
Reed Hastings, bu hizmetin düşük bant genişliği olan yayınların kalitesini arttırmakla ilgili olduğunu söyledi.
Video yayını bu sıralar en önemli trend ve aşırı izleme çılgınlığının Netflix’in oluşumundaki yardımı, diğer TV kanallarının müşterilere nasıl içerik sunduklarını yeniden düşünmesine neden olmakta. Mobile World Congress’te şirketin CEO’su Reed Hastings, küresel genişleme, televizyonun geleceği ve veri sınırı ile ilgili zorluklar üzerine konuştu.
Hastings Barselona’daki etkinlikte, “Bundan 10 ya da 20 yıl sonra izlediğiniz tüm videolar internette olacak.” dedi ve “Bunun bir dilimi Netflix’te olacak.” diye ekledi. Film ve televizyon yayını konusunda halihazırda genel geçer olan bir şirket için bunun mütevazı bir yorum olduğunu söylemek mümkün.
Ancak böyle bir başarının problemsiz gelmesi çok zor. Bunca içerik ve tedbirli ISSler (kendi menfaatleri ile) sağladığınızda, başta mobil cihazda olmak üzere arabelleğe alma konusunda uğraşmanız gerekir. Netflix, bir telefon veya tablet üzerindeyken izleme deneyimlerini iyileştirmeleri için kullanıcılara araçlar sağlama konusunda şimdiye kadar çekingen olmadı. Fakat Hastings şu ana kadar gördüklerimizin sadece başlangıç olduğunu söylüyor. Ayrıca Hastings, zayıf ağ tarafsızlığı kurallarına ve ISS ücretlerine ilişkin eleştirilerinde de samimi gözüküyor. Bundan daha acil olan mesele ise AT&T’nin DirecTV Now ile birlikte kendi televizyon yayını hizmetine sahip olması. (Ayrıca operatör ve Verizon vergi uygulamıyor ve böylece müşterilerin aylık veri dağılımlarını tüketmiyorlar.) Bu da, Netflix’i deneyimi sonuna kadar geliştirmek için elinden gelen her şeyi yapmaya itiyor.
“Bir çok seviyede ağ sunucularına ve kod çözücülerine ciddi ölçüde yatırım yaptık böylece yayını anlık sağlayabiliyoruz.”dedi. “Bu, gerçekten servisle olan ilişkinizi değiştirir nitelikte.”
Arabelleğe alma konusu Netflix’in en büyük sorunu. Eğer bu endişe ortadan kalkarsa, kullanıcının deneyimi çarpıcı bir şekilde gelişecek. Şaşırtıcı olmayacaktır ki şirket yöneticisi, servisin arabelleğe alma konusunun geçmişte kalması için çok çalıştığını söylüyor. “Birçok şirket müşterilere sınırsız video verileri sunmakta öncü oluyor fakat hız ile alakalı sınırlar söz konusu. Bu da, ağlarda öyle verimli ki operatörler sınırsız görüntüleme sunabiliyor.” dedi.
Hastings, Netflix’in düşük bant genişliğinde bile mobil bir cihazda çok iyi görüntü kalitesi sağlayan kodlayıcılara (encoder) yatırım yaptığını söylüyor. Bazı durumlarda şirketin 300 kbps’ye kadar düştüğünü ve daha da düşmesini umduğunu da sözlerine ekliyor. “Operatörün bant genişliğini kullanmakta giderek daha verimli oluyoruz ve karşılığında da tüm endüstride anlamaya çalıştıkları şey, nasıl sınırsız video sunabiliriz ki sadece tadını çıkarın ve veri sınırına çarpacaksınız diye endişelenmeyin.”
Geçen yılın sonlarında Netflix, kullanıcıların bazı şovları ve filmleri çevrimdışı görüntüleme için indirmesine izin vermeye başladı. Çok istenen bu özellik büyük bir fark yarattı. Hastings, bağlantının bir seçenek olmadığı zamanlarda kullanıcıların Netflix’e erişmek istediği bazı belirli yerler olduğunu kabul etti. Bu muhabir, seyahat uçuşunda veya Atlantik’teki bir trekkingde çevrimdışı oynatmanın yararlılığının şahitliğini yapabilir gibi gözüküyor.
Hastings, “Çoğu doğrusal ağın aşırı görüntülemeye dönüştüğünü göreceksiniz.” dedi. Tabii ki, HBO ve diğerleri zaten bunu yapmışlardı. Bu da, boş vakitlerinizde Game of Thrones’un sevdiğiniz bölümlerini izleyebileceğiniz anlamına geliyor. Başkalarının modele adapte olup olmadıklarını görmek kesinlikle ilginç olacak. Özellikle, başka bir servise geçiş yapmadan önce kullanıcılar, bir hafta sonu boyunca Netflix’in orijinal dizilerinin tüm bir sezonunu izleyebilecek olduğunda. Ya da en azından bu, onları başka servise geçmekten vazgeçirmenin bir yolu. Hastings, herhangi bir acil zaman çizelgesine bağlı olmayı bıraktı fakat şimdilik biliyoruz ki veri bankasını bozmadan izlenecekler listeniz üzerinde çalışmanıza yardımcı olmak için çabalıyor.