
Larry Page, Google’ın kurucu ortağı ve uzun süre şirketin CEO’luğunu yürüttü. Sahip olduğu vizyon, uyguladığı yönetim tarzı ve ilgi alanları açısından pek çok kişiden farklılaşıyor. Page hakkında ilgi çekici ve kimi zaman hayranlık uyandırıcı bilgiler içeren yazıyı sizlerle paylaşmak istedik. Yazı iki bölümden oluşacak. İlk bölüm aşağıda. Keyifli okumalar:
Charles Chase, Lockheed Martin adlı teknoloji şirketinin nükleer füzyon programını yöneten bir mühendis. Bundan üç yıl önce Google’ın Solve For X konferansına katıldı. Lobide bir koltukta otururken daha önce tanışmadığı biri yanına geldi ve oturdu. İnsanlığın sürdürülebilir bir füzyon reaksiyonu yaratmak için zaman, para ve teknoloji olarak ne kadar geride olduğu konusunda 20 dakika kadar konuştular. Karşısındakinin adını ancak konuşma bitiminde sormuştu. Google’ın kurucu ortağı ve CEO’su milyarder Larry Page ile konuştuğunu işte o an öğrendi. Sonradan bu olay ile ilgili Chase şöyle diyordu: “Benimle konuşması onun için gayet doğal bir şeydi ve “Kiminle konuştuğunu biliyor musun?” tarzında bir yaklaşımı yoktu. Rahattık.”
Larry Page, bilinen tarzda bir CEO değil. Kurumların en tepesindeki liderler, yatırımcılara verilen finansal bilgi konferanslarındaki rolleri için epey zaman harcarlar veya büyük etkinliklerde yeni ürünleri tanıtmak için sahnede boy gösterirler. 42 yaşındaki Page ise 2013 yılından beri yatırımcılarla yapılan periyodik finansal durum görüşmelerine katılmıyor. Google’ın en büyük etkinliği olan ve yeniliklerin tanıtıldığı I/O etkinliğinde kendisini görmenin en iyi yolu ise, ana sahneden uzaklaşmak.
Gündemde yer almaması, insanlarla bir araya gelmekten kaçındığı anlamına gelmiyor. Page, robotik konferanslarının ve TED gibi entelektüel buluşmaların düzenli bir katılımcısı. Ayrıca Google’ın Solve X ve Sci Foo Camp gibi çeşitli akademik toplantılarında genelde yer alıyor. Buralarda teknoloji hakkında diyaloglara dahil oluyor ve girişimcilere tavsiyeler veriyor.
Page, bugüne kadar şirketinin ana faaliyet alanından çok farklı alanlara yatırım yaptı. Bu yatırımların pek çoğu, kişisel ilgi ve hayranlıklarının bir yansıması. Sahip olduğu iş alanlarına bakarsak, temelde iki kategori göze çarpıyor: Google’ın nakit zengini reklam işi ve henüz para kazandırmayan, spekülatif bazı projeler (sürücüsüz otomobil gibi). Alphabet adlı yeni holding oluşumu ile, bu iki alan birbirinden ayrılıyor. Alphabet altında yer alan şirketler ve yatırımlar, biyoteknolojiden enerji oluşumuna, uzay seyahatinden yapay zekaya ve şehir planlamacılığına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyorlar.
Şirket, 1 Şubat’taki duyurusu ile, geçen yılın dördüncü çeyrek gelir raporunu sunacak. Bu raporda, Google’ın ana faaliyet alanı dışındaki projelerine ilişkin finansal bilgileri ilk kez paylaşacak.
Alphabet’in CEO’su Page’in ana görevi, Google’ın reklam işinden kazandığı milyarların, yeni şirketler ve endüstrilerde ne şekilde kullanılacağını belirlemek. Bunu Google’ın diğer kurucu ortağı olan Sergey Brin ile birlikte, yatırım yapılacak yeni insanlar ve teknolojiler bularak sağlayacaklar. Bunu yanında artık Alphabet’e bağlı faaliyet gösteren Google Inc. organizasyonunu basitleştirecekler. Böylelikle şirketteki liderler daha fazla inisiyatif kullanabilecekler.
Yatırımcılara yazdığı bir mektupta Page: “Genel olarak hedefimiz, her iş kolunu yöneten güçlü bir CEO barındırmak. Ben ve Sergey, gerektiğinde kendilerine yardımcı olacağız.” dedi. Bu CEO’ları belirlemek, gelişmeleri takip etmek ve ücretlerine karar vermek Page ve Sergey’in işi olacak.
Google’ın yönetimi, yeni CEO Sundar Pichai’ye verildi. Pichai’nin görevi, Google’ın reklam işinin canlı ve güçlü kalmasını sağlamak. Bu sayede öğrenen makine ve sanal gerçeklik gibi gelişmekte olan konularda inovasyon için kaynak bulunacak. Bunun yanı sıra ilerleyen yıllarda gündeme gelebilecek regülasyon bağımlı sorunları aşmak da Pichai’nin önemli bir işi olacak. Pichai, kanseri önleme veya uzaya roket yollama gibi konularla ilgilenmeyecek.
