Airbnb’nin Şirket Kültürüne ve Çalışan Deneyimi Yönetimine Yakından Bakış

İşletmeler, tüketicilere farklılık ve etkileşim dolu bir deneyim sunmaları gerektiğinin uzun zaman önce farkına vardılar. Ancak Y kuşağı, Amerika’nın önde gelen iş gücü olmak için X kuşağını ezip geçtikçe, şirketler de aynı felsefeyi, çalışanlarını etkileşim içerisinde ve mutlu tutmak için kendi şirket kültürleri üzerinde uygulamaya başladılar.

Bugün uzun vadeli düşünen şirketler, yetenekli çalışanların, yan hakları olan bir işten daha fazlasını beklediğinin farkındalar. Bazı şirketler “çalışma ortamını” daha verimli hale getirebilmek adına spor salonu, ücretsiz masajlar ve gurme yemekler sunarken, Airbnb daha farklı bir yaklaşım sergileyerek, “deneyim sunan bir iş yeri” konseptine kucak açmış. Bu konseptin özünde, fiziksel, duygusal, entelektüel ve sanal olmak üzere, işi tüm açılardan, çalışanlara ilham vermek adına dikkatlice planlıyor.

191 ülkede, 34.000 şehirde, 1 milyonu aşkın ilana sahip Airbnb, paylaşım ekonomisinin lideri olarak görülüyor. YouTube’un televizyona, Huffington Post’un da geleneksel medyaya yaptığı gibi, Airbnb herkesin hem tüketici hem de üretici olmasını sağlıyor. Airbnb şimdi bu iştirakçi deneyimi çalışanlarına taşıyor ve çalışma alanlarını bir deneyim merkezi haline getiriyor.

Airbnb global çalışan deneyimi yöneticisi Mark Levy, bu konsepti şu şekilde tanımlıyor: “Airbnb’de biz, misyonumuz olan #istediğinyereaitol (#belonganywhere) kavramını hayata geçirmeye odaklanıyoruz. Bu kavram kapsamında unutulmaz bir iş yeri deneyimi yaratmak istiyoruz… Çalışanlarımızla her alanda etkileşim kuruyoruz. İşe alımdan, ne tür bir çalışma ortamı sağlayacağımıza, ne gibi gönüllü organizasyonlarında bulunmak isteyebileceklerinden, paylaştığımız yemeklere kadar. Bunlar kulağa genel geçer şeyler gibi gelse de, aslında öyle değil. Mesela Airbnb ofisimiz, açık alan kat tasarımından ‘istediğin yerde çalış’ ortamına geçti. Böylelikle çalışanlar, birden fazla çalışma yerinden istediklerini seçip çalışabiliyorlar. Buna mutfak tezgahı, yemek masası ya da ‘salon’ da dahil. Bu, çalışanlarımıza ya tek başına, ya da takım arkadaşları ile etkileşim içerisinde çalışma fırsatı sunuyor ve aitlik hissiyatı yaratıyor.” Bu konsept, istatistiklere de yansımış bile. Airbnb çalışanlarının yüzde 90’ı, Airbnb’yi “çalışmak için harika bir yer” olarak görüyor.

Airbnb_Çalışan_Deneyimi

Levy’nin sorumluluk alanı, bu geniş vizyonun hakkını veriyor. Levy, işe alım, personel yönetimi ve insan kaynakları operasyonları gibi, yalnızca tipik İK fonksiyonlardan değil, aynı zamanda “deneyim sunan bir iş yeri” gibi yeni konseptler üretmekten de sorumlu. Bunların içerisinde yemek, global vatandaşlık, her ofiste bulunması gereken ‘yaratıcı çalışan’ takımı (ground control), iç etkileşim ve şirket etkinlikleri de var. Airbnb’nın kurucu ortağı Joe Gebbia, bunu güzel bir şekilde özetlemiş: “Airbnb’de her şey, birinin evinde misafir olmanın devamlılığı gibi.”

Çalışan deneyimi yöneticisi rolü, geleneksel insan kaynakları fonksiyonlarını pazarlama, gayrimenkul, etkinlikler, sosyal sorumluluk ve iletişim ile harmanlıyor. Bu rolün modern sorumluluklarından bazılarını maddeleyecek olursak:

Yemek: Airbnb, yemek programı kapsamında sağlıklı ve doyurucu yiyecek opsiyonları sunarak, şirketin dahil olduğu 191 ülkeden gelen, otantik ve yerel yemekler arasında bir döngü oluşturmuş.

Çalışma Ortamı: Airbnb’nin genel merkezi, iş ve ev ortamı arasında bir yer gibi. İçerisinde mutfak, kütüphane, demo oluşturma mağarası, meditasyon odası, yoga odası ve yemyeşil bir sera bile var.

Ground Control Takımı: Airbnb’de ‘ground control’; kutlama, tebrik, iletişim, eğitim gibi farklı alanlarda etkinlikler organize ederek çalışanlar için unutulmaz bir deneyim sunmakla görevli bir takım. Bu, ücretsiz yiyecek, spor salonu ya da iş yerinde masajdan çok daha fazlası. Bu takım, işte ve iş ortamının dışında meydana gelen her şeyin yönetimi ve organizasyonundan sorumlu.

Global Vatandaşlık: Her Airbnb çalışanına ayda 4 saat olmak üzere gönüllü olma imkanı tanınıyor. Airbnb’nin global vatandaşlık kavramının özünde, şirketin iş yaptığı ülke ve şehirlere ‘geri verme’ düşüncesi yatıyor. Çalışanlar genellikle bu zamanı kendi mahallelerinde değerlendirip, yerel ev sahipleri ile vakit geçiriyor.

İşe Alım: Airbnb’nin her iki kurucusu da Rhode Island Tasarım Okulu’ndan mezun olduklarından dolayı pek çok süreçte Disney tarzı bir film şeridi yaklaşımı kullanıyor; buna işe alım süreci de dahil. Bu yaklaşımın da özünde, aynı temel değer var: İyi bir ev sahibi olmak.

Katılımcı Teknolojiler: Airbnb, şirket kültürünü yaygınlaştırmak için son teknolojiye başvuruyor. Her Salı günü tüm ofisler arasında canlı yayın toplantıları yapılıyor ve şirket içinde sürekli olarak WhatsApp kullanılıyor. Airbnb’nin burada da önceliği, şirket kültürünü paylaşılır hale getirmek.

Şeffaflık: İş ortamında şeffaflık, liderlik için artık bir vazgeçilmez. Airbnb de bu kültüre bağlı kalarak, çalışanlara diledikleri zaman diledikleri gibi kendilerini ifade etme özgürlüğü tanıyor. Airbnb’nin Glassdoor.com‘daki yorumlarından da bu net bir şekilde anlaşılıyor.

Airbnb, hem ev sahipleri, hem ziyaretçileri, hem de çalışanları için unutulmaz bir deneyim sunması gerektiğinin farkında. Diğer şirketler de Airbnb’yi örnek alarak verimli, faydalı ve çalışanlarına değer veren bir iş ortamı yaratabilir.

Etiketler