Çalışanlarını Önemseyen Bir Şirket Kültürü Nasıl Oluşturulur?

Uzun zamandır sizinle çalışan bir elemanınız, sadece pozisyonunu değiştirmek değil, aynı zamanda uzaktan, başka bir şehirden çalışmak istediğini söylerse, ne yapardınız?

Çoğu şirket büyük bir ihtimalle, “Hayır, teşekkürler.” derdi. Ancak bu durum, New York’ta bir pazarlama ajansı olan House of Kaizen’in kurucu ortaklarından Matt Cronin’in başına geldiğinde, olaya oldukça farklı bir taktikle yaklaştı.

Bu eleman, her şeyden önce işini seviyordu, bu yüzden sırf ailesine daha yakın olmak istediği için işini kaybetmesini gerektirecek bir durum söz konusu olamazdı. Departmanının en iyi çalışanıydı, bu nedenle ona önem arz eden müşterilerden birinin hesap yöneticiliği pozisyonu verildi ve her ne kadar daha önce uzaktan çalışma prensibine ‘uzak’ olsa da ajans, bu değerli elemanının New York ofisinden Chicago ofisine transfer olmasına müsaade etti.

Bu anlaşma, gerçekten de harika sonuçlar doğurdu. Daha da önemlisi bu, şirkete adanmış ve sadık çalışan kültürünün yaratılabileceğinin bir göstergesiydi; zira yönetim, çalışanlarını, ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar iyi tanıyabilmişti.

Yapılan araştırmalara ve elde edilen verilere göre iş yerinde çokça etkileşim kuran ve aktif olan çalışanlar, iş arkadaşları veya yöneticileri tarafından önemsendiklerini hissedemeyen çalışanlara oranla beklentileri yüzde 50 daha fazla karşılamakta.

Ancak takımınızın bir üyesini önemsediğinizi göstermeniz için illa dramatik şovlar, transferler veya pozisyon değişiklikleri yapmak zorunda değilsiniz. Normal düzeydeki etkileşimler bile şaşırtıcı bir biçimde bu büyük jestler kadar etki yaratabilir.

Önemsediğinizi şu yöntemlerle gösterebilirsiniz:

Nedenlerini öğrenin.

Çalışanlarınıza her gün neden yataktan çıktıklarını sorun. Bazı işverenler bu soruları iş görüşmelerinde sorar, ancak elemanlar çalışmaya başladıktan sonrası için de bu, oldukça güçlü bir soru olabilir.

İşlerinin hayatlarındaki yerini öğrenin. Bu iş, kariyer planlarını nasıl etkiliyor ve amaçlarına ulaşabilmeleri için siz, onlara nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Onlara en güzel hediyeyi verin.

Takımınız, zamanınızın en değerli varlığınız olduğunun farkında. Onlar sizden zamanınızı istedikleri zaman, buna gerçekten ihtiyaçları var demektir. Kapınızı mümkün olduğunca açık tutun.

En iyi sohbetlerden bazıları, planlanmamış olanlardır. Eğer çalışanlar odanıza girip sizinle sohbet edebileceklerini bilirse, konuşmaların nereye varabileceği sizi bile şaşırtabilir. Anlık sohbetler, size günlük rutininizde karşılaşamayacağınız sorunların ve de fırsatların farkına varma imkanı sağlayabilir.

Bazı insanlar ise asla zamanınızı talep etmeyecektir – edemeyecek kadar çekingen veya içe dönüktürler. Onlara karşı insiyatifi siz alın ve konuşmak için ilk adımı siz atarak takviminizde onlara yer açın, böylece dikkatinizin salt konuşkan ve dışa dönük çalışanlara ait olmadığını bilsinler.

Endişelerini dinleyin.

Çalışanların çoğu zaman çözüm gerektiren sorunları olur, ve bu sorunları çözebilecek kişi de sizsiniz. Bazen ise, sorunlarına çözüm bulmaktan öte, yalnızca dinlenmek isterler.

Bazen insanların sadece konuşacak birilerine ihtiyaçları olur. Eğer siz de şirket kültürünüzü doğru bir şekilde inşa ederseniz, çalışanların sesli düşünerek sorunlarını dile getirmeleri bile kendi kendilerine sorunlarını çözmelerine yardımcı olabilir. Aynı zamanda dinlendiklerini ve önemsendiklerini hissederler ve iş yerinde oluşabilecek duygusal ve profesyonellik dışı senaryolar da böylelikle önlenmiş olur.

Akıl hocalığını destekleyin.

“Bir akıl hocası edin” tavsiyesi kulağa her ne kadar klişe gelse de bu, kötü bir tavsiye olduğu anlamına gelmiyor. 2013’te yapılan bir araştırmaya göre yüksek çalışanı elde tutma oranının bir sebebi de şirket içinde uygulanan akıl hocalığı programları. Yalnızca akıl hocalığı isteyen kişiler değil, aynı zamanda akıl hocalarının kendileri de bu program vasıtasıyla bağlılıklarını yüzde 70 artırmış.

Şirketinizde bir akıl hocalığı programı yaratmanın faydası büyük, çünkü kapınız her ne kadar açık olursa olsun, çalışanlar bazı şeyleri yöneticilerinden ziyade akıl hocalarına anlatmayı tercih ederler. Bu süreci kolaylaştırdığınız takdirde daha yüksek çalışan memnuniyetine ulaşacağınızı göreceksiniz.

Çalışanlarınız, şirketinize yüksek oranda enerji ve zaman harcamakta. Eğer onların mutluluğunu öncelik haline getirirseniz, uzun vadede güvenilir ve hevesli çalışanlar yetiştirme imkanınız mümkün.

Etiketler