Botego’nun Kurucusu ve CEO’su Ekim Nazım Kaya ile Pazar Sohbeti

Hepinize merhaba, bugün DigitalTalks Pazar Sohbetleri’nde Botego’nun Kurucusu ve CEO’su Ekim Nazım Kaya ile birlikteyiz.

Ekim merhaba, öncelikle iyi pazarlar dilerim. Botego 9 yıllık bir şirket. Bize kısaca Botego’nun bu 9 yılından bahseder misin? Bu sürede sunduğunuz hizmetlerde ne gibi bir değişim oldu?

Teşekkürler, Mart itibariyle 10 olduk 🙂

Biz başladığımızda Siri küçük bir startup’tı ve henüz Apple tarafından satın alınmamıştı. Botlar, henüz pek çok şirket için “nice to have” bile değildi. O yüzden, bize inanan ve güvenen sınırlı sayıda şirkete hizmet vererek başladık. Şimdi ise özellikle Facebook ve Microsoft’un bu alana yatırım yapmasıyla, onbinlerce bot geliştirici, yüzbinlerce bot geliştiriyor. Bizdeki en büyük değişiklik, kendi geliştirdiğimiz uygulamadan, teknoloji devlerinin ürünü olan framework’lere geçerek, onların esnekliğinden faydalanmak oldu. Bu sayede çok kısa sürede, Web, Facebook Messenger, Skype, Slack, Telegram gibi pek çok kanalda aynı anda çalışabilen botlar geliştirebiliyoruz. Bu gelişmeler bizi daha hızlı bir şirket haline getirdi.

2016 yazında Nevzat Aydın’ın Botego’ya bir yatırımı oldu. Sen de kişisel blogunda bununla ilgili bir yazı yazdın. Hayırlı olsun bu gelişme de… Bu konu ile ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?

Bahsettiğim gelişmeler bize yeni fırsatlar doğurduğu için, yönetimde deneyimli isimlerin desteğini almanın faydalı olacağını düşündüm. Gelişmeleri Nevzat’a aktardım ve mentorluğunu talep ettim. Bunu bir sürece yaydığım için, her hafta ilettiğim gelişmeler onun da bu alandaki hızlı gelişmeyi görmesini sağladı ve sağolsun yalnızca mentor olarak değil, yatırımcı olarak da işin içinde yer almak istedi. Şu anda %15 hissedarımız durumunda ve daha güçlüyüz.

Mesajlaşma uygulamalarının gün geçtikçe önem kazanması Botego için büyük bir fırsat yarattı diyebilir miyiz? Son aylarda hizmet verdiğiniz müşteri sayınız  artmaya başladı mı? Ne söylemek istersin bu konuda?

Evet, hemen her hafta bir kurumsal müşterinin demo talebini karşılıyoruz. Yurt dışından müşteri sayımız arttı. Blog yazıları yazmak dışında hiç pazarlama yapmıyoruz. “2018’de her kurumsal şirketin bir botu olacak” şeklinde bir öngörüm var ve geçtiğimiz Nisan’dan beri her geçen gün doğrulanmakta. Kurumsal segment doyuma ulaşana kadar bu süreç hızlanarak sürecek ve sonra da küçük işletmeler botları keşfedecek. Biz de iki yıldır buna hazırlanıyoruz ve şimdiden bu yeni alana yönelik çıkardığımız ürünle 81 ülkeden 1.200’den fazla aktif müşterimiz var. Kısacası eskisine göre çok daha fazla çalışıyor ve üretiyoruz.

Şu an kaç kişilik bir ekip var Botego’nun arkasında? Sen de ABD ve Rusya’dasın zamanının büyük bir kısmında… Biraz bilgi verebilir misin bu konuda? 

