
Reddedilmek, reddeden bir robot bile olsa incitir.
Yeni Zelanda’daki Canterbury Üniversitesi’ndeki araştırmacılar kısa bir süre önce, bir robot tarafından reddedilmenin insanların moralini bozduğunu, ve bir katılımcının robota “s…. git.” diyecek kadar sinirlenmesine neden olduğunu gösteren bir çalışma yayınladı.
Araştırmacılar, 147 gönüllüyle, “insanlarla güvenli etkileşim için entegre edilmiş sensör ve ekranları olan, 182 cm uzunluğundaki insansı bir robot (humanoid robot ) olan “Baxter”la Connect 4 oynadıkları bir çalışma yaptı.
Baxterlar Connect 4 oynamıyorken, fabrikalarda, çalışanlar hata yapmasın diye kameralarla donatılmış bir şekilde geliyor ve insanlara tekrarlayan görevlerde yardım ediyorlar. Çalışmada kullanılan özel Baxter, konuşabiliyordu ve yüz yerine geçen ekranı göz yüz ifadelerine ve göz kırma yeteğine sahipti.
Katılımcılar, Connect 4’ü Baxter ile oynadı ve kapıya vurulmasının ardından robota zamanın dolduğunu söyledi. Baxter, üç şeyden birini söyledi:
Seçenek 1: “Bu eğlenceliydi, seninle başka bir zaman tekrar oynamak isterim,” sözünü “iyi günler” ve “hoşçakal” takip etti.
Seçenek 2: “İyi günler,” sözünü “hoşçakal.” takip etti.
Seçenek 3: “Bu sıkıcıydı! Seninle tekrar oynamak istemiyorum,” sözünü hemen “hoşçakal” takip etti.
Çalışmada belirtilene göre, “iki cümlenin zamanlaması, reddedilme gibi anlaşılması için bilerek ayarlanmıştı.”
Araştırmacılar, oyun bittikten hemen sonra katılımcıların özgüvenini ölçtü ve birinci ve ikinci seçeneği duyanlar arasında fazla bir fark görülmezken, reddedilenlerin özgüveni dikkat çekici bir darbe aldığı gözlemlendi.
Söylemeliyim ki, katılımcılardan birinin, yalnızca robot onunla tekrar oynamak istemediği için robota “s…. git” dediğini duyduğumda, neredeyse beş dakika boyunca güldüm. Fakat araştırmacılar, eğer bu çalışmanın bulguları daha genel bir insan-makine ilişkisine tekabül ediyorsa, sonuçların biraz endişe verici olduğuna dair ikna edici bir delil sunuyor.
Robotlar, çeşitli şekillerde günden güne, hayatımızın daha büyük bir parçası haline geliyor. Soruları, bize çevrimiçi satın alımlarda yardımcı olan robotlara yazıyoruz. Evlerimizi süpürmesi için makineleri programlıyoruz. Mutfaklarımızdaki silindirik robotlardan bizim için müzik çalmasını veya saati kurmasını istiyoruz. Bu, robot bilimci olmayanların muhtemelen hayal edemeyeceği şekilde yükselecek bir trenddir. Bu, insanların, gelecek yıllarda robotlarla nasıl etkileşime geçeceği hakkında daha çok konuşacağı anlamına geliyor. Şu anda, robotları sıklıkla bizim için temel görevleri yerine getirmeleri için kullanıyoruz. Ancak araştırmacıların yazdığı gibi, robotlar “daha önemli sosyal roller üstlenmeye” başlıyor.
Yazarlar, “muhtemelen, sosyal robotlar, en çok ihtiyaç duyanlara, yani yalnız ve sosyal bağlantıları kopuk olanlara rahatlık sağlamak için yapılacak.” diye yazıyor. “Eğer robotlar yanlışlıkla sosyal bağlara en çok ihtiyaç duyanları reddederse, özgüvendeki azalma bir sorun olabilir.”
İnsan görüntüsündeki robotlar, her ne kadar birincisi için yapılmış olsalar da, insanların onayını yansıtabildikleri gibi reddini de yansıtabilirler.
Bu yazı, Colin Daileda tarafından yazılmıştır ve Mashable’da yayınlanmıştır. DigitalTalks Ekibi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.