Geleneksel Markalar İçin Startup Gibi Düşünmenin Yolları

Hızla değişen perakende sektöründe yaşanan değişiklikler ve tüketici alışkanlıklarındaki kaymalar hala geleneksel bazı perakendeciler için ciddi zorluklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Atalarından kaldığı için perakendecilik yapan değişime kapalı markalar satış yapmakta ve günümüz tüketicilerinin ilgisini çekme konusunda sıkıntı yaşamaktadır.

Başarılı markaların tek ortak özelliği değişimden korkmuyor oluşlarıdır.

Büyümeyi başaran markalar zamana uyum sağlayabilen ve yeni fikirleri benimseyebilen markalardır. Zara, H&M ve Nike gibi bu zihniyette olan markalar eski moda düşünceleri bir kenara bırakıp satışlarını arttırmaktadır. Zira müşterilerine fayda sağlamakta, uygun hareket etmekte ve tatmin edici davranmaktadır.

Uzun lafın kısası şu: Bu markalar birer startup gibi düşünmektedir.

Bu modeli erkenden kabul eden markalar yarışı önde götürmektedir ve eski markaların onlara yetişmesi için aynısını yapmaları gerekmektedir. Müşterinin isteklerini daha iyi anlamak ve hedeflenen satış rakamlarına ulaşabilmek için bu markalar, ellerinde bulunan verileri kendi lehine kullanabilirler. Geleneksel markalar kendi aralarında rekabet etmekten bir an önce vazgeçmelidir.

Gelecek Mobilde

Markalar dijitalleşmezlerse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır. İlk yapmaları gereken ise mobil e-ticaret. Yapılan incelemeler ABD’deki e-ticaret satışlarının 2020 yılına kadar 530 milyar dolardan fazla hacme sahip olacağını ve 206 milyondan fazla tüketicinin online alışveriş yapacağını öngörüyor.

Nike’ı ele alalım. 50 yıllık bir marka olan Nike teknoloji startupı gibi düşünerek direkt tüketiciyle iletişime geçen bir model benimsedi. Spor giyim devi rekabette ön sıralarda yer almak için önümüzdeki 5 yıl içerisinde %250 büyüme hedefliyor. Ayrıca mobile yatırım yapmak şirketlere müşterileriyle daha kişisel iletişim kurma ve müşterilere kişisel deneyim sunma imkanı sağlıyor.

Mobil stratejilerini kusursuz bir şekilde uygulayabilen şirketler tüm e-ticaret gelirlerinde de artış gözlemliyor. Mobil stratejiler trafik yaratmak ve önemli satışlar gerçekleştirmek için oldukça düşük maliyetli bir yöntem.

Fiziksel Her Şey Dijitalleşiyor

Mağazası bulunan markalar fiziksel ve dijital dünya arasındaki keskin çizgiyi ortadan kaldırmalıdır. Mağazada alışveriş oranlarında düşüşün yaşandığı günümüzde beacon gibi entegre alışveriş çözümleriyle müşterileri hedefleyerek onlara özel bir deneyim sunmak mağaza satışlarını da arttıracaktır. E-mağaza satışlarının etkinliğini ve hızını yakalayabilmek için mağazaiçi dijitalleşme eski markaların, müşterilerine daha iyi hizmet sunmasını sağlayacaktır. Zira perakende analizcisi Jan Kniffen ABD’deki AVM’lerin 1/3’ünün kapanmanın eşiğinde olduğunu açıklıyor.

Mağazaları tüketiciler için daha cazip hale getirmek, mağazadan satınalımlarda yaşanan düşüş göz önüne alındığında elbette oldukça zor. Ancak şirketler bu satın alma alışkanlığındaki değişimi kullanabilir ve mağazaların foksiyonunu yeniden tanımlayabilirse pozitif yönde bir gelişim gösterebilir. Stokların ağzına kadar dolu olduğu bir mağaza yerine dükkanlar online bir mağaza ile birlikte hareket edebilir. Mağazaları daha ziyade bir showroom gibi kullanabilirlerse müşterileri, mağazada denedikleri kıyafeti markanın internet sitesinden almaya ikna edebilirler. Daha az perakende alanı ve daha az stok daha düşük maliyetler anlamına gelir.

Müşterilerle İletişime Geçmek Önemli

Hedef kitleniz sürekli olarak değişiyor ve farklı demografik gruplarla farklı iletişim biçimleri geliştirmek artık her zamankinden daha önemli. Yeni nesil, dürüst müşteri hizmetlerine karşı çok hassas ve alışveriş yapmadan önce yüksek ihtimam gösteriyor. Markalar iletişim kurarken bunu dikkate almak zorundalar; aksi takdirde satışların düşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Müşterilerle düzgün iletişim kurmak günümüzde daha ziyade sosyal medya üzerinden yürütülmektedir ve geleneksel markalar dikkatini bu yöne kaydırırsa değişimin yarattığı zorlukların üstesinden gelebilir. Sosyal medya iletişimi yapılması gereken bir şey değildir, doğru yapılması gereken bir şeydir. Geleneksel olmayan pazarlama yöntemleri ve markalı içerikler geleneksel markalar için yüksek potansiyel taşımaktadır.

Pazar büyümeye devam ettikçe sosyal iletişimiyle ortama uyum sağlayamayan markalar, müşterilerinin dikkatini toplamayı beceren daha yeni ve parlak markalar tarafından rekabet dışı bırakılacaktır. Müşterilerinizle iletişime geçmek için Snapchat veya Instagram gibi bir kanal oluşturun. Sosyal satış zincirleme bir reaksiyondur. Yeterli sayıda kullanıcı ürünü satın alırsa markalar da sosyal medyada daha güçlü hale gelir. Müşterilerin markayla ilişkisi kurulur ve sadakat sağlanırsa da sosyal kanallar aracılığıyla alışveriş deneyimi daha kişisel hale getirilebilir.

Kaynak: TechCrunch

Etiketler