Milyar Dolarlık Şirketlerin Yükselişi ve Çöküşü

Bazı özel teknoloji şirketleri yüksek değerlerini aklama konusunda zor zamanlar geçiriyor.

Teknoloji firmaları çalışanları geçtiğimiz günlerde San Francisco’daki bir sinemada Michael Lewis’in çok satan kitabından uyarlanan “The Big Short” isimli filmin ön gösterimi için bir araya geldi. Aralık ayında gösterime girecek olan film; bir grup kişinin her zaman olduğu gibi yükselişine devam etmesi beklenen konut sektörüne karşı bahse girmesini konu alıyor. Bu hikayenin sonunu ise hepimiz biliyoruz.

Filmi izleyenlerden bazıları durumların nasıl aniden değişebileceğini hatırlamış olabilir. Teknoloji firmaları konut sektöründeki kadar ciddi olmasa da bir iflasın eşiğinde ve dün gelecek vadeden bu endüstrideki iyimserlik gittikçe azalıyor.

Özel teknoloji şirketlerinin değerleri 6 ay öncesine nazaran daha düşük bir süratte artıyor. 24 Kasım’da Amazon’un rakiplerinden e-ticaret şirketi Jet, 350 milyon dolar yatırım alarak şirketin değerini 1.5 milyar dolara yükselttiğini açıkladı. Bu miktar zarar eden bir startup için kayda değer bir meblağ olsa da ilk başta umulandan daha düşüktü. Ev, oda kiralama firması Airbnb ise 100 milyon dolar yatırım aldı ancak değeri yükselmek yerine 25 milyar dolarda kaldı. Özel sermaye şirketlerine yatırım yapan Horsley Bridge’den Fred Giuffrida, son 6-8 ayda son tur yatırımlardaki değerlerin %25 oranında düşüş gösterdiğini tahmin ediyor. Ayrıca bu yatırım turlarının tamamlanması da normalde olduğundan daha uzun sürüyor.

Son çeyrekte Fidelity’nin de içinde bulunduğu bir grup yatırım fonu, borsaya kayıtlı olmayan teknoloji firmalarındaki varlıklarının bazılarının değerini düşürdü. Fidelity, Dropbox’un değerini %20, Snapchat’in değerini %25, yazılım firması Zenefits ve veri tabanı şirketi MongoDB’nin ise %50 civarında düşürdü. Tüm bu şirketler henüz piyasaya girmiş ancak 1 milyar dolar üzerinde değere sahip şirketler. Bu şirketler tüm startuplar içerisinde en çok umut vadedenler olarak görülüyor. Örneğin, Zenefits Mayıs ayında 4.5 milyar dolar değerleme ile yatırım almıştı.

Yatırım fonu şirketleri bu tür değer düşürmeler konusunda yorum yapmaktan geri dursa da sebebin, bu şirketlerin büyüme hedeflerini karşılayamaması olduğuna inanılıyor. Borsada görülen dalgalanmalar da bir diğer sebep olabilir. Zira yatırımcılar borsada yer almayan şirketlere, borsada yer alan muadilleriyle kıyaslayarak değer biçiyor. Risk sermayesi firması Spark Capital ortaklarından Jeremy Philips’e göre bu durum kimi zaman özel şirketlerin lehine olsa da borsa değerleri düştüğünde zarara sebep oluyor.

Özel şirketlerin ulaştığı yüksek değerlerin halka açıldıklarında sürdürülemediği gerçeği ise gün geçtikçe netlik kazanıyor. Ödeme şirketi Square’in bu ayki değeri 4 milyar dolar olarak görünüyor. Bu rakam şirketin son özel yatırım turunda olduğundan 1/3 oranında daha düşük. Daha pek çok şirket de değer düşmesiyle karşı karşıya. El işi ürünlerin satıldığı online pazar Etsy ise en bahtsız olanlardan biri. Etsy’nin değeri şirket Nisan ayında halka açıldığında olduğundan %70 oranında daha düşük.

Bu şirketlere yatırım yapan pek çok yatırımcı yeni nesil teknoloji firmalarının eski düzeni sarsacağına inanmıştı ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Amazon, Google ve Facebook gibi teknoloji devleri etkileyici bir ivmeyle büyümeye devam etti. Büyüklükleri düşünüldüğünde startupların yönlendiği yeni pazarlara girme konusunda da oldukça başarılı oldular. Örneğin Facebook, Snapchat’e rakip bir mesajlaşma uygulaması geliştirirken Amazon da Dropbox’a rakip ve üstelik de daha geniş alan sunan bir bulut depolama hizmeti kurmayı başardı. Pek çok kazançsız startup ile karşılaştırıldığında büyük firmaların abartılı bir şekilde değerlendiği de söylenemez. Gün geçtikçe yatırımcılar şunun farkına varıyor ki yalnızca milyar dolarlık girişimleri gözlerinde büyütmediler aynı zamanda yerleşik firmaların büyüme ihtimallerini de hafife aldılar.

Startupları destekleyen bazı yatırımcılar daha temkinli bir mizaca büründü. Yeni yatırım turlarına çok daha az sayıda uzman teknoloji yatırımcısı katılmaya başladı. Serbest yatırım fonları, varlık yönetimi şirketleri, oligarşi yöneticileri, prensler ve devlet fonları gibi genel yatırımcılar bu açığı kapatır hale geldi. Fidelity Jet’in son yatırım turunu yöneten firma olsa da Amazon’un ayağını kaydırmak için para akıttığından Jet’e sektörde pek de hoş gözle bakılmıyor.

