Hepinize iyi pazarlar. DigitalTalks’ta geçen hafta başlattığımız ‘Pazar Sohbetleri’nin bugünkü konuğu dünyanın önde gelen insan kaynakları danışmanlık şirketlerinden Egon Zehnder’in danışmanlarından Burcu Bıçakçı.
Burcu merhaba, pazar günü seninle sohbet etmek oldukça keyifli. Davetimizi kırmadığın için teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim Ozan.
Dünyanın önde gelen insan kaynakları danışmanlık şirketlerinden Egon Zehnder’de uzun yıllardır danışman olarak çalışıyorsun. Bildiğim kadarı ile teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlere odaklanmış durumdasın. Egon Zehnder’in teknoloji sektöründe neler yaptığından ve senin rolünden kısaca bahsedebilir misin?
Egon Zehnder müşterilerine stratejik insan kaynakları bulma ve değerlendirme; yetenek yönetimi gibi konularda hizmetler sunan küresel bir şirket. Ben İstanbul ofisinde; T&C (Technology and Communications) olarak tanımladığımız dikeyin temsilcisi olarak çalışıyorum. Bu da telekom, bilgi teknolojileri, dijital, medya sektörlerini, ve aynı zamanda her sektörde CIO (Chief Information Officer) rolünü içeren bir evrende çalıştığım anlamına geliyor. Yaptığım işin büyük çoğunluğu bu alanlarda üst düzey yönetici atamaları, yönetici yetkinlik değerlendirmeleri , organizasyonların oluşumu ve yetenek yönetimi konusunda danışmanlıklar.
Herkesin merak ettiği soru ile başlayayım, iş piyasası nasıl? 🙂
Bu soruya iki yönlü cevap vermek gerek. Bence toplamda var olan koltuk sayısında büyük bir değişim yok. Şirketlerde büyüme rakamları ülkenin içinde bulunduğu politik ve ekonomik duruma endeksli olarak çok iddialı değil; dolayısıyla ortaya fazla yeni pozisyon çıkmıyor. Ancak madalyonun öbür yüzü, var olan koltuklardaki değişim miktarı. İnsanların, ekonominin ve siyasi düzenin sıkıntılı zamanlarında daha fazla huzursuzluğa kapıldığını ve iş değiştirme konusunda enerjilerinin arttığını gözlüyoruz. Bu da toplam değerde fark yaratmasa da çok sayıda iş değişikliğini beraberinde getiriyor. Bu suni de olsa iş piyasasında bir hareket varmış algısını yaratıyor.
Konumuz teknoloji olduğunda bence resim daha pozitif. Türkiye’de çok hareketli ve büyüyen bir internet sektörü var, geleneksel şirketlerin hepsi dijital bir dönüşümün içindeler, danışmanlık şirketleri ve dijital ajanslar gibi bu ihtiyaçlara cevap vermek için yapılanan ve her geçen gün büyüyen iki alan var. Telekom sektöründe çok ciddi dalgalanmalar yaşanıyor. Türk Telekom’un TTNET ve Avea birleşmesi, Turkcell’de yeni genel müdür ataması sonrası organizasyon yapılanma süreci gibi. Telekom sektörünün medya, nesnelerin interneti, sağlık gibi ana işlerinin dışında alanlara girmesiyle ilgili yeni organizasyonlar oluşturuyor. Kamudaki düzenlemelerin finans kurumlarının rekabetçiliğini her geçen gün tehdit etmesi, büyük veri ve dijital kanalların daha fazla kullanılmasını zorunlu kılıyor. Tüm bu dinamikler dijital dünyanın insanları ve teknoloji yetenek pazarı adına çok pozitif gelişmeler.
Birçok şirkete üst düzey yönetici yerleştiriyorsunuz. Tüm bu tecrübelerine dayanarak teknoloji şirketlerinde iyi bir yöneticinin olmazsa olmaz özellikleri nelerdir?
Özetle teknoloji alanında; gözü kulağı açık, araştırıcı, dünya ile bağlantısını koruyan ve pragmatik yöneticilere ihtiyaç var.
Teknoloji şirketi olarak eğer yeni dünyanın internet iş modellerini kastediyorsak; burada öne çıkan ihtiyaç; hız, esneklik, risk alma isteği. Teknoloji şirketleri hiyerarşilerin olmadığı, güzel bir ofis, şirket arabası, belirli çalışma saatleri gibi “geleneksel” beklentilerin karşılanmadığı dünyalar. “Start-up” ruhunu taşıyan insanlarla dolu, takım elbiseyle işe gelinmeyen, “Bey”, “Hanım” gibi hitapların kullanılmadığı, insanların çalışma saatleri konusunda hesap yapmadığı, sadece sonuca odaklandığı, tutkuyla çalışmayan kişilerin kısa sürede yorulacağı ortamlar bu şirketler. Bu işleri çekici kılan ise ezber bozan bu iş modellerinin mucizeler yaratma potansiyeli. Geçtiğimiz hafta Yemeksepeti’nin rekor bir fiyata satılışını hepimiz gurur duyarak izledik. Böyle bir başarı hikayesinin parçası olmak bir teknoloji profesyoneli için çok gurur verici şüphesiz.
