FaceApp’in Viral Başarısı, Dijital Mahremiyetimizi Asla Ciddiye Almıyor Olduğumuzu Kanıtlıyor

2017 yılının başlarında, FaceApp adlı bir uygulama yüz fotoğraflarını dönüştürmek, daha yaşlı ya da genç, erkek ya da kadın görünümü sağlamak veya daha mutlu görünmeleri için bir gülümseme eklemek amacıyla yapay zeka kullanmasıyla büyük ilgi gördü

Geçtiğimiz günlerde FaceApp Jonas Brothers, Drake ve Dwayne Wade gibi ünlüler uygulamayı yaşlandıklarında nasıl görünebileceklerini göstermek için kullandıktan sonra tekrar adından söz ettirmeye başladı. Bir anda çok fazla kişi kendi selfielerinin griye döndüğünü görmek için hemen uygulamayı indirmeye başlayınca FaceApp App Store’daki ücretsiz uygulamalar arasında ilk sırada yerini almış oldu.

Ancak uygulama hakkındaki gizlilik endişeleri artmaya başladı. New York’taki bir tabloit gazetesinin manşette dediği gibi: “Artık tüm yaşlı fotoğraflarınız Rusların elinde.”

FaceApp vakası, teknoloji endüstrisindeki yüksek profilli gizlilik skandallarının ardından bir seneden fazla zaman geçmişken, kullanıcıların kişisel verilerini vermeden önce hala yeterince dikkat etmemesi konusunu tekrar gündeme getirdi.

FaceApp hakkında tehlike sinyalleri veren yazılımcı Joshua Nozzi ve diğer güvenlik araştırmacıları, FaceApp’in akıllı telefonlarınızdaki tüm fotoğraf galerisini gizlice topladığına dair ilk korkuyu bastırdı. Aynı şekilde, bir şirketin Rusya’da yerleşik olması otomatik olarak Rus hükümetinin bir aracı olduğu anlamına gelmiyor.

FaceApp’in TechCrunch’a yaptığı, gizlilik endişelerine yönelik uzun açıklamada, “Çoğu resim yükleme tarihinden itibaren 48 saat içinde sunucularımızdan siliniyor.” dendi. 

Fakat bunun endişelendiren yanı uygulamanın hizmet şartlarında kullandığı dil. Yoğun bir kelime derlemesiyle ifade edilen bir bölümde şirket kullanıcılara şu bilgiyi veriyor: “Kullanıcı içeriğinizi ve bu kullanıcı içeriğiyle bağlantılı tüm medya formatındaki içeriği ve kanalları kapsayan (şimdiki ya da sonradan oluşturulacak) isim veya herhangi bir kimlik verisinin, size tazminat imkanı vermeden çoğaltımı, düzenlemesi, uyarlanması, yayınlanması, türetilmesi, dağıtılması, topluma gösterilmesine izin veren bir lisans kullanma hakkını FaceApp’e veriyorsunuz.”

FaceApp selfielerinizle istediğini yapabilir. Ancak bunu yapan sadece FaceApp değil. Diğer önde gelen teknoloji şirketleri de yıllar içinde hizmet kullanım koşullarını; kullanıcılar tarafından paylaşılan isim, fotoğraf ve diğer içeriklerin istedikleri şekilde kullanılmasına hak tanıyan, benzer şekilde endişe uyandıran bir dil kullanarak düzenledi.

Facebook da kendi hizmet kullanım koşullarında “Eğer Facebook’ta bir fotoğraf paylaşırsanız, bu fotoğrafı saklamamıza, kopyalamamıza ve paylaşmamıza iznini veriyorsunuz,” diyor.

Yine de ilk önce paylaşıp daha sonra sorgulamaya devam ediyoruz, hatta sorgulamıyoruz bile.

Donald Trump’ın başkanlık kampanyasında çalışan tartışmalı bir veri şirketi olan Cambridge Analytica’ya Facebook’ta görünürde iyi huylu bir kişilik testi ile toplanan veriler sağlandı. Popüler bir dönem (periyot) izleme uygulamasının Facebook ile veri paylaştığı tespit edildi. Amazon’un Echo akıllı hoparlörleriyle konuştuğunuzda dinlemek için çalıştırılan global bir ekip istihdam ettiği bildiriliyor.

Ancak, selfielerimizi daha yaşlı gösterebilecek ya da ünlü bir tabloyla eşleştirebilecek gösterişli bir yeni hizmetin çıktığını duyduğumuz an, verilerimizin nerede saklandığını ya da ne için kullanıldığını düşünmeden yüzümüzün fotoğrafını teslim etmek için çok hızlı davranıyoruz.

Teknoloji şirketleri gizlilik uygulamaları için kesinlikle eleştirilmeyi hak ediyor, aynı şekilde biz kullanıcılar da.

Etiketler