
Hindistan geçtiğimiz Pazar günü, duyurunun sosyal medyada paniğe yol açmasının ardından, “Ulusal biyometrik kimlik kartının fotokopilerini paylaşmayın” uyarısını geri çekti.
Bireyin parmak izi, yüz ve göz taramasına bağlı kişiye özel bir numaraya sahip olan Aadhaar kartı, Hindistan’ın refah planlarında hırsızlık ve sızıntıyı engellemeyi amaçlıyor. Ancak eleştirenler bunun bir gözetleme, takip durumuna yol açabileceğinden korkuyor.
Basın enformasyon bürosu, uyarıyı yayınladıktan iki gün sonra geri çekti ve uyarının, düzenlenmiş bir Aadhaar kartını kötüye kullanma girişimi bağlamında yayınlandığını ve “yanlış yorumlama olasılığı göz önüne alındığından” geri çekildiğini söyledi.
Yeni açıklamada, Aadhaar ekosisteminin kullanıcıların kimliğini ve gizliliğini korumak için yeterli özelliklere sahip olduğu ve kullanıcılara yalnızca “sağduyulu” davranmaları tavsiye edildiği belirtildi.
Geçtiğimiz cuma günü yapılan duyuruda, insanlara, Aadhaar’larının fotokopilerini kötüye kullanılabilecekleri için herhangi bir kuruluşla paylaşmamaları tavsiye edilmişti. İlk uyarıda, “Oteller veya film salonları gibi lisanssız özel kuruluşların Aadhaar kartının kopyalarını toplamasına veya saklamasına izin verilmez.” denilmişti.
Uyarı, basın bülteninin ekran görüntülerinin ve makalelerin viral hale gelmesiyle sosyal medyada paniğe sebep olurken konu, Pazar günü, Hindistan Twitter’ında en çok konuşulan 10 konu arasına girdi.
Twitter kullanıcısı @_NairFYI, “Aadhar’ımın bir kopyasını saklayan neredeyse 100 otelde kalmış olabilirim!” dedi.
Hindistan’ın Benzersiz Kimlik Kurumu, sık sorulan soruları arasında “Kimliğinizi kanıtlamak için Aadhar’ı kullanırsanız sizi taklit etmek neredeyse imkansız.” diyor.
“İnsanlar özgürce başka kimlik belgelerini de veriyor. Ama birilerinin onları taklit etmek için kullanacağı korkusuyla bu belgeleri kullanmayı bıraktılar mı? Hayır!” diye de belirtilmiş.
Hindistan Yüksek Mahkemesi 2018’de, Aadhaar’ın geçerliliğini onaylamış, ancak gizlilik endişelerine dikkat çekerek bankacılıktan telekom hizmetlerine kadar her şey için zorunlu kılmayı isteyen hükümet baskısını dizginlemişti.