Page’in yeni rolü, yarı yetenek avcılığı yapmak, yarı teknoloji vizyonu oluşturmak. Henüz Alphabet Holding altındaki şirketlerin pek çoğuna CEO bulmuş değil.
Page bugüne kadar verdiği beyanatlarda, zamanının önemli bölümünü yeni teknoloji araştırmalarına ayırdığını söyledi. Esasen bu teknolojilerin yaratılması ve gelişimi için ne tür finansal ve lojistik engeller bulunduğuna odaklanıyor.
Yatırımcılara ilettiği mektupta açıkça, Sergey ve kendisinin artık, “yeni şeyler başlatma” işinde olduklarını söylüyor.
Page’in ilgi alanı her zaman genişti. Michigan’da lisans eğitimine devam ederken, güneş enerjili otomobil, müzik ve ses teknolojileri ile ilgilenmiş ve bir keresinde kampüs içi tramvay devreye alınmasını önermişti. 1995’te Stanford’da bilgisayar mühendisliği doktorasına başladığında, araştırma konuları içinde sürücüsüz otomobil ve internette arama yapmayı geliştirecek fikirler ön plandaydı. Tezi konusunda kendisine danışmanlık veren Terry Winogard şöyle diyor: “Stanford’a gelmeden önce bile ilgi çekici teknik olanaklara merakı vardı. Onun için bir şeyi ilginç kılan, barındırdığı teknik zorluklardır.”
Google’dakiler Page’i, insanların işlerini nasıl yaptığını sorgulayan ve işleri farklı yapabilme yolları arama konusunda zorlayan biri olarak tanır. Geçen yılki Fortune Global Forum’da konuşan Page, şirketin veri merkezlerini yürüten kişilerle konuşmayı çok sevdiğini belirtmişti. Onlara “Transformatör nasıl çalışır?” “Güç, sisteme nasıl verilir?” “Bunun için ne kadar ödüyoruz?” gibi sorular sorduğunu eklemişti. Bunları doğuran esas sorunun ise “Bu alanda ne gibi fırsatlar var?” olduğunu söylemişti. Sormaktan hoşlandığı bir başka soru ise: “Bu iş büyüyebilir mi?”.
Page, bu tip konular hakkında fikir beyan etmeyi kabul etmiyor. Şirket içi meselelerle ilgili konuşulmaması gerektiğinden, onunla ilgili bilgi veren kişiler de adlarının gizli kalmasını istiyor. Bu nedenle yazının bundan sonraki kısmındaki bilgilerin pek çoğu, kaynak adı verilmeden yer almak durumunda…
Page ile yakın çalışmış olan pek çok eski Google’lı, yönetim tarzının yeni teknoloji ve ürün fikirlerini alıp mümkün olduğunca farklı alana yaymak olduğunu söylediler. Öyle ya, Google’ın tahminleyen arama aracı Google Now neden bir insan hayatındaki her şeyi tahminleyemesin ki? Pek çok şey bir portal üzerinden alınıp satılabilirken, sigorta portalı neden olmasın ki?
Ama kurumsal başarı, ekibin dağılmasını getirir. Nitekim Google, bir kısım mühendis ve diğer çalışanların, Facebook ve Uber gibi daha genç rakiplere gitmesi durumunu yaşadı. Page, bir kısmına kalmaları için kişisel olarak ısrar etti. Birkaç vaka için, şirketin girişimci ruhlu insanlar için çalışması zor bir yer haline gelmiş olmasından endişe duyduğunu söyledi. Alphabet oluşumu ile Google’ı parçalara ayırırken, çalışanların yeni işler yaratmalarını ve satın alım için potansiyel taşıyan hedefler belirlemelerini mümkün kılmayı amaçlıyor.
Bir diğer hedefi ise, kendi ofisini dev bir kurumu yürütürken uğraşmak durumunda kalınan pek çok sinir bozucu konudan arındırmak. Google’dan yeni ayrılan bazı eski çalışanlara göre, Page kendini şirket içi bazı güç mücadelelerinin, çatışmalarının içinde buldu. Google Plus’ın YouTube gibi diğer ürünlerle nasıl entegre edileceği, önceden Android birimine bağlı olup sonradan arama birimine bağlanan Google Now’ın doğru yerinin neresi olduğu gibi konular…
Page’in mevcut ürünlerin yönetiminin büyük kısmını Pichai’ye vermesinin altında işte bu tip sebepler yatıyor. 2014’te Pichai’nin ürün yönetimini başına geçişini duyuran konuşmada Page, bu değişiklikle büyük resme daha fazla odaklanabileceğini ve şirketin yeni nesil isteklerini hayata geçirebilmek için daha fazla zamanı olacağını söylemişti.
Kendisine yakın çalışmış olanlar, arka arkaya toplantıları engellemeye çalışarak; ilgili duyduğu teknoolojileri okumak, araştırmak ve görmek için takviminde yer açmaya çalıştığını söylüyorlar.