Önümüzdeki Tatil Sezonu Teknoloji, Lojistiğe Nasıl Yön Verecek?

Noel, yılbaşı, sömestr tatili derken kışın en sevilen tatil sezonu ve akabinde getirdiği alışveriş dönemi geldi çattı. Lojistik firmalarının salt operasyona odaklanıp işi kotardıkları zamanlar geride kaldı. Şimdilerde zamanında teslimat yapabilme becerisi, olağan dışı hava koşullarına ve aynı altyapıda sürekli artan hacimlere rağmen başarının sadece asgari kısmını oluşturuyor. Bugünün güçlü alışveriş guruları, sürekli daha fazlasını talep ediyor ve bu talebi karşılamak adına teknolojiyi önceliklendirmeyen lojistik firmalarının bundan böyle hayatta kalmaları mümkün değil.

Denetim firması PwC, 2016 Tatil Sezonu Öngörü Raporu’nu çıkartarak sektörün tam olarak nerede olduğunun ve nerede olması gerektiğinin kabataslak bir görüntüsünü oluşturdu. Şirkete göre tüketiciler bu yıl, geçen yıla göre yüzde 10 daha fazla harcayacak. Perakendecilerin yüzde 62’si ise satışlarında genel bir artış beklemekte. Bu, tabii ki de lojistik firmaları için harika haber. Pekiyi ya asıl zorluk nedir? Tabii ki insanların alışveriş yapmak istedikleri sayısız yönteme adapte olmak ve bunu ekonomik olarak uygulanabilir bir şekilde yapmak.

Son yıllarda yeni teknolojide meydana gelen gelişmeler, hem perakendecilere hem de lojistik firmalarına eş zamanlı olarak aynı gün teslimat yapma, tıklı-ve-al seçeneği sunma ve üçüncü parti bir lokasyondan teslim aldırma olanağı sağladı. Her ne kadar ankete katılanların yüzde 72’si hala paketlerinin eve teslim edilmesini tercih etse de, PwC’nin anketine göre tüketicilerin büyüyen bir kesimi daha önce denemedikleri teslimat yöntemlerine açık görünüyor, zira katılımcıların yüzde 33’ü üçüncü parti lokasyon bazlı teslimat metodunu deneyebileceklerini, yüzde 28’i ise belirlenmiş lokasyonlardan teslimat seçeneklerini değerlendirebileceklerini söyledi. Bu ne anlama geliyor? Tüketiciler alışveriş yapmanın yeni yollarına sahip çıkıyor; lojistik firmaları ise buna ayak uydurmak zorunda.

Aslına bakarsanız ücretsiz kargonun özel bir bonus olarak görüldüğü zamanlar çok da uzak değil. Ankete göre perakende firmalarının yüzde 60’ı, ücretsiz teslimat seçeneğini bu tatil sezonunda da sunacağını söylüyor. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi, her ne kadar aynı gün teslimat seçeneği yalnızca şehirsel alanlarda yaygınken, ulusal olarak da denenebilecek bir opsiyon. Aklı başında tüketiciler de bu esnek sistemi kendilerine göre esnetip şekillendiriyorlar.

Teslimat noktalarını optimize etmek için teknolojinin nimetlerinden faydalanmanın yanı sıra lojistik firmaları aynı zamanda teslimat metodlarını optimize etmek için de çaba sarfetmeliler. Yeni mobil uygulamalar ve gerçek zamanlı analitik veri araçları, perakendecilere ve onların lojistik partnerlerine dinamik bir şekilde hangi kanalların en iyi şekilde hızı, maliyeti ve uygunluğu optimize ettiğini gösteriyor. Buna bölgesel kargo firmaları, posta acenteleri ve yerel kuryeler de dahil. Pek çok tüketici paketinin kimin tarafından teslim edildiğini umursamadığından dolayı teslimat opsiyonları giderek artmakta. Birden fazla teslimat kanalının getirdiği güçten yararlanmak yıl boyu fayda sağlayabilir, ancak alışverişin tavan yapacağı kış tatili sezonunda özellikle işe yarayacaktır. Bu durumda bir lojistik firmasının herkesten bir adım önde olabilmesi için yazılım ve algoritmalardan bol bol faydalanması gerekiyor. Bu yazılım ve algoritmalar, birden fazla depoda bulunan envanterin takibini yapmakla kalmamamalı, aynı zamanda bu envanterin hangi kanaldan kargolanması gerektiği ile ilgili öngörüsel bilgi de sağlamalı.

İşin aslı şu ki, tüketiciler ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kolaylık ve uygunluk peşinde. İleride “blockchain” benzeri gelişmekte olan teknolojiler, bir paketin yolculuğu esnasında birlikte çalışan lojistik firmaları arasındaki büyümeye katkı sağlayarak geleneksel olmayan lojistik yöntemlerine olan inancı ve güveni artıracak. Yadsınamayacak bir gerçek varsa, o da bu süreci pürüzsüz bir hale getirmek için dijital bir beyne ihtiyaç duyulduğudur.

Etiketler