1 Milyon Otonom Teslimat Robotundan Oluşan Ordu, 2040 Yılına Kadar ABD Sokaklarında Olabilir

Otonom arabalar, şehir boyunca araba sürmekten kaçınmanıza olanak tanıyabilir fakat bu, yollarda daha az araç olacağı anlamına gelmiyor.

Danışmanlık şirketi KPMG tarafından yürütülen yeni bir çalışmaya göre, kişisel araçlar ile yapılan alışveriş yolculukları yarı yarıya azalırsa, bu boşluğu, sokaklarda gezen bir milyon otonom teslimat robotu dolduracak. Şirket şu anda ABD sokaklarında 300.000 taksinin ve yaklaşık 1 milyon otobüsün olduğunu tahmin ediyor.

Şirketin ulusal otomotiv okuyucusu Gary Silberg tarafından yönetilen danışmanlık ekibinin yazdığı raporda, “Bu tür teslimatlar için ihtiyaç duyulan robotların sayısı oldukça fazla olacak.” ifadesi yer alıyor.

“Bu gibi siparişleri toplayan araçlar var olabilir fakat bu aciliyet seviyesini karşılamak için birçok müşteriye birçok paket taşımayacaklar. Bu türdeki tüm araçlar, mağazadan veya dağıtım merkezinden tüketiciye gidip geri dönmeli ve evlerde boşaltım yapmaları gerekeceğinden dolayı, çok hızlı hareket etmeyecekler. Sonuç olarak, bu araçların sadece bir kısmı aynı-saat teslimat pazarı için müşteri talebini karşılayabilir.”

KPMG, araçların çoğunluğunun “anında” teslimat için kullanılmasını bekliyor. Ancak, şirketlerin müşterileri daha yavaş veya daha esnek gönderim seçeneklerini seçmeleri için teşvik etmeye çalışabileceğini varsayabiliriz. Örneğin Amazon, şu anda, şirketin ücretsiz iki gün içinde teslimatı yerine daha yavaş bir gönderim seçeneğini seçmeleri durumunda üyelerine Prime Now kredisi sunarak bunu bir ölçüde gerçekleştiriyor.

KPMG, otonom teslimatlar söz konusu olduğunda tüm boyutlara uygun tek-boyut yaklaşımının işe yaramayacağını söylüyor. Bunun yerine şirket, stratejik bölgelerde bulunan şehirlere hizmet vermek için teslimat “adaları”nı düşünüyor. Bunlar, otonom teslimatlar için gerekli olan pahalı dijital altyapıyı desteklemek üzere nüfusun yeterince yoğun olduğu yerler. 

Bu, yerel pazarların rekabetin kaynağı olacağı ve ülke genelinde bir liderin olmasının aksine farklı şirketlerin bölgesel pazarlara hakim olmasına teorik olarak olanak sağlayabileceği anlamına geliyor.

Silberg, “Bireysel adaların analizi aracılığıyla şirketler, hangi pazarlara gireceği veya hangi pazarlarda rekabet etmeye devam edeceği konusunda bilinçli kararlar alabilecek.” diyor.

“Devrim kapıda. Hazırlık yapma zamanı.”

Etiketler