Konferansın 4. Oturumunda, “Yıkıcı Teknolojileri Tanımlamak” Başlıklı Oturumda Neler Konuşuldu?

Konferansın 4. oturumunda ise BTS & Partners’ın Ortağı, Avukat Batu Kınıkoğlu’nun moderasyonunda Microsoft Genel Müdür Yardımcısı Onur Koç, Insider’ın Ortağı & Pazarlamadan Sorumlu Yöneticisi Merve Nazlıoğlu, IoT’ Danışmanı ve Samsung’un Bölge İş Geliştirme Müdürü Yankı Yalçın ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Doçent Dr. Aslı Deniz Helvacıoğlu; “Yıkıcı Teknolojileri Tanımlamak” başlıklı sohbette bir araya geldi.

Bu oturumdan kimi paylaşımları sizlere aktarmak istiyoruz:

Onur Koç:

  • “Yıkıcı teknolojiler deyince; bir çağı, belirli endüstrileri bitirip yeni fırsatlar yaratan, insanları ve sektörleri dönüşmeye zorlayan teknoloji olarak anlıyorum. Bu, yüzyıllardır olan bir şey. Ekosistemler çok değişti. Örneğin, arabalar at ekosistemini yok etti; eskiden at hayatımızda çok önemli bir unsurdu. Sonrasında ise fabrikaların hayatımıza girmesi yıkıcı oldu.”
  • “Yapay zeka ise çok yıkıcı olacak elbette. İnsanlık verinin gücünü yeni yeni anlamaya başladı ve o veriyi işleme konusunda daha çok ilerleyeceğiz. Böylece, daha önce hayal bile edemediğimiz birçok senaryoyu hayata geçirebileceğiz. Şu anda yapay zeka ve makine öğreniminin ve ara dallarının yarattığı değişik senaryolar ve iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bu teknolojileri daha iyi ve daha çok problem çözdüğümüz bir dünya için kullanmak güzel bir şey.”

Aslı Deniz Helvacıoğlu:

  • “Yıkıcı inovasyon kolay bir şekilde elde edilmiyor. Doğru ekosistemi yaratmak çok önemli ve gerekli. Üniversitede farklı paydaşlar birbiriyle benzer sorunları beraber nasıl çözebilir konusuna yoğunlaşıyoruz.”
  • “İnovasyon, motivasyon ve ilham almakla gelişen bir süreç. Aynı değerde sektörleri birbirine yaklaştırıyor.”
  • “Üniversitede akıllı tarım uygulamalarının Türkiye’ye uyarlanmasında nasıl bir politika olması gerektiğiyle ilgili projemiz var.”

Merve Nazlıoğlu:

  • ”Insider’da pazarlama uzmanlarına dijital büyümelerini yönetebilecekleri programlar sunuyoruz. Kullanıma hazır segmentler sunuyoruz ve markalar bunları kullanarak kanallarda yolculuklar yaratıp kişisel deneyimler sunabiliyorlar.”
  • “Önemli olan geçmişin veya şu anın verileri değil, müşterinin satın alma ihtimalini tahmin etmek. Müşterinin bir sonraki davranışını tahmin etmeyi yapay zeka ve makine öğrenimi kolaylaştırıyor. Bu konuda çözümler üretiyoruz.”
  • “Mikro segmentasyon ile bütün duyularımıza hitap eden daha insancıl ve interaktif bir şey yaratabiliyoruz.”
  • “Kısaca, veri ve yapay zeka birlikte olduğunda yıkıcı bir şey ortaya çıkıyor ve bu rekabet avantajı sağlıyor.”

Yankı Yalçın:

  • “Bence yıkıcı teknolojinin birden çok tanımı var. Büyük bir firma için tehdit yaratırken, küçük bir firma için fırsat anlamına geliyor. Son kullanıcı için ise oldukça güzel bir yenilik demek. Örneğin kumanda yıkıcı bir teknolojiydi. Ben ailenin en küçük çocuğuydum ve televizyonun tuşuna basıp kanal değiştirmek benim görevimdi. Kumanda geldikten sonra benim konforum tamamen değişti.”
  • “Şu anda uzaktan kumanda, dünyada en çok kullanılan elektronik cihaz. Kurulumu kolay çünkü herhangi bir şifre veya ekstra bir kurulum gerektirmiyor; oldukça faydalı; maliyeti yok çünkü televizyonun içinden çıkıyor. Sektörü tamamen ele geçirdi ve uzaktan kumandası olmayan bir televizyon göremezsiniz.”
  • “Yıkıcı teknolojinin tanımı neydi? Sektörü domine eden, belli bir segmente hitap eden bir şey                 varken üretilen yeni teknolojinin daha küçük segmente hitap edip, uygun fiyatı ve erişilebilirliğiyle yavaş yavaş diğer segmenti etkisi altına alıp sektörü ele geçirmesiydi. Artık yıkıcı teknoloji dediğimiz şey, yeni bir şey yaratmakla ilgili.”
  • “İşe alım konusuna ilişkin olarak; tutkunuzu ilk işe aldığınız kişilere yansıtıyorsunuz ama şirket büyüdükçe bunu alt kısıma yansıtamıyorsunuz ve bu topluluk ne yaptığı ile neden yaptığını karıştırıyor. Firmaların amacı daha çok ürün satmak değil ihtiyaç karşılamaktır ve hangi ihtiyaç nasıl çalışır bunu çözmektir ama bu tutku yansıtılamadığında unutuluyor.”
  • “Evlerde bağlantılı cihaz sayısı artıyor ve artacak. Düşünün: sizden ilgi bekleyen birçok cihaz olacak. Bunların kullanabilirliğinde sıkıntı oluşuyor çünkü böyle bir vaktiniz yok. Yapay zekanın en önemli olduğu nokta bu ve bu nedenle şirketlerin odak noktası. Yapay zeka bizim yerimize bu cihazları yönetecek. Yani ne üretilirse üretilsin, bunu bizim kullanabilmemiz için yapay zekanın olması gerekiyor. Yaptığımız tüm yatırımlar bunun için.”
  • “Büyük işlerin yanında küçük işler olmuyor. Örneğin, Vestel’de çalışırken karşılaştığım şey şuydu: Televizyon işi çok büyüktü. Televizyonun yanında küçük işlerin olması mümkün değildi. Böyle şeyleri firmanın dışarısında yaparsınız ve belli bir noktaya geldikten sonra bir firma satın alırmış gibi alırsınız. Yani dışarıda olgunlaştırıp içeriye entegre edersiniz.”

Onur Koç

  • “Yapay zeka teknolojileri üzerine konuştuğumuz noktalar buzdağının sadece görünürdeki kısmı. Bu teknolojinin anlamını yeni yeni öğreniyoruz. Yapay zeka ve makine öğreniminin farklı alanlarda nasıl hizmetler sağladığını ve teknolojileri nasıl değiştireceğini yeni yeni öngörmeye başlıyoruz.”
  • “Biz Akdeniz toplumları veriye dayanan toplumlar değiliz. Duygu, sezi ve tecrübe ile hareket ediyoruz…. Artık CXO’lar veriyi nasıl kullanırıza ilişkin dersler alıyorlar.”

Aslı Deniz Helvacıoğlu:

  • “Türkiye’de inovasyonu odak noktasına almış şirket yeterince fazla değil ve yurtdışına göre Türkiye’deki şirketler ARGE’ye yeterince bütçe ayırmıyor. Küresel inovasyon endeksinde Türkiye 50. sırada… Rekabetçilik endeksinde ise 65. sırada.”
  • “Türkiye’deki sorun, inovasyon kültürünün içselleştirilmesiyle ilgili. Düşünce yapısının değişmesi gerekiyor. Değişime açık olmak, risk alabilmek çok önemli çünkü risk fırsat demektir. Türkiye’nin inovasyona ve girişimciliğe açık olması lazım. Özellikle de genç nüfusun risk alması gerekiyor. İnovasyona açık toplumu destekleyecek devlet politikaları oluşturmak da ayrıca çok önemli.”
  • “Türkiye’deki üniversitelerde bu konularda çalışan insanlar var. Boğaziçi Üniversite’sinde küreselde tüm üniversitelerle işbirliği içindeyiz fakat Türkiye’de akademi ve sanayinin birliği çok zayıf. Başka ülkelerde, akademi, sanayi, kamu ve STK’nın bire bir çalıştığı yerler var fakat Türkiye’de bu ekosistemin hayata geçmesi konusunda motivasyon eksikliği var…”

Onur Koç:

  • “İnsanlar sanırım doğası gereği kötü düşünmeye eğilimliler. İnsan kapasitelerini genellikle dünyayı iyileştirmek için kullanmıyoruz. Bir araç olan teknolojiyi iyi de kullanabiliriz, kötü de kullanabiliriz. Kitabımın (Daha İyi Bir Dünya İçin Yapay Zeka) anlatmak istediği şey, insanın hayal gücünün ve yaratıcılığının bizi makinelerden ayırabileceği. Kitap genellikle yapay zeka teknolojisinin ne olduğuna odaklanıyor. Yapay zekanın sağlık, eğitim ve üretim sektörünü nasıl değiştirdiğini işliyor. Bunların yanında, kuantum bilgisayar yapay zeka ile birleşince ne olabilir, etik tarafında hangi konular var ve insanın hangi taraflarını yapay zekaya taşımalıyız gibi sorularla ilgileniyor.”
Etiketler