Yarım Milyar Müşteri Kaybeden McDonald’s, Onları Geri Kazanmak için Mobil Siparişi Deniyor

Eskiden McDonald’s’ın kaç kişinin orada yediğini gösteren tabelalarına hayran kalırdık. 5 milyar satıldı, 10 milyar satıldı, daha çok ve daha çok, sayılamayacak kadar fazla olurdu.

Ancak geçtiğimiz günlerde McDonald’s, 2012’den bu yana fast-food rakiplerine karşı 500 milyon potansiyel alışverişi kaybettiğini açıkladı. Kuruluş yılı 1955’ten 1961 yılının sonuna kadarki ziyaretçi sayısıyla neredeyse aynı sayı.

Bu yüzden şirket, teknolojinin kayıpları durduracağı üzerine büyük bir bahis oynuyor. McDonald’s, yatırımcılara 2017 yılının sonuna kadar 14.000 ABD restoranında mobil sipariş, mobil ödeme ve yol üstünde bir kaldırımdan siparişinizi alabileceğiniz “curbside pickup” uygulamasını halka sunacağını söylüyor.

Ayrıca McDonald’s, yıl sonuna kadar 2.500 restoranını “Geleceğin Deneyimine” dönüştüreceğini de iddia ediyor. Bunun, masalara servis, self-servis sipariş ve ayrıca şık içeceklerden oluşan McCafe’sinde daha büyük bir menü seçeneğini içeren bir deneyim olacağını öne sürüyor.

Fast-food zincirine göre, 2020’ye kadar bu gelecek deneyiminin Amerika’daki tüm McDonald’s’larda olması gerekiyor. Bununla birlikte, müşterilerin %85’i restoranlarından üç kilometre uzakta yaşamasına rağmen McDonald’s, dağıtım şirketleri ile çalışmalarını da genişletecek.

McDonald’s, en büyük amacının müşterileri restoranlara veya kendi araç-geçiş yollarına çekmek olduğunu da açıkladı. McDonald’s’ın strateji yöneticisi Lucy Brandy, “Misafir sayıları önceliğimizdir.” dedi.

Ancak McDonald’s sunduğu birçok yeniliğin gerisinde diyebiliriz. Starbucks ve Dunkin Donuts’tan Domino’s ve Taco Bell’e kadar bir dizi içecek ve yiyecek şirketi, müşterilerin sipariş vermesine ve ödemesine olanak sağlayan mobil uygulamalarına sahip.

Yiyeceklerini ve menü çeşitliliğini geliştirmeye devam eden Domino’s, 2 yıl önce mobil ödeme sunmaya başladı ve zincir mağaza satışları artışı ile 23 ardışık çeyrek boyunca teknolojiye yatırım yaptı.

Mobil sipariş ve curbside pickup’ın da birtakım zorlukları var. Starbucks mağazalarında, baristalar tam olarak önünde durmayan insanlara içecek hazırladığı için trafik yoğunlukları ve uzun bekleme süreleri yaşanıyor.

McDonald’s da yiyeceğin kalitesi üzerinde çalışıyor ve diğer fast-food restoranları gibi sadece-sınırlı-süre menü öğeleri sunmaya başladı.

Örneğin şu anda devamlı Aziz Patrick Günü özelliği, Shamrock Shake temelinde geniş bir diziyi menüsüne dahil ediyor ve klasik Big Mac’ini üç ayrı boyut seçeneğiyle sunuyor.

McDonald’s’ın bu çabalarının arkasında iddialı bir amaç var. Şu anda %20’lerin ortasında olan faaliyet marjını 2019’a kadar %40’ların ortasında görebilmeyi umuyor.

Restoran şartları ve sürekli müşteri sahibi olmanın zorluğu göz önüne alındığında, bunun elde edilmesi zor bir hedef olduğunu söylemek mümkün.

McDonald’s, tek başına menünün yapamadığı şeyi teknolojinin yapabileceği umudu ile mağazalarını modernleştirmek için 1,7 milyar dolar harcamakta.

CEO’su Steve Easterbrook, “Sürekli büyüme sağlamak için daha sık ve daha çok müşteri çekmeliyiz.” diyor.

Etiketler