Yavaşlamak Neden Kişiyi Başarıya Götürür?

Hızlı ol. Daha fazla şey yap. Acele et. Daha da acele et. Tanıdık geliyor mu? Sosyal medya, her ne pahasına olursa olsun acele etmenin doğruluğunu ileri süren fenomenler ve girişimcilerle dolu. Hatta şu anda durum, acele etmenin ve hatta sadece acele etmeye dair konuşmanın, gerçekten sonuç üretmekten daha önemli göründüğü bir noktaya geldi.

Kesinlikle bu konuda övünmüyorum fakat kendi işimi kurarken çok fazla çalıştım. Yıllarca haftada 80 ila 90 saat çalıştım. Acele etmek ve verimliliği; çalışmayı ve sonuçları birbiriyle karıştırdım. Farkındalık pratiğim yoktu. Gezmeye, eğlenmeye, arkadaşlarımla veya ailemle vakit geçirmeye vakit ayırmadım. Daha sıkı çalışırsam ve saatlerce çalışırsam daha başarılı olacağımı düşündüm. Yanılmıştım ve 2017 yılında bayılıp beyin sarsıntısı geçirecek kadar kendimi yormuştum.

Acele etme zihniyetinin panzehiri yavaşlıktır. Kulağa çılgınca gelse de yavaşlamak; başarı veya başarısızlık veya büyümek ve yok olmak arasındaki fark olabilir.

Günümüzde acele yaşam tarzını teşvik eden kişisel koçların ve sosyal medya fenomenlerinin sayısı günden güne artıyor olsa da, yaşamlarında gerçekten sonuçlar yaratan başarılı liderler ve girişimciler yavaşlamanın başarı için temel oluşturduğunu biliyor.

Yavaşlamak başarıyı hızlandırmanıza, daha derin bir tatmin hissinin tadını çıkarmanıza ve istediğiniz yaşamı yaratmanıza gerçekten yardımcı olabilir. İşte bunun birkaç sebebi:

Daha fazla netlik elde edeceksiniz.

Yanlış yöne gidiyorsanız acele etmenin ne anlamı var? Çok fazla insan pes etmeden istedikleri sonuçları vermeyecek bir yolda çalışıyor. Koşu bandında koşmak gibi… Çalışıyorsun fakat hiçbir yere gitmiyorsun.

Yavaşlamalı ve netlik için zaman ayırmalısınız. Başınız aşağıda bir şekilde koşmakla meşgulseniz, gittiğiniz yeri göremezsiniz. Bir yöne körü körüne odaklandığınızda, gözününüz önündeki parlak şeyi fark edemezsiniz.

Bunu düzeltmek üzere haftada bir saatinizi “kontrol etmek” için programlayın. Niyetleriniz üzerinde düşünün ve önünüzdeki zorlukları veya fırsatları gözlemleyin. Neyin işe yaradığını ya da yaramadığını, bir sonraki hafta enerjinizi nereye odaklayabileceğinizi düşünün.

Ölüyseniz acele edemezsiniz.

Bu başlık biraz abartılı olsa da, anlatmak istediği şey önemli: Performans gösteremeyecek durumdaysanız, çalışmaya ve istediğiniz hayatı yaratmaya devam edemezsiniz. Benim durumumu düşünürsek, beyin travmam daha kötü olabilirdi. Peki her şeye rağmen acele ettiğimize değdi mi?

Amacınız başarılı olmak ise zihninizin, bedeninizin ve ruhunuzun sağlıklı kalması için gerekenleri yapmaya zaman ayırma konusunda gönüllü olmalısınız. Bir gün tam 24 saat; meditasyon ve egzersiz yapmamak, sağlıklı beslenmemek veya günlük yazmamak için bir bahaneniz yok.

Ortalama bir kişi, günde 53 dakikasını Instagram’da geçiriyor ve buna Facebook, Snapchat ve LinkedIn dahil değil. Yavaşlamanın bir ayrıcalık veya lüks olduğunu iddia etmek sadece bir bahane. Oprah’ın ne kadar zamanı varsa sizin de o kadar zamanınız var ve Oprah meditasyon yapıyor. Marc Benioff (Salesforce’un CEO’su), Arianna Huffington, Beyoncé ve Jeff Weiner (LinkedIn’in CEO’su) da öyle. Onlar yapabiliyorsa, siz de yapabilirsiniz.

Duygunun gücünü denetim altına alacaksınız.

Çok fazla insan duygularındaki faydaları göremiyor. Duygular bir rehberdir ve içinizde ve çevrenizde olup biten şeylerin envanterini çıkarmanıza ve en iyi şekilde tepki vermenize yardımcı olurlar. Başarılı insanlar, duygularını fark eder ve onları yönetir, duygularının kötü davranışları ya da eylemleri tetiklemesine izin vermezler.

Bunu çok güzel bir şekilde özetleyen bir mantra var: eğer adlandırabilirseniz, onu eğitebilirsiniz. Yavaşlayarak, deneyimlediğiniz duyguları hissedebilir ve tanımlayabilirsiniz. Bunu yaparken, onları işleyebilir ve sağlıklı bir tepki için sizi yönlendirmelerine izin verebilirsiniz.

Örneğin, öfke harika bir duygu. Size bir şeyin yanlış olduğunu anlatır ve denetim altına alındığında bunu değiştirmek için enerji sağlar. Düzensizseniz ve sürekli acele eder haldeyseniz, öfke sizi etkisi altına alır ve davranışınızı etkiler. Olumsuz etkileri, sizi geriletebilir ve sizi istediğiniz başarıdan uzaklaştırabilir. Yavaşlamak ise duyguları, işinize yarayacak ve sizi başarıya götürecek eylemlere dönüştürmenize yardımcı olur.

Daha iyi kararlar alacaksınız.

Tek bir karar yatırım yaptığınız tüm işleri geri alabiliyorsa, sürekli acele etmenin ne anlamı var?

Basitçe söylemek gerekirse, zihin bir araba motoruna benzer: Her zaman gazı köklerseniz, motor zorlanır, aşırı ısınır ve arızalanır. Yavaşlayıp dinlenmeye ve meditasyon yapmaya zaman ayırırsanız, zihinsel stres seviyenizi düşürürsünüz. Zihniniz yarışmadığı zaman bilgi almak, durumları değerlendirmek ve iyi bir karar vermek için özgür olur.

Başarı, doğru kararlar almayı gerektiriyorsa ve yavaşlamak daha iyi kararlar vermenize yardımcı oluyorsa, yavaşlamak için nasıl daha fazla zaman ayırabileceğiniz üzerinde düşünün.

Bu tavsiye aslında daha iyi, daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürebilir şekilde çalışmanıza yardımcı olacak. Ayrıca, yeni bir düzeyde kendiniz ve sürecin tadını çıkaracaksınız.

Yukarıda açıklanmış olan faydaları göz önünde bulundurun ve yaşamınızdaki yavaşlığı artırmaya yönelik basit bir adımı belirleyin. Nasıl gittiğine bir bakın ve daha fazlasını deneyin. Beyin sarsıntısı geçirecek kadar acele etmiş ve değişmiş biri olarak, acele etmek ve yavaşlık dengede olduğu zaman hayatın çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

Bu yazı Andrew Thomas tarafından İngilizce olarak yazılmış ve DigitalTalks ekibi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Etiketler