
Eski Google çalışanları tarafından desteklenen gizli bir girişim olan, doğru kullanıcıları bulmayı ve bağlamsal internetin geleceğini inşa etmeyi hedefleyen bir platform oluşturmayı amaç edinen Node kurucusu ve CEO’su Falon Fatemi, Tech Crunch’taki yazısında internetin geleceğinde “Bağlam”ın yerini anlattı. İşte internetin geleceğiyle ilgili yazısı:
Arama motorlarının aktif bir şekilde kullanıcılarına oldukça faydalı ve ilişkili makale, kişi ve şirket önerdiği bir dünya hayal edin. Bağlamı keşif için kullanmanın örneklerinden biri bu ve internetin bütün geleceğini bağlam belirleyecek.
Ne yazık ki günümüzdeki arama motorları zihin okuma konusunda o kadar da yetkin değil. Hatta henüz yetkinliğe yakın oldukları bile söylenemez. Kullanıcı aradığı bilgiyi arama motoruna yazana kadar “düşünme” işlemini başlatamıyorlar.
Ancak ya arama motorları kullanıcıdan önce düşünmeye başlayabilseydi? Ya bir arama motoru, arama geçmişi, takvimdeki etkinlikler ve kişisel bağlantılarımız gibi hayatımızın pek çok yönünü hesaba katıp bize gerçekten benzersiz, ilgili ve kişiselleştirilmiş öneriler sunabilseydi?
Ya bir arama motoru biz daha bir şey yazmaya başlamadan çalışmaya başlayabilseydi?
Neyse ki her şey iyi yöne doğru değişim gösteriyor. İnternet yakın zamanda bağlam ve keşifle ilgili olacak ve odak noktasını, içerik kullanıcıları daha neye ihtiyaçları olduğunu bilmeden bu verileri bize sunmaya kaydıracak.
Günümüzdeki İnternetin Sınırları
Şu an kullandığımız internet ortamının 3 eksikliği bulunuyor:
Depolanmış Veriler Kişiselleştirilemiyor: Kişiselleştirme öncelikle hedefleme işine hizmet ediyor ancak veriler LinkedIn ve Facebook gibi depolarda sıkışıp kaldığından bu verileri yararlı bağlantılara dönüştürmek için işleyemiyoruz. Depolanmış verileri toplayan ve analiz eden bir platform olmadığından kişinin bağlantılarını anlama konusunda da sorun yaşanıyor.
Ağ teknolojisi geliştikçe, ağlar kişilerin verileri arasındaki ilişkiyi analiz etmeye başlayacak ve bu sayede farklı platformlar aracılığıyla karşılıklı ilişkiler kurulabilecek.
Örneğin; bir kullanıcının Facebook, Twitter veya LinkedIn verileri kişinin ilgi alanlarını, uzmanlıklarını veya arka planını doğru olarak yansıtmıyor olabilir. Ancak bu verilerin farklı araçlar ile bir araya getirilmesi ile o kullanıcıyla ilgili büyük resmi görmeyi başarabiliriz.
Kullanıcılara Anahtar Kelime Gibi Davranılıyor: Zengin bağlantılar sosyal veriler ile başlar. LinkedIn ve Facebook bu tür verileri toplama konusunda çok başarılı ancak yakın zamana kadar bu verileri yalnızca kısıtlı ve kapalı bir ekosistem yaratmak için kullandılar. Sonuç olarak ise internet kullanıcıları LinkedIn ve Facebook verilerinin, bir kişiyi daha iyi anlamak için nasıl kullanılabileceğini idrak edemedi.
Örneğin; diyelim ki “otomobiller” bir kişinin ilgilendiği anahtar kelimelerden biri. Bu kişi bir sürücü, araba koleksiyoncusu, mühendis, satışçı veya tüm bunların bir kombinasyonu olabilir. Bizim işimizin hedefi, kişinin “otomobil” kelimesiyle gerçek bağlantısına göre değişim göstermektedir.
Bir kişinin bir kelimeyle olan bağlantısını anlamadan bu bilgiyi kendi lehimize kullanma yetimiz sınırlıdır.
Sayfa Dereceleri Kişisel Değil Standarttır: Günümüz modelinde grup analizleri sayfa derecelerini belirlemektedir. Örneğin bir kullanıcı Google’a “Java” yazarsa arama motoru kullanıcının bir kahve dükkanı mı, bir ada mı yoksa bir programlama dili mi aradığını bilemez. Bu yüzden Google standart sonuçlar dizisini verir – kısıtlı kişisel veri veya muhtemel niyet bu denkleme dahil edilmez.
