Sosyal Medya Eğitim Sistemini Nasıl Etkiliyor?

Günümüzdeki öğrenciler daha iyi notlara tweet atarak mı ulaşıyor? Her 10 gençten 9’unun en az 1 sosyal medya hesabı var. Instagram, Snapchat, Tumblr, Vine, Twitter ve Facebook ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin hayatlarını yönetiyor. Siber zorbalık gibi sosyal medyanın negatif etkilerini hemen her gün duyarken aslında pozitif bir etki yarattığına da değinmek gerek.

İlkokuldan üniversiteye kadar sosyal medya; öğrenciler, ebeveynleri ve öğretmenlerine yeni bir topluluk kurmak ve yeni bilgi paylaşım yolları oluşturmak için imkan sağlıyor. Öğrenciler sosyal medyayı sadece bir sonraki sınavda nasıl daha yüksek not alacaklarını paylaşmak için kullanmıyor. Instagram, Twitter ve Snapchat aracılığıyla öğrenci kredisiyle ilgili başarı hikayelerini paylaşıyor, yaz için staj ayarlıyor ve projelerde ülkedeki diğer öğrencilerle işbirliği yapıyorlar.

Sırada Sınıflar Mı Var?

İstatistiklere baktığınızda okulların öğrencileri sosyal medya konusunda ikna etmesine gerek yok. Günümüzdeki gençler halihazırda okullarındaki öğrencilerle sosyal medya sayesinde iletişim kuruyor ve bazı eğitimciler bu işbirliğini okul duvarları içine taşımak için çaba harcıyor.

En pratik haliyle sosyal medya günlük öğrenme rutinine entegre edilebilir. Zaten gençlerin çoğu, zamanının büyük bölümünü internette geçirirken neden onlarla çevrimiçi konuşmayalım ki?

Bugün herhangi bir okulun koridorlarında yürürken akıllı telefonuna gömülmüş, Instagram’da dolaşan, fotoğraf paylaşan ve Snapchat gönderen gençler görürüz. Peki, öğretmenler bu dünyaya nasıl erişebilir?

Eğitim yönetim sistemleri olan Blackboard ve Moodle, 10 yıldan fazladır online eğitimle ilgileniyor. Bugün ise devlet okulları ve özel okullar sosyal medyayı sınıfa taşımak için ilk adımları atıyor.

Geçen Nisan ayında öğrenci Katie Benmar’ın Eğitim Haftası Açık Kürsüsü’nde dile getirdiğini anımsayalım. “En iyi öğretmenler eğitimi desteklemek için teknolojiyi kullanan öğrenmenlerdir. Yani gelecek projeler için Facebook sayfalarını kullanmak veya sınıfta okuduğumuz kitaplarla ilgili online chat planlayan öğretmenler.”

Benmar oldukça haklı. Bir kitap özeti standart bir formattır. Kitaplarla ilgili online tartışmalar ise bu formatın dışına çıkılmasını sağlar ve öğrencilerin diğer kişilerin fikirlerini dinlemesine ve kendi fikirlerini beyan etmelerine yazılı şekilde olanak verir.

Öğretmenler öğrencilerin taleplerini dinliyor gibi görünüyor. New Jersey’deki New Milford Lisesi’nden bir biyoloji öğretmeni, öğrencilerinin miyoz bölünme safhalarını Twitter üzerinden tartışmaları için bir hashtag oluşturdu. T.H.E Journal’a göre bu yaratıcı yöntem sayesinde her bir bölünme safhası 140 veya daha az karakterle kısa ve öz şekilde anlatılabiliyor.

Cordoba Katolik Üniversitesi’nden Dijital Pazarlama Prof. Carla Dawson da öğrenciler arasında bağ kurabilmek ve onları ödev yapmaya teşvik etmek için sosyal medya araçlarının gereksinimine değiniyor. “Dijital bir ekosistemde yaşıyoruz ve eğitim kurumlarının adaptasyonu da çok önemli.”

Daha Güçlü Bir Okul Topluluğu Kurmak

Sosyal medya entegrasyonu sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından kullanılmıyor, yöneticiler de sosyal medyayı okullarına adapte etmek için yeni ve yaratıcı yollar geliştiriyor. Günümüzdeki genç öğrencilerin aileleri sosyal medyayı ilk çıktığı günden beri kullanan ve çoğu Facebook kurulduğunda üniversitede olan bireyler. Bu aileler işlerini LinkedIn’de buldu ve hatta çoğunun ebeveynlik üzerine paylaşımlar yaptığı parodi bir Twitter hesabı bile var. Bu sebeple okul müdürü ve yöneticilerinin okulla ilgili bilgileri paylaşmak ve yeni bir topluluk inşa etmek için sosyal medyayı kullanması oldukça doğal.

Teksas’taki Rock Prairire İlkokulu’na müdür olarak atanan Robyn Jones’a kulak verelim.

“Bir ilkokulun müdürü olarak okul/ev arası ilişkilerde iletişim ve bilginin yayılmasından daha önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum. Aileler çok meşgul ancak bu, okulla ilgili bilgi almak istemedikleri anlamına gelmiyor. Teknolojiyi sınıflara entegre etmenin yollarını arıyoruz. Bu sayede hem öğrenciler hem de aileler için iletişime geçmek daha etkili ve kolay olacak.”

Bu sebeple Jones, ailelerle ev ödevlerinden tutun da sınıf yemeklerine kadar her bilgiyi paylaşmak için Facebook, Twitter ve Instagram’ı kullanıyor. Jones sosyal medya sayesinde öğrencilerinin aileleriyle daha kişisel ilişkiler kurabildiğini belirtiyor.

“700 fazla öğrencinin bulunduğu okulumuzda her bir öğrencinin ailesini tanımak neredeyse imkansız. Aile ne zaman bir gönderide okulu etiketlese veya müdür veya öğrencilere cevap verse yazılı yapılması durumunda mümkün olmayan bir şekilde ailelerle iletişim kurabiliyoruz” diyor.

“Ekibimizi ailelerle iletişimde teknolojiyi kullanmaya teşvik ediyorum. Böylece aileler de ihtiyaç duydukları bilgiye hızlıca ulaşabiliyor. Okul ve aileler arasında bağ kurulması herkese fayda sağlıyor.”

Güçlü aile-öğretmen ilişkilerinden yaratıcı ev ödevlerine kadar sosyal medya yeni eğitim devriminde önemli bir rol oynuyor. İşletmelerin de bunu dikkate alması gerekiyor.

Kaynak: Entrepreneur.com

Etiketler