ABD’nin En Büyük Sorunları ile Savaşan 5 Startup

2016 yılında Rockerfeller Fonu, Unreasonable Enstitüsü ile ortaklığa giderek girişimcileri evsizlik, gıda erişimi ve eğitim gibi sorunlarla savaşmaya teşvik etmeyi amaçladı.

Sosyal sorumluluk startupı olan Unreasonable Institute’un CEO’su ve kurucu ortağı Teju Ravilochan, “Bir sonraki jenerasyonun girişimcilerinden belki kendilerinin de savaşmak zorunda olduğu zorluklara özel inovatif çözümler istedik.” diyor.

Future Cities Accelerator (Gelecek Şehirleri Hızlandırma) projesi, ülke çapında 300’den fazla startuptan başvuru aldı. 10 adet finalist ise yatırım amacıyla ile 100’er bin dolar aldı. İşte onlardan 5 tanesi.

Mobil telefonlar sayesinde okul öncesi okuma-yazmayı iyileştirmek

Pek çok araştırma genç çocuklara okumayı öğretmenin onların gelişimi için yapılabilecek en faydalı şey olduğunu göstermiş. Öte yandan düşük gelirli aileler çocuklarına kitap almayı karşılayamıyor.

Storytime startupının kurucu ortağı ve CEO’su Phil Esterman bunu birinci elden deneyimlemiş.

“Bir Florida topluluğunda ilkokul öğretmeniydim. Pek çok ailede ya kitap yoktu ya da ailenin çocuklarına kitap okumaları için zamanı yoktu. Aileler en temel ihtiyaçlarına erişemiyorlardı.”

Öte yandan her ailede istisnasız eksik olmayan şey ise mobil telefonlardı. “Mesajlaşmak onlar için çok doğaldı.”

Yale Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri okuyan ve sosyal bilimlere her zaman tutku duyan Esterman işe koyuldu ve iki arkadaşı ile birlikte öğretmenlere görsel kitapları mesaj olarak atabilecekleri bir uygulama geliştirdi.

Storytime 2016 yılında kuruldu. 12 farklı eyaletteki okullar halihazırda bu ücretsiz uygulamayı kullanmakta.

Gelişmemiş topluluklara programlama öğretmek

Jukay Hsu, teknoloji eğitimine erişimin insanların sosyo-ekonomik statüsüne bağlı olmaması gerektiğine inanıyor.

2013 yılında Hsu Coalition for Queens isimli bir organizasyon kurarak gelişmemiş topluluklardaki insanlara kod yazma ve programlama öğrenme fırsatı sunmayı amaçladı.

Bu 10 aylık program öğrenciler için ücretsiz, ancak katılımcıların iş bulduklarında ilk iki yıllık maaşlarının belli bir yüzdesini organizasyona ödemelerini gerektiriyor.

İnternet erişimini artırmak

Amerikalılar’ın yüzde 20’sinin evde internete erişimi yok.

Düşük gelirleri ev hanelerine erişilebilir internet sağlamak için internet hizmet sağlayıcıları ile ortaklıklar gerçekleştiren EveryoneOn’un CEO’su Chike Aguh, “Bu nüfusun büyük çoğunluğu ya gerçekten çok fakir ya da farklı ırktan.” diyor.

Evdeki internet eksikliği aynı zamanda çocukların eğitimini de olumsuz etkiliyor. “Çocukların büyük bir kısmının ev ödevini yapabilmeleri için internet erişimine ihtiyacı var. Okuldan bağımsız düşünürsek de üniversite ve iş başvurularının yüzde 90’ı internet üzerinden yapılıyor.” Açıldığından beri EveryoneOn 405,000’i aşkın kişiyi internete bağladı. Bu bağlama planları bazen aylık 10 dolarlık bir ücrete verilebiliyor.

Hızlandırılmış gıda pulları

Zor durumda olan aileler gıda gibi ihtiyaçlara erişim sağlamak için külfetli yönetsel süreçlerden geçmek zorunda bırakılıyor. Chicago temelli mRelief’in kurucu ortağı Rose Afriyie, “Fakirlik içinde yaşayan 47 milyon Amerikalı için en büyük zorluk haklarına zamanında ulaşmak oluyor.” diyor. “Tam da bu yüzden yıllık olarak toplam 13 milyar gıda pulu sahipsiz kalıyor.”

Illinois’de gıda pulu için başvuran ailelerin 18 sayfalık başvuru formu doldurmaları ve 90 dakikalık bir telefon görüşmesine girmeleri gerekiyor. Bununla birlikte 10 ek evrak daha teslim etmek zorundalar. Diğer eyaletlerde bu rakamlar artabiliyor.

MRelief ise birkaç dakika içerisinde gıda pulu programı için uygun olup olmadıklarını öğrenmeleri için ailelere kolay bir online platform sunuyor. Startup 2014 yılında kuruldu ve şimdiye kadar 42 eyalette 100,000 aileye yardımda bulundu.

Düşük gelirli evlere online başvuru

Evsiz ailelere konut bulma konusunda yardım eden Caroline Caselli, önüne çıkan evrak işlerine sinir oluyordu. “Bazen 6 ayda sadece 15-20 başvuru tamamlayabiliyordum.” Düşük gelirli ailelerin çoğu daha fazla gayrımenkul için başvuru yapmak istiyordu ancak ev aramak için merkezi bir ortam yoktu.

Caselli de bu vesileyle teknolojiyi devreye soktu ve süreci otonom hale getirmek istedi. San Francisco temelli Haven Connect isimli startupı kurarak uygun fiyatlı ev başvuruları sürecini hem başvuran kişi, hem de arazi sahipleri için daha kolay hale getirecek bir online platform oluştrdu.

Caselli platformu geçtiğimiz yıl San Mateo, Palo Alto ve San Carlos, California’da hayata geçirdi. Caselli ev başvuruları için elektronik imza kabul eden diğer 19 eyalette de faaliyete geçmeyi umuyor.

Etiketler