Botlar Başkanlık Seçimlerini Otomatikleştirmek İçin Birleşiyor

Donald Trump, azınlıkları çok iyi anlıyor. İnanmıyorsanız Pepe Luis Lopez, Francisco Palma ve Alberto Contreras’a sorun. Bu adamlar, başkan adayının 7 milyonluk Twitter takipçileri arasında. Her biri de Trump’ın Nevada’daki zaferinin ardından destek tweetleri atmıştı. Ancak sorun şu ki, Pepe, Francisco ve Alberto insan değil. Onlar birer bot – bağımsız olarak programlanmış kod kullanan spam hesaplar.

Trump’ın hitabeti, hızla büyüyen seçmen topluluğu olan Latin seçmeni kendinden uzaklaştırdı. Pepe ve arkadaşlarının hesaplarının arkasında kimin olduğu henüz bilinmese de, Trump’ın onlara en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerde Latin seçmeni canlandırmakta oldukça başarılı.

Botların genelde daha az takipçisi oluyor ve çok çabuk ortadan kayboluyorlar, giderayak propaganda bombaları atmayı da ihmal etmiyorlar. Bazen de öylece durup hiçbir şey yapmıyor, hiçbir işe yaramıyorlar. TwitterAudit sitesinin analizine göre, Trump’ın dört takipçisinden biri sahte. Benzer istatistikler, diğer başkanlık adayları için de geçerli. Bu botların çoğu pasif olsa da, yine de adayın popüleritesini büyütmeye yarıyor. Washington Üniversitesi araştırma departmanı, dünya çapında bot aktivitelerini takip etti. Sonuçlar ise oldukça rahatsız edici. Geçtiğimiz seçimlerde politikacılar, hükümet büroları ve müdafaa grupları, mesajlarını yaymak ve seçmenle etkileşime girmek adına botlar kullanmış. Bu araştırmalar sırasında aynı zamanda botlar, yalan haber yayarken, insanlara sözlü saldırı gerçekleştirirken ve konuşmalara müdahil olurken yakalanmış.

Otomatikleştirilmiş kampanya iletişiminin demokrasiye büyük bir tehdit oluşturduğu yadsınamaz. Bu botların nereden geldiğine dair acil olarak şeffaflık getirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde botlar, ABD’nin 2016 seçimlerini yok yere etkileyebilir.

Online dünyada pek çok akıllı, esprili ve iyi niyetli bot da var. Dijital sanatçılar ya da data guruları tarafından inşa edilmiş bu botlar, yapay zeka incelikleri bakımından birbirlerinden oldukça farklı. Mesela @twoheadlines, günün manşetlerini rastgele kombinlerken, @stealthmountain tweetlerinizdeki yazım yanlışlarını düzeltiyor.

Botların gücü artarken, bir yandan da yanlış kullanım ve süistimal oranları da artmış oluyor. Botlar şimdilerde #blacklivesmatter (Siyahların Hayatı Önemli) gibi hashtag’ler altında dönen konuşmalara müdahale ederek konuşma kirliliği yaratıyor ve verimli tartışmalara nefret püskürterek zarar veriyor.

Bu açıdan baktığınızda, botların seçim politikalarına da dahil olması hiç şaşırtıcı değil. Ve bu, henüz başlangıç. Seçmeni manipüle etmek için yıllarca ‘robocalling’ (otomatik telepazarlama aramaları) yapıldı ve zorla anketler uygulandı, ancak artık her kesim ev telefonu üzerinden ulaşılabilir değil. Botların zamanla içinde bulunduğumuz sosyal medya çağının gazına gelerek, negatif karalama kampanyaları oluşturmak için birincil araç haline gelmesi, hiç uzak bir ihtimal değil. Diyelim ki başkanlık yarışı ülkenizde yakın gidiyor. Bir bot ordusu, taraflardan biri ile ilgili webe negatif bilgi sızdırabilirse, neden bunu yapmasın? Ya da mesajınızı milyonlara iletmek isteyen bir aktivistsiniz; neden bot kullanmayasınız?

Botları hafife almayın: Yalnızca Twitter’da on milyonu aşkın bot var. Otonatikleştirilmiş metinler ise web genelindeki trafiğin yüzde 60’ını sağlıyor.

Federal Seçim Komisyonu, kampanyaların sosyal medya üzerinden nasıl işlemesi gerektiğine dair çok az talimat açıklaması yayınladı. Komisyonun botlar ile ilgili herhangi bir planı olup olmadığı da meçhul. Tabii ki konuşma özgürlüğünü engellemek, demokrasiye hizmet eden bir hareket değil, ancak yine de insanların politik botları bir şekilde ayırt edebilmesine de olanak sağlamak gerekir.

Öte yandan Facebook ve Twitter, otomatikleştirilmiş iletişim ile mücadele etmek konusunda oldukça pasif ve keyfi bir metoda bel bağlamış: Kullanıcıların, şüpheli aktiviteyi raporlamasını bekliyor ve zararlı propagandayı durdurmak için özel yazılım mekanizmaları kullanıyor. Ancak bir API platformundan ya da mobil cihazlardan gelen, bot olmayan mesajları gayet güzel tespit edebilme yetileri de var. Tıpkı Wikipedia’nın okuyucularını kusurlu makaleler ile ilgili uyarması gibi, sosyal medya sitelerinin de sahte kullanıcıları tanıyabilmesi gerekiyor. Politikacı adayları da kendilerine düşen görevi üstlenerek hesapları konusunda daha uyanık olmalı ve kötü amaçla kullanılan bilişim propagandasına karşı mücadele etme sözü vermeli.

Amerika’daki politik süreçler zaten yeterince çirkin. En azından bot şeffaflığı talep etmek, sosyal medyayı temiz tutmaya yardımcı olur gibi görünüyor.

Etiketler