Tarımın Geleceği İç Mekan Mı?

Owe Pettersson, İsveç’te kısa süre önce açılan bir iç mekan çiftliği Plantagon’da baş yönetici olmadan önce yıllarca sigorta ve finans alanında çalıştı.

Pettersson Huffington Post’a yaptığı açıklamada, iç mekan çiftçiliğinin bir sonraki büyük şey olduğunu söyledi ve “Bugünün şehirlerinden birinde bulunan en gelişmiş gıda fabrikalarından biri olacak.” diyerek Plantagon’un bu konuda ön sırada yer aldığını belirtti.

Teknolojinin daha da keskin hale gelmesi geleneksel çiftliklerde olduğundan çok daha az miktarda su ve alan gereksinimi ile kentsel ortamlarda büyük miktarlarda yeşil ve taze ürün üretilmesine olanak tanıdığı için, iç mekan çiftçiliği son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Örneğin, bir marul başı üretmek için 34 galon gerekebilir fakat Plantagon, ekinlerde eşdeğer ağırlık için yaklaşık 0.25 galon ile ekinlerini üretebileceğini iddia ediyor.

Plantagon; tarım, teknoloji ve mimariyi bir araya getiren böylece, gıda yetiştirme sürecini insanların yaşamlarına daha sorunsuz bir şekilde entegre eden yeni bir “agritechture” konsepti üzerine kuruluyor. Ayrıca, gıda için yapılan seyahat süresini kısıtlamanın ve organik malzemelerin korunmasının ve taşınmasının yarattığı karbon ayak izini sınırlamanın bir yolu olarak görülüyor.


Modelinin saldırıya uğradığı bir konu, fotosentez için bitkilerin maruz kaldığı LED ışıkları tarafından üretilen ısı enerjisi israfı. Bitkiler, ampullerin ürettiği ışığın yaklaşık olarak %1’i kadarını kullanıyor ve enerjinin geri kalanı genellikle ısı olarak açığa çıkıyor. Plantagon bu ısının %70’ini tutuyor ve bunu 65.000 metrekarelik çiftlik bodrumunun üstündeki binayı ısıtmak için kullanıyor. Bitkiler tarafından üretilen oksijen ise binanın havalandırma sistemine pompalanıyor.

Pettersson bu tarz dolaşım sistemlerinin, bodrumda bir Plantagon sistemi olması fikrini ev sahipleri için heyecan verici bir beklenti haline getirmeye yardımcı olduğunu açıkladı. “Bu, bodrumlarını veya diğer alanlarını bize kiralamaları için gayrimenkul geliştiricilerinin ilgisini çekmemizin temel yolu.” dedi.

Ve bu oldukça önemli çünkü iç mekan çiftçiliği için en engelleyici konu kurulum masrafı. “Çoğu proje ekonomik açıdan uygulanabilir değil çünkü sadece teknolojiye ve büyümeye odaklanma eğilimindeler. Bunun ötesinde, çalışan bir iş modeli bulmanız gerekiyor.” diye ekledi.

İç mekan çiftçiliği heyecan verici fakat tartışmalı bir konsept. Bazı eleştirmenler, hidroponik bir sisteme güç sağlamanın açık mekanlarda bitki yetiştirmek için güneş enerjisi kullanmaktan daha müsrif bir şey olduğunu savunuyor – Plantagon’un güneş enerjisiyle çalışıyor olmasına rağmen. Diğer veriler ise sınırlı alanda ürünlerin büyüklüğüne ve çeşitliliğine dair sınırlamaları olan bir iç mekan sistemiyle bir şehri beslemenin zor olacağını düşündürüyor. Ancak bu, restoranlar başta olmak üzere, tazeliğe ve çeşitliliğe talebin yüksek olduğu yerlerde başarılı olan ilginç bir deney.

Etiketler