Sina Afra ile Pazar Sohbeti

Hepinize merhaba, bugün DigitalTalks Pazar Sohbetleri‘nde Türkiye Girişimcilik Vakfı Başkanı ve Evtiko CEO’su Sina Afra ile birlikteyiz.

Sina Bey merhaba, öncelikle sohbet davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Genel olarak son zamanlarda iş hayatınızda bir gününüz nasıl geçiyor? Bir yandan Evtiko, bir yandan 1907 Fenerbahçe Espor Takımı Başkanlığı, diğer yandan Türkiye Girişimcilik Vakfı, yatırım yaptığınız kimi girişimlerle ilgili toplantıları düşünürsek oldukça yoğun bir akış ve planlama gereksinimi olmalı. Neler söylemek istersiniz?

Merhaba Ozan. Hayatımda ailem dışında bir üçgenim var: Evtiko, Girişimcilik Vakfı ve 1907 Fenerbahce Espor Takımı. Bir bakıma kendimi bu üç konuya odaklamış bulunuyorum. Ama tabii ki en basta Evtiko geliyor. Bunların dışında düzenli spor yapıyorum

Dilerseniz öncelikle Evtiko ile başlayalım. Evtiko’nun Türkiye operasyonları başlayalı bir yılı geçti sayılır. Nasıl gidiyor çalışmalarınız? Sosyal medyada paylaşımlarınızı takip ediyorum, yanılmıyorsam yakında Madrid’te faaliyete başlıyorsunuz. Sonra Milano açılımı olacak gibi… Neler paylaşmak istersiniz?

Teknolojik dönüşümü emlak sektörüne taşıma ve evini satmak isteyenlerin teklif almak için akıllarına gelecek ilk adres olma hedefiyle yola çıkan Evtiko, ilk senesini geride bıraktı. Bir yılda veri tabanına 1.000’e yakın emlakçı, 600 emlak ofisini dahil eden ve geçen süre zarfında toplam 15.060 talep alıp bunların 1.845’ine teklif veren Evtiko, şimdi de Madrid şubesi ile Avrupa’ya açılıyor. Daha sonra Milano’yu hazırlıyoruz. Hedef 10 şehirde olmak. Aslında Türkiye’den Avrupa’ya açılan bir startup olmak…

1907 Fenerbahçe Espor Takımı geçen dönem LoL Türkiye Büyük Finali’nde şampiyonu oldu… Bu dönem için ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz? Gündeminizde neler var? Elinizde kimi araştırmalar var mı? Türkiye’de insanların, özellikle genç kuşağın geleneksel futbola ilgisi azalıyor mu? Espor o açıdan da markalar ve kulüpler için ciddi bir fırsat mı barındırıyor? 

Espor büyük bir trend. Bu sene futboldan sonra en cok seyircisi olan spor diyebiliriz. Basketi haftalık maçlardaki seyirci sayılarıyla geride bırakıyor. Genelde 14-25 yaş arasına hitap ediyor, sanıyorum bu yaş grubuna ulaşmanın yolu espordan geciyor. 1907 Fenerbahce olarak Türkiye Şampiyonu olduk, uluslararsı bir turnuva olan Rift Rivals’ı kazandık, Dünya şampiyonasına gittik ve son 16’ya kaldık. Bir senelik bir espor takımı için gayet başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bundan sonra hedefimiz Dünya şampiyonasında çeyrek ve yarı final gören bir takım yaratmak ama daha bunun 2-3 senesi var. Bir gün Türkiye’de espor takımı olmayan spor kulübü, spor kulübü olmaktan çıkacak. Ve bir de Türk spor takımları Çin’de forma satacaksa, bu espor sayesinde olacak.

Girvak dördünücü yılını doldurmak üzere yanılmıyorsam. Girvak tarafında daha önceki yıllardan farklı olarak yeni projeler var mı? Yoksa mevcut işlerin daha da iyi yapılmasına mı odaklanmış durumda Girvak ekibi. Girvak ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Girvak 2014’te kuruldu ve bu sene dördüncü dönem fellowlarımız aramıza katıldı. Toplam gelen başvuru sayısı 94 bindi. Sanırım Türkiye’nin en heyecan verici programını oluşturduk. Birçok yeni projede eklendi. Örnek olarak Google ve diğer paydaşlarımız ile hayata gecirdiğimiz Android Academy var.

Son yıllar Türkiye açısından kolay geçmiyor… Türkiye’de yatırım yaptığınız girişimlerde ne gibi gelişmeler var? Neler söylemek istersiniz? Ayrıca hazır yeri gelmişken, bu zorlu yıllarda Türkiye’de faaliyet gösteren veya göstermek isteyen girişimcilere neler tavsiye edersiniz? Son blog yazınızı okudum. Ellerinize sağlık 🙂 

Türkiye’de oluşan ekosistem dört bes sene öncesinden daha değisik. Dışarıdan yatırım gelmiyor, exit olayı uzun süredir olmadı vs. Ama yeni yetişen kuşaktan beklentilerim çok büyük 🙂

Sina Bey, dünyanın birçok yerinde eğitim sistemleri ile ilgili tartışmalar oluyor ama tahminim Türkiye kadar eğitim sisteminde plansız değişiklikler yapan başka bir ülke yoktur. Diğer taraftan ülkemizde devlet, girişimleri farklı yollarla, programlarla desteklerken, diğer taraftan kimi kamu kuruluşları girişimlere rakip uygulamaları (iTaksi gibi) hayata geçirebiliyor… Geçenlerde BiTaksi’nin kurucusu Nazım Salur’u bir etkinliğimizde ağırlamıştık ve kendisi benzer uygulamalara Çin’de ve Rusya’da bile rastlamıyoruz demişti. Gerçekten girişimciliği desteklemek ve geliştirmek adına tutarlı bir ülke miyiz? Bu konuda neler söylemek istersiniz? Yorumlarınız nedir acaba?

Devletin kurumlarının girişimcilerle rekabet etmesi hakikaten çok görülen bir örnek değil. Umarım ülkemizde de daha başka örneklerini görmeyiz. Ama genelde Türkiye’de girişimler ve girişimciler gayet destekleniyor. Vergisel anlamda, hibe anlamında. Yatırımcılar bile BKS veya fonların fonu gibi kurgularla destekleniyor. Bu alanda dünyadaki en iyi örnekler arasına girebiliriz. Devlet tarafı görevini bence yerine getirdi. Çıtayı daha yukarı taşımak biz girişimcilerin hedefi olmalı.

Paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim Sina Bey. İyi pazarlar dilerim.

Ben de sana ve tüm DigitalTalks okuyucularına iyi pazarlar dilerim.

Etiketler