Eylül ayında Silikon Vadisi’ndeki pek az kişinin bildiği İskoç varlık yönetimi firmalarından biri olan Baillie Gifford, kalifiye işçilerin iş bulmasına olanak sağlayan Thumbtack’in yatırım turlarından birini yönetti ve startup 1.25 milyar dolar değere ulaştı.

Son zamanda yatırımcılardan yüksek miktarda para alan milyar dolarlık girişimler, pazar payına sahip olabilmek için su gibi para harcama huyu edindi. Uber’in rakiplerinden taksi çağırma şirketi Lyft, bu yılın ilk çeyreğinde 130 milyon dolar zarar ettiğini duyurdu. Şirketin gelirinin ise 50 milyon dolardan az olduğu söyleniyor. Bu tür alışkanlıklar ya şirketlere yatırılan paralar suyunu çekince ya da söz konusu şirketler yatırımcılar tarafından yola getirildiklerinde duracak gibi görünüyor.

Milyar dolarlık girişimler arasındaki yanlış uygulamalardan biri de değerlerini şişirmek ve sektör dışındakilerin gözünde yanlış bir izlenim yaratmak. Her yatırım aldıklarında değerlerini yukarıya çekmek için pek çok şirket, hisselerin yanı sıra yatırımcılara bazı ayrıcalıklar vermeyi de kabul ediyor. Teoride, eğer bir yatırımcı bir şirketin %10’luk hissesi için 100 milyon dolar ödemeyi kabul ederse bu 1 milyar dolarlık değer anlamına geliyor. Lakin yatırımcı satın alma koşullarına geri iade garantisi veya para iadesi gibi şartlar eklerse şirketin değerinin 1 milyar dolar olarak kaldığı söylenemez. Yatırımcı şirketten elde ettiği ekstra garantiler sürdükçe 1 milyar dolarlık değere ulaşmış gibi söz etmeye devam edebilir.

Son yatırım turlarında yer almak için pek çok yatırımcı şirketlerden likidite tercihi gibi ayrıcalıklar istiyor. Bu durumda en azından paralarını geri alacaklarına veya iade garantisine dair söz almış oluyorlar. Bazen de yatırımcılara, şirket borsada yer aldığında değeri düşerse telafi niteliğinde daha fazla hisse verilmesi öneriliyor. Square’de de bu durum yaşandığından şirket halka açıldıktan sonra değeri düşse bile son tur yatırımcıların bu işten oldukça karlı çıkacağı tahmin edilebilir.

Adi hisse senedi varlığı nispeten daha azaltılmış olan milyar dolarlık girişimlerin çalışanları, söz konusu durumda en çok zararda olanlar gibi görünüyor. Haziran ayında halka açılan Fitness takip cihazı Fitbit yöneticisi James Park, “Şirketler yüksek değerlendirilmeyle çalışanlarına kötülük yapıyor.” diyor. Park, “ İmtiyazlı hisse senetleri ve likidite tercihi işin içine girdiğinde pek çok insan ellerindeki hisselerin aslında çok da değerli olmadığını fark etmiyor.” diye de ekliyor.  Park’a göre özel şirketler 20-30 milyar dolarlık şirketler olacaklarını iddia ederken sadece ukalalık yapıyor. Bu ukalalık çalışanları cezbetse de diğer taraftan da yanlış yönlendiriyor.

Milyar dolarlık şirketler güruhundaki pek çok firma ya birbirine ya da uzun süredir sektörde bulunan yerleşik firmalara benziyor. Ancak buna rağmen pek çoğu da kendi iş kollarında uzun süreli başarı sağlayacak şirketler olarak değerlendiriliyor. Acı gerçek şu ki, hepsi hayatta kalmayı başaramayacak. Yatırım almaları nispeten daha kolay olduğundan zayıf şirketler daha uzun süre varlıklarını korumayı sürdürecek. Daha güçlü olanlar için ise müsrif tutumları, harcamalarını kontrol etmeyi ve kar elde etmelerini zorlaştırıyor. Bu sebeple yatırımcıların yeni takındığı temkinli yaklaşımın teknoloji endüstrisinde daha sağlıklı bir iklim yaratması bekleniyor.

Uber gibi hala kazanan tarafta yer alan firmalar ise yatırımlardaki daralma ne kadar ciddi boyutta olursa olsun para bulma konusunda hiç sıkıntı çekmeyeceğe benziyor. Yavaşlamayı en çok hissedecek firmalar müşterileri diğer teknoloji şirketlerinden oluşanlar olacak. Yiyecek teslimatı, catering ve taksi çağırma şirketleri San Francisco ve Silikon Vadisi’ndeki pek çok firmaya hizmet veriyor. Online izleme araçları (online monitoring tools) ve iş bulma firmaları da yüksek oranda teknoloji şirketlerine bağımlı. Yatırımcı Gil Penchina’ya göre bu şirketler arasında Twitter ve Facebook gibi teknoloji firmalarının reklamlarından büyük gelir elde etmiş daha büyük şirketler de bulunuyor.

Thumbtack kurucularından Sander Daniels, son gerileme döneminden sağlıklı ve iyi sermaye edilen şirketlerin karlı çıktığını dile getirerek; 10 yıl önce yaşanan dotcom iflasından sonra en başarılı mühendisleri toplayan Google’ı işaret ediyor. Gerileme döneminde bol parası bulunan şirketler de oldukça başarılı atılımlar yaptı. Örneğin Airbnb 2 milyar dolar nakdin sahibi ve yıllık yaklaşık 100 milyon $ para harcıyor (burn rate). Konut sektöründeki patlama ve çöküş Silikon Vadisi’ndekilere bir ders verdiyse o da şu; kendini en hızlı toparlayanlar zenginler olacak. Aynı durum elbette teknoloji endüstrisi için de geçerli.

Kaynak: The Economist

Etiketler