepwater Horizon kazası kadar büyük bir zarara yol açabileceği tahmin ediliyor.

ABD Adalet Bakanlığı’nın şirket hakkında cezai soruşturma açacağını duyurmasının ardından Güney Kore’nin de benzer şekilde hareket etmesi bekleniyor.

CEO Winterkorn’un bu skandalda şahsi sorumluluğu olup olmadığı bilinmiyor. Ancak sektördekilere göre işinin ehli bir mühendis olarak böyle kötü amaçlı bir yazılımdan haberdar olmaması da yeterince iyi yöneticilik yapamadığını gösteriyor. “Temiz Dizel” vaadiyle ABD pazarını ele geçiren VW’nin bu konuda yürüttüğü stratejinin de koskoca bir yalandan ibaret olması hem Winterkorn’un hem de şirketin itibarını ciddi şekilde sarsıyor.

Geçtiğimiz ayın başlarında ABD’nin en büyük araç üreticisi General Motors ile yaşanan sorun sonrasında da Adalet Bakanlığı 900 milyon dolarlık tazminat belirlemişti. GM, araçlarında yaşanan ateşleme sistemi sorununa rağmen araçları geri çağırmaması sonucunda 124 kişinin ölümüne ve 275 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Savcılar, ismi verilmeyen GM yetkililerini güvenliğin önüne kar sağlamayı koymakla suçlamıştı.

Sistemin değişmesi gerektiğini belirten ABD hükümet yetkilileri bu olay sonrasında şirketlere ceza kesmeden önce konuyla ilgisi olanlara kişisel cezai yaptırım uygulanacağını dile getirdi. Şirketlerin soruşturmayı yürütenlerle işbirliği yaparak fayda sağlayabilmesi için bundan sonra sorumluların isimlerini vermesi gerekeceği belirtildi. VW, bu yeni yaklaşımı ilk deneyimleyen markalardan biri olacak. Ancak ABD’li şirketlere iltimas geçildiğinin düşünülmemesi için General Motors yetkililerine de ciddi yaptırımlar uygulanması bekleniyor.

ABD’deki sıkı denetimlerin Avrupa’da olmaması da sorunun bir başka boyutu olarak karşımıza çıkıyor. Avrupa’da araç üreticileri emisyon testlerini kendileri yapıyor. Hatta testler esnasında yakıt tüketimini azaltmak için ayna ve kapıların etrafındaki boşlukları bantladıkları bile biliniyor. VW’nin kullandığı gibi aracı ekonomi moduna alan yazılımlar da tolere ediliyor.

Hal böyle olunca hem Avrupa’da hem de ABD’de artık harekete geçilmesi gerektiği belirtiliyor. Hazır VW’nin skandalıyla konu masaya yatırıldığından, yönetmeliklerde değişiklikler yapılması bekleniyor. Yakıt açısından ekonomik olan ancak azot oksit emisyonu söz konusu olduğunda masrafı arttıran dizel araçların lehine uygulanan bu gevşek testlerin sıkılaştırılması, dizelin sonunu da getirilebilir deniyor.

VW’de yaşanan bu skandalın belki de elektrikli araç çağının başlamasını hızlandıracak adım olacağı konuşuluyor.

Etiketler