Geleneksel şirketlerin teknoloji koltuklarında oturan yöneticilerin olmazsa olmaz özelliği, değişime liderlik etmek, işbirliği yapma ve etkileme kabiliyeti, esneklik ve araştırıcılık. İş yapma biçimlerinin değiştiği gerçeğini geleneksel yöneticilere anlatmak ve yeni düzende yeni yöntemlerle iş modelleri kurgulamak misyonunu gerçekleştirebilmek için yöneticilerin bu özelliklere sahip olması gerekiyor.
Geçen bir sohbetimizde belirtmiştin Burcu, teknoloji sektöründe işe yerleştirdiğiniz üst düzey yöneticilerin yaş ortalaması diğer sektörlere göre daha düşük yanılmıyorsam. Bu konuda biraz detay paylaşabilir misiniz? Bu durumun yol açtığı şirket içi kimi problemler olabiliyor mu?
Kesinlikle… Türkiye’de de son 10 yılda internet sektöründeki gelişim, dijital ve mobilin hayatımıza getirdiği yenilikler bu alanda tecrübeli ve yetişmiş yetenek ihtiyacı konusunda bir arz talep dengesizliği oluşturdu. 5 yıl öncesine göre şu an daha oturmuş ve gelişmiş bir yetenek havuzu var ancak gidilecek daha çok mesafe var. Hala 15 yıl tecrübeli dijital yetenek bulmak neredeyse imkansız örneğin. Bu yüzden bahsettiğin gibi problemler oluşuyor. Dijital dönüşüm şirketler için çok kritik ve bunu gerçekleştirmek için stratejik koltuklara dijital yetenekleri oturtmak gerekiyor. Dijital yetenekler genelde bu koltuklardaki ortalamadan daha genç oluyor. Bu da şirket içi dengesizliklere yol açıyor. Maalesef Türkiye bu konuda hala risk alamıyor, bu yüzden de dijital yetenekler hala şirketlerin en tepelerinde yer alamıyorlar. Bunun sonucu da dijital dönüşümün yavaş yürümesi şeklinde yansıyor.
Türkiye’den teknoloji alanında yönetici ihraç ediyor muyuz? Bu alanda yurtdışından ülkemize gelen yönetici sayısı ne kadar? Elinizde bir veri var mı?
Bu konuda tam bir veri yok elimizde ama gözlemlerimi paylaşabilirim.
Türkiye’den teknoloji alanında yönetici ihraç ediyoruz ama sayıca çok değildir. Aslında Türk yetenekler Orta Dogu’da ve CIS coğrafyasında çok talep görüyor, buralara ihraç ediyoruz bir hayli. Batıya Türk teknoloji yönetici ihracımız daha çok şirket içi transferlerle oluyor. Gidenlerin de başarı grafikleri gurur verici oluyor genelde.
Yurt dışından Türkiye’ye gelen yönetici daha fazla. Gelişmiş pazarlarda tecrübe kazanmış Türkler’e burada çok talep var. Ben işim dolayısıyla Silikon Vadisi’ndeki Türkler ile iletişim kuruyorum. Duygusal sebepler dışında Türkiye’ye dönmek istemiyor teknoloji sektöründeki Türk yöneticiler ama duygusal sebeplerle de olsa dönüş yapanlar az değil. Türkiye, yabancı yöneticiler için hala oldukça kapalı bence. Dijital yetenek ne kadar az da olsa, üst düzey koltuklara Türkleri oturtmakta kararlıyız. Türkçe konuşmayana Türkiye’de ekmek aslanın midesinde yani.
Biliyorum senin ağırlıklı odaklandığın kişiler üst düzey yöneticiler ama üniversitede okuyan veya yeni mezunlara tavsiyelerin ne olur? Gelecekte iş hayatlarında başarılı olmak için şimdiden nelere dikkat etsinler?
Ben gençlere, her ne yapıyorlarsa en iyisini yapmalarını söylüyorum hep; bir de çok çalışmalarını. Bıraktıkları ayak izleri çok önemli ilk günden itibaren. İyi bir kariyer, hakkınızda iyi konuşan insan sayısı ile doğru orantılı. CV’de sözü edilecek tecrübeler de önemli şüphesiz ama referansların neler söylediği her şeyden önemli.
Senin eklemek istediğin başka bir konu var mı Burcu?
Dünyada iş modelleri teknoloji ile değişiyor, tabi organizasyon yapıları ve rol tanımları da bu değişime ayak uyduruyor. 5 yıl önce ne olduğunu bilmediğimiz yeni yeni iş tanımları ortaya çıktı bugün. Bir gün satış yöneticilerinin yok olacağını, tüm ticaretin dijital ortamda gerçekleşeceğini iddia eden akımlar var. “Data Scientist”, “Chief Revenue Officer”, “Chief Digital Officer” gibi yeni yeni rollerin Türkçe isimlerini bile bilmiyorum; ancak Amerika’da ve Avrupa’da sıklıkla bu rollerde atamalar yapıyoruz şirket olarak. Türkiye’de de bu yeni rollerin anlamını ve önemini anlatmak, hem İK yöneticilerinin hem de diğer karar vericilerin bu alanda bilgilenmelerini sağlamak işimizin bir parçası. Başka bir gün istersen bu yeni iş tanımları hakkında da sohbet edebiliriz.
Çok iyi olur. Mutlaka konuşalım bu konuyu da Burcu. Paylaştığın değerli bilgiler için teşekkür ediyorum. İlerleyen haftalarda tekrar görüşmek üzere. İyi hafta sonları.
İyi pazarlar. Görüşmek üzere.