Kişiselleştirilmiş sayfa dereceleri daha etkili sonuçlar ve reklamlar sunulmasını sağlayacaktır. İş liderleri için bu durum, işinde uzman bir karar mercii gibi faydalı jenerik bir yönlendirme ve o liderin asıl aradığı işle ilgili aynı şehir ve sektördeki bir karar merciinden gelen faydalı bir yönlendirme arasındaki farkı anlayabilmelerini sağlayacaktır.
Tüm bu eksiklikleri hesaba katarak internetin gelecekteki halinin bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceğine bir göz atalım.
Gelecekte Bağlam Her Şeyin Anahtarı
İnternetin geleceği bağlamdan ibaret olacak ve bu gelecek çok da uzun zaman sonra yaşanmayacak. Daha şimdiden verilerin belirli müşteri durumlarına göre uyarlanmasını sağlayan bağlam açısından zengin sistemlerin revaçta olduğunu görebiliyoruz.
Charlie gibi araçlar insanlara daha tanışmadan önce birbiriyle ilgili verileri sağlıyor. Crystal Knows, halk verilerini inceleyerek kullanıcılarına belirli bireyler ile e-posta ve sözlü iletişim yöntemleriyle nasıl daha iyi iletişim kullanabileceklerini söyleyen bir servis.
Google da bu konuyla ilgili aksiyon alıyor. Şirketin Timeful’u satın alması sadece Gmail’in bağlam açısından daha yoğun şekilde iyileştirilmesi anlamına geliyor. Ayrıca “Now on Tap” özelliği de uygulamalar arasında doğru bilgiyi kullanıcılara doğru zamanda sunma bağlantısını kurmak için geliştirildi.
Teknolojideki her şey, kullanıcının niyetini anlamak ve bu verilere göre ilgili sonuçları sunma yoluyla arama öncesi öngörü konseptine doğru evriliyor.
Bağlamın Geleceği Nasıl İnşa Edilebilir?
Bahsettiğimiz geleceğe tam anlamıyla kucak açmadan önce şu 3 şeyi tamamlamamız gerekiyor:
Ağ istihbaratını maksimize etmenin yolu bulunmalı: Doğru bilgilerin bulunması sadece birinci adım. Boşluklar arasında köprüler kurmalı ve ağ istihbaratını desteklemeliyiz. Kendi başına veri manasızdır. Gerçek değeri ondan çıkarabileceğimiz kavramlardır. Günümüzde var olan platformlar bu işi yapamamaktadır.
Gelecekte ağlar, sadece verinin kendisine değil bağlamına da erişim yetisine sahip olacaktır. Bağlam, 4 veri katmanından oluşur:
– Cihaz katmanı: Cihazların birbiriyle etkileşime geçtiği yerdir.
– Birey katmanı: Arama geçmişi, konum geçmişi ve çevrimiçi kayıtlarla ilgili bilgilerdir.
– Sosyal katman: Kişileri sosyal platformlarda birbirine bağlar.
– Çevre katmanı: Yakınlardaki işletmeler, sokaklar ve hava şartları gibi şu ana dair olan bilgilerdir.
Çapraz platformlar ve evrensek kişi profilleri oluşturulmalı:
Bireysel kullanıcılarla ilgili her bilgi parçası bir araya toplanmalıdır. Ancak bu yöntem ile her bir kullanıcının bağlamı anlaşılabilir ve onun özellikleri ve ihtiyaçlarıyla ilgili dinamik bir kavrayış kazanılabilir.
Örneğin, bir proje yöneticisi arıyorsanız diğer sektördeki iş adamlarının gördüğü proje liderinin aynısını görmeyeceksiniz. Bilakis sizin sonuçlarınız, coğrafi konumunuz, iş tecrübeniz, ilgi alanlarınız ve takip ettiğiniz markalar gibi platformun sizin hakkınızda sahip olduğu verilere göre kişiselleştirilecektir.
Kullanıcı verileri anlamsal olarak ele alınmalı: Kullanıcının kim olduğu ve muhtemelen ne aradığına dair ileriye etkin öngörüler geliştirmek için işi bir adım daha ileri götürmeliyiz.
Refresh.io, Rapportive ve FullContact gibi şirketler sosyal verileri organize etmemize yardımcı olsa da söz konusu verinin gerçek faydasını ortaya çıkarma konusunda gerekli olan bağlamdan yoksundur. İnternet deneyimini yeniden tanımlamalı ve her birey için ilgili olan şeyi kendi bağlamı içerisinde kişiselleştirmeliyiz.
Yeni internet tüm kullanıcıları tek bir kategori altında toplama alışkanlığından kurtulacak ve neden belirli internet sitelerinin belirli kullanıcılar için daha ilgili olduğunu anlamaya başlayacak. Bu yeni dünya, “Dropbox’ta kimleri tanımam gerekiyor?” soruna cevap olarak en ilgili yüzleri karşınızda bulacağınız bir dünya olacak.
Bu yeni dünya müşterilerinizin size geldiği bir dünya olacak.