İskandinavya Nasıl Startup Merkezi Haline Geldi?

İskandinav ülkeleri Silikon Vadisi’nin hemen ardından gelerek en güçlü startup ekosistemleri sıralamasında ikinci sırada yer alıyor.

En heyecanlı startup girişimlerine sahne olan yer ne Seattle ne de Londra. Bahsi geçen bölge İskandinavya’da!

Özellikle İsveç başta olmak üzere İskandinav ülkeleri, dünyada kişi başına düşen milyon dolarlık girişimler açısından en yüksek orana sahip. Ayrıca İskandinav ülkelerinde bugüne kadar Silikon Vadisi ve Pekin’in yanı sıra diğer bölgelere nazaran Spotify, Skype ve Klarna gibi daha fazla milyar dolarlık marka yaratıldığını belirtelim. Peki, İskandinav ülkelerinin başarısının sırrı ne?

Inc.com’da yayınladığı köşe yazısında Paul Grossinger, bölgenin startup ekosistemindeki liderleriyle konuştuktan sonra sebep olarak şunları sıralıyor:

Kümelenmek Başarıya Götürüyor

Startup ekosistemleri ancak güçlü kümelenmelerin söz konusu olduğu bölgelerde sürekli bir başarı elde edebilir. San Francisco, Palo Alto, Mountain View ve San Jose’den oluşan Silikon Vadisi’nin en ünlü girişim cenneti olmasının sebebi de bu bölgede kişi başına düşen yetenekli mühendis sayısının dünyanın herhangi bir yerinden daha fazla olmasıdır.

İskandinavya’nın pek çok farklı ülkeden oluşmasına rağmen başarıya ulaşmasının sırrı ise bölgedeki lider isimlerin birbiriyle yakın üyelerden oluşan bir küme yaratabilmiş olmasıdır. Paylaşılan kültürel tarih ve yakınlıklar kadar dillerdeki benzerlik ve düşük sınır kontrolü de bu bölgeyi adeta bir “mahalle”ye dönüştüren gerçekten önemli faktörler.

Hardware Startup Finland kurucusu Panu Keski-Pukkila, “ Finlandiya ve diğer İskandinav ülkelerindeki startup topluluklarında ciddi bir artış söz konusu. Bu topluluklar yerel yönetim, kurum ve akademi düzeyinde faaliyet gösteriyor, köprü görevi görüyor ve girişimler için heyecan verici fırsatlar yaratıyorlar.” diyor.

Eğitim, Yüksek Hayat Kalitesi ve Sosyal İstikrar

Silikon Vadisi gibi İskandinavya da dünyadaki en iyi üniversitelerden ve en yüksek düzey eğitimli nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor.

Özellikle İsveç oldukça girişimci bir kültüre sahip. Startuplar için gerçek bir kültürel merkez haline gelen Stockholm, Estonya gibi komşu ülkelerdeki mühendislik yeteneklerini ülkesine çekmektedir.

Grossinger, Kasım ayında katıldığı Helsinki’de düzenlenen Slush etkinliğinde Estonya Teknoloji Müdürü’nün, Finlandiyalı şirketlerin Estonyalı yazılım geliştirme firmaları ve freelance yeteneklerini kullanma yönündeki artan iştahıyla ilgili heyecanından bahsediyor.

Universal Music Ar-Ge laboratuvarları yönetici ortağı Ankit Desai, “İskandinavlar dünya genelindeki milyon dolarlık girişimler konusunda büyük bir orana sahip olsa da aslında bu bölgedeki startup ekosistemine dahil çok da fazla insan bulunmuyor. Bu sayede herkes birbirini tanıyor ve birbirine destek oluyor. En prestijli okullar kendi alt yapılarında bulunanlara çalışma ve sektör içinde iletişim imkanı sunuyor. Yatırımcılara kolayca ulaşmaları mümkün kılınırken ayrıca hükümet de iş kurmak isteyenlerin işini oldukça kolaylaştırıyor.” diyor.

Bu eğitim gücü bahsi geçen ülkelerdeki yaşam standardının da yüksek olmasıyla pekiştiriliyor. Norveç ve İsveç dünyada en yaşanılası ülkeler sıralamasında sürekli olarak ilk 5’te yer almaktadır ve yüksek sosyal istikrar söz konusudur.

Elbette bu özellikler stabil ve düzenli büyüyen bir ekosistem yaratmak için büyük fayda sağlamaktadır. Yerel girişimler Avrupa ve ABD gibi uluslararası pazarlardan fayda sağlarken bulundukları bölgeyi terk etme düşüncesinden de uzak durmaktadır.

Uluslararası Bakış Açısına Sahip Yerel Sermaye Ekosistemi

İskandinav bölgesinin en büyük niteliklerinden biri de belki de oldukça uluslararası bir bakış açısına sahip zinde bir yerel sermaye ekosistemine sahip olması. Özellikle kurumsal düzeyde yatırım konusunda ABD başta olmak üzere uluslararası pazara fazla bağımlı olan İsrail’in aksine İskandinavyalı startuplar, yatırımlarda yerel ekosisteme dayalı bir politika izlerken yine de uluslararası bir kültür geliştirebilmeyi başarmıştır.

Bu açıdan bakıldığında İskandinavyalı girişimler Silikon Vadisi de dahil olmak üzere dünyadaki her bölgeyi geride bırakmaktadır. Zira Silikon Vadisi, Çin ve Avrupa’daki pazar fırsatlarını görse de genellikle sadece ABD’deki yerel pazara odaklanmayı sürdürmüştür.

Northzone yöneticilerinden Marta Sjögren, “İskandinavyalılar geçmiş nesillere dayanan, eşsiz bir mühendislik, tasarım ve veri kültürü karışımına sahiptir. Küçük ve teknoloji meraklısı yerel bir pazar ile işe başlamak küresel pazara açılmadan önce inanılmaz bir deneyim imkanı sunmaktadır. Daha da önemlisi ise bireyle başlayıp belirli bir strateji oluşturmaya kadar giden ürün odaklı problem çözme özelliğidir. İskandinavyalı bir startup DNA’sı oluşturuluyor denebilir.” diyerek bölgedeki başarının arkasındaki sebeplerden birini dile getiriyor.

Etiketler