Türkiye’de 7, New York’ta 5 kişi var. Kurumsal alana New York ofisinden hizmet veriyoruz. Küçük işletmelere yönelik ürün tamamen Türkiye’deki ekip tarafından geliştiriliyor. Rusya’da da yerel bir yazılım şirketiyle bir ortaklık kurduk ama oradaki pazar henüz tatmin edici olmaktan çok uzak, Türkiye’den oldukça gerideler.

Küresel ölçekte iş yapıyorsunuz. Bu konuda rekabeti nasıl görüyorsun? Botego ne yaparak ayrışıyor, ayrışacak?

Bot üretmek artık çok kolay. Web sitesi ve mobil uygulama üretimindeki tabana yayılma süreci botlarda da gerçekleşti, ve karşılaştırılamayacak kadar kısa bir sürede. Bizim sunduğumuz artı değer, bot deneyiminin A’dan Z’ye tasarlanması ve başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi. Çünkü piyasada çok kötü botlar var ve botun minimum değer vaadini bile karşılamaktan uzak deneyimler sunuyorlar. Hem kurumsal müşterilerin aklındaki soruları gidermek ve hedeflerini botla gerçekleştirmek, hem de onların botu kullanacak müşterilerinin yaşayacağı deneyimi iyi planlamak gerekiyor. Bizim 10 yılda teslim ettiğimiz 40’tan fazla bot projesinden gelen tecrübemiz burada devreye giriyor. UBER gibi bir teknoloji devine hizmet veriyoruz. Bu deneyim olmasaydı, bu projede onları kesinlikle tatmin edemezdik.

Yapay zeka (artificial intelligence), makina öğrenme (machine learning) ve botlar çok popüler kavramlar ve bu alanda yaşanan gelişmeleri gerçekten önemsemek gerektiği aşikar. Sence bu çerçevede birçok meslek tehlikede mi? Kısaca yorumların nedir?

Evet gerçekten tehlikede ve bunun somut sonuçları görüşmeye başlandı. Eğitim sisteminin internet çağına adapte edilmesi konusunda insanoğlu çok geride kaldı. Ve gelişmenin ivmesi de gün geçtikçe artacak. O yüzden bu süreç daha az sancılı atlatılabilecekken, pek çok mesleğin temsilcileri ve niteliksiz çalışanları zor günler bekliyor. Yazılım geliştiriciler bile bundan muaf değil, çünkü çeşitli yazılımcıların kodlarını analiz edip, onların ‘tarzında’ kod yazan yazılım ortaya çıktı bile. Tehditler ve fırsatlar, her çağ değişiminde olduğu gibi, AI’de de bir arada.


Ekim bu arada “Bot Business 101: How to start, run & grow your Bot / AI business” adlı kitabın yayınlandı geçenlerde. Okuma fırsatım olmadı. Ama Amazon’da yorumları okudum… Kitap bot işinin içine girmek isteyen girişimciler için yazıldı değil mi? Neden böyle bir kitap yazma ihtiyacı hissettin? Aldığın yorumlar nasıl?

Facebook’ta 22.000’den fazla üyesi olan bir bots grubu var ve bot geliştiricilerin aklındaki soruların hep birbirinin aynısı olduğunu görüyordum. Bunları teknik değil, business açısından yanıtlamanın sektörü geliştirici etkisini düşünerek böyle bir adım attım. Kitap 2000’den fazla kopya sattı ve güzel tepkiler alıyorum. Şirket olarak bu alanda isim yapmamıza vesile olması da ikinci bir fayda elbette.

Ekim değerli paylaşımların için teşekkür ederim. Eklemek istediğin bir yorum var mı?

Ben teşekkür ederim Ozan. Heyecan verici bir dönemin başındayız ve bir parçası olmaktan dolayı mutluyuz 🙂

İlginizi çekecek bir etkinlik: DigitalTalks İlkbahar’17, 10 Nisan’da başlıyor. İlk hafta konumuz; Yapay Zeka. Sizi de Türkiye İş Bankası Kule 1’e bekleriz.

Etiketler