Uber ve Lyft Şehirlerdeki Toplu Taşıma Açıklarını Doldurabilir

Bundan çok da uzun olmayan bir zaman önce, özel mobilite firmaları toplu taşıma sektörünü olduğu gibi yalayıp yutacak gibi görünüyordu. Her şey taksilerle başladı, sonra kademe kademe otobüslere ve trenlere yayıldı. İnsanlar toplu ulaşımın ölümünden bahseder hale geldi; özellikle Uber’in muazzam başarısı ve belli başlı şehirlerde toplu taşımaya azalan talep de göz önüne alındığında. Her şey özelleşecek, algoritma haline getirilecek ve “uberleşecek” gibi görünüyordu.

Ancak son zamanlarda toplu taşıma yetkilileri Uber ve Lyft gibi mobilite şirketlerinin sunduklarını benimsemeye başlamış gibi görünüyor. Bu şirketlerin ağlarındaki açıkları kapatabileceklerinin, daha entegre ulaşım sistemleri yaratabileceklerinin ve hatta daha düşük gelirli gruplar arasında “transit eşitlik” bile sağlayabileceklerinin farkına vardılar. Mart ayında Amerikan Toplu Taşıma Birliği’nin yapmış olduğu bir araştırma, toplu taşıma ve özel hizmetler büyük ölçüde birbirini tamamlayıcısı olduğunu ortaya çıkarttı. Mesela Uber, otobüslerin oldukça seyrek geçtiği sabah 10 ila öğleden sonra 4 saatleri arasında faaliyet göstererek bu açığı tamamlayabilecek nitelikte.

Bir New York ulaşım kurumu olan TransitCenter ise daha pek çok işbirliği fikri sunan bir rapor hazırladı.

Rapora göre öncelikle toplu taşıma ajansları, “ulaşımın güçlü yönlerini yeniden yapılandırmalılar.” Örneğin Florida’daki Pinellas Suncoast Ulaşım Merkezi’nin Uber ve United Taxi ile anlaşması var. PSTA bu anlaşma sayesinde geleneksel ulaşımın pahalı olduğu güzergahlarda %50 daha ucuz yolculuklar sunarak daha aktif güzergahlar için gelir sağlamış oluyor.

İkinci olarak ise ajanslar geleneksel dışı hizmetleri desteklemek için varlıklarını (assets) kullanabilirler. San Francisco bölgesinde bulunan BART, istasyonları yakınlarındaki araba paylaşım hizmetleri sağlayıcılarına park noktaları kiralıyor.

Üçüncü olarak ise toplu taşıma ajansları ve özel şirketler, veri etrafında iş birliği sağlayarak kullanıcılar için iyileştirilmiş mobil hizmet sağlayabilir. Örneğin Chicago’nun Divvy bisiklet paylaşım projesi, seyahat planlama uygulaması olan Transit isimli uygulama ile ortaklık yapıyor. Bu ortaklık sayesinde veri paylaşımı sağlanarak yolculara Divvy üzerinden kayıt olma, üyelik ödemesi yapma ve bisikletlere ulaşma imkanı sunuluyor – hem de herhangi ek bir yükleme yapma gereksinimi olmadan.

Rapor ile ilgili düzenlenen bir konferansta yazarlardan Zak Accuardi, toplu taşıma ve özel taşıma şirketleri arasındaki çatışmanın biraz da medya tarafından abartıldığını belirtti. “Medya, özel şirketlerin toplu taşıma sistemlerini devrimleştireceğini yazıyor. Ancak gerçekte toplu taşımanın temel avantajları var, ve bu iki sektör gayet de bir arada çalışabilir.”

Özetle rapor, en azından şimdilik Uber’in ve toplu taşımanın birlikte çalışabileceğini gösteriyor… 50 yıl içinde hepimizin metroyu kullanıp kullanmayacağı ise ayrı bir soru.

Etiketler