Spotify Ülke Direktörü Ergül Çivi ile Pazar Sohbeti

Hepinize merhaba. Bugün DigitalTalks Pazar Sohbetleri’nde ülkemizde 2013 yılından itibaren faaliyet göstermeye başlayan dijital müzik sektörünün dünyadaki en önemli markalarından Spotify’ın Türkiye Direktörü Ergül Çivi ile birlikteyiz.

Ergül merhaba, iyi pazarlar. Sohbet davetimi kabul ettiğin için teşekkür ederim.
Merhabalar Ozan, nazik davetin için ben teşekkür ederim.

Öncelikle bizimle Spotify’ın küresel ölçekte kimi önemli metriklerini paylaşabilir misin? Kaç ülkede faaliyettesiniz? Türkiye bu ülkeler arasında nerede yer alıyor?
2008 yılında kurulan Spotify, an itibariyle 58 pazarda faaliyet gösteriyor ve bu süreç içinde 75 milyon aktif kullanıcı, 20 milyon da ücretli üye kazandı. Arjantin’den Kanada’ya, Danimarka’dan Avusturalya’ya kadar uzanan geniş bir pazar ağına sahibiz. Geçtiğimiz yıl içinde Spotify yüzde 100’lük bir büyüme kaydetti ve kuruluşundan bu yana müzik endüstrisine 3 milyar doların üzerinde telif ücreti ödedi. Avrupa’da dijital müzik endüstrisinden kâr sağlayan plak şirketleri için ikinci en büyük gelir kaynağı haline geldik. Küresel çapta ise en büyük ve en başarılı müzik dinleme platformu olduğumuzu söyleyebilirim.

Türkiye pazarına 2013 yılında girdik. Bu kararımızda Türkiye’nin yenilik vaad eden büyük ve genç bir pazar olmasının önemli bir etkisi var. Türkiye’nin müzik pazarı da çok yüksek potansiyele sahip. Yerel pazarda dinamik ve yaratıcı bir üretim var. Hatta araştırmalara göre Türk müzik endüstrisi 250 milyon dolarlık değere sahip ve önümüzdeki 4 yılda 8 milyon dolarlık bir büyüme göstermesi bekleniyor. Bununla birlikte, özellikle korsan müzik tüketiminin hala popüler bir tercih olduğunu göz önünde bulundurursak, Türkiye’nin dijital müzik pazarı Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Spotify olarak en iyi teknolojileri ve sosyal içerikleri bir araya getirip kullanımı korsandan daha kolay, daha kaliteli ve tabii ki tamamiyle yasal bir müzik hizmeti sunarak Türkiye’nin dijital müzik endüstrisini geliştirmek istiyoruz.

Türkiye’de şu an üyelerinizin yüzde kaçı ücret ödeyerek üye olmayı tercih etti? Buradaki trend nedir? Türkiye olarak para ödemeyi sevmeyip, reklam dinlemeyi mi tercih ediyoruz yoksa? Bu noktadaki yorumların nedir?
Hizmetimizden ücretsiz yararlanan kullanıcıların yüzde 25’i şimdi ücret ödeyerek Spotify’dan yararlanmayı tercih ediyor. Kuşkusuz ‘Freemium’ hizmeti veren dünya çapında en başarılı markayız. Ne yazık ki ülke özelinde rakam paylaşamıyoruz ama Türkiye’nin dijital müzik alanında çok büyük potansiyeli olduğunun altını çizmek isterim. Genç ve dinamik 78 milyonluk bir nüfusun yanı sıra, internet kullanımı ve sosyal içerik anlamında penetrasyonu çok yüksek bir pazar olması da, Türkiye’yi bizim için stratejik ve önemli bir ülke yapıyor. Şu an için yerel pazardaki büyümemizden memnunuz.

Müzik endüstrisinden Spotify gibi iş modeli olan dijital markalara kimi zaman eleştiriler geliyor. Hatırlarsın geçtğimiz Kasım ayında Taylor Swift Spotify’dan parçalarını çekmişti. Sen bu eleştirileri ne kadar haklı buluyorsun? Bildiğim kadarı ile gelirinizin önemli bir kısmını zaten sanatçılara ve yapımcılara aktarıyorsunuz… Bu arada Türkiye’de bir sanatçının tepkisiyle karşılaştınız mı? Aranız nasıl? 🙂
Taylor Swift’in kesinlikle haklı olduğu bir nokta var: Müzik sanattır, sanatın bir değeri vardır ve sanatçılar da bundan dolayı hak ettikleri payı almalıdırlar. Spotify’ı kurduk, çünkü müziği çok seviyoruz ve korsan kullanımın müzik endüstrisine verdiği korkunç zararın farkındayız. Tam da bu sebeple sanatçılara hak ettikleri maddi kaynağı sağlamak için çok çalışıyoruz ve gelirimizin yüzde 70’ini telif sahipleri için ayırıyoruz. Markamızın var olma sebebi müzikseverlerin yeni müzik keşfetmelerine olanak sağlarken, sanatçıların da hayranları ile iletişim kurabileceği bir platform yaratmak ve tüm bunları sektörü korsandan koruyup sanatçıya hak ettiği değeri vererek gerçekleştirmek. Sadece 2014 yılında müzik telif sahiplerine 1 milyar dolarlık ödeme yaptık ve sanatçıların da bu ödemeden adil bir şekilde faydalanması için elimizden geleni yapıyoruz. Yüzde 100 yasal bir platform olarak, binlerce plak şirketi ve yayıncı ile anlaşmalıyız. Spotify sayesinde sanatçılar ve diğer telif sahipleri, her bir şarkı için çalındıkları miktar kadar ödeme alıyorlar.

Türkiye’de de hem büyük plak şirketleri ve yayıncılarla, hem de bağımsız mecralarla anlaşmalarımız var. Doğan Müzik Grubu ve Avrupa Müzik ile kurduğumuz ortaklıklarla da güçlendirdiğimiz, 30 milyonun üzerinde her an her yerde yüksek kalitede dinlenebilecek yerli ve yabancı müzik arşivimiz var. Vodafone ortaklığımız sayesinde de Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşabiliyoruz.

Spotify’a gördüğümüz gibi bir takım yeni fonksiyonlar eklendi. Kişilerin koşu temposuna göre düzenlenen çalma listeleri gibi. Başka ne gibi yenilikler göreceğiz? Paylaşmak istediğin kimi bilgiler var mı?
Evet, Mayıs ayında Spotify Running – Koşu özelliği eklendi platforma. Kullanıcılardan bu özellik hakkında çok güzel yorumlar alıyoruz. Spotify, yeni dönemde 24 saat aktif bir eğlence durağı olmayı hedefliyor. Kullanıcılara daha zengin, yoğun ve sürükleyici bir Spotify deneyimi sunmak için çalışıyoruz ve Türkiye’de ilk etapta Running özelliği ile bu amacımızı hayata geçirdik. Running kişinin koşu temposuna göre anında müzik listesi önerebilen kişiselleştirilmiş, interaktif bir özellik. Çok yakında Nike+ ve RunKeeper uygulamaları ile de uyumlu hale getirilecek. Spotify Türkiye olarak, Türkiye’deki Spotify kullanıcılarının en iyi şekilde hizmetlerimizden faydalanmalarını isteriz. Dolayısıyla video oynatma, kişiye özel içeriklerle güncellenen başlangıç sayfası gibi birçok yeni özelliği en kısa zamanda yerel pazarla uyumlu hale getirmek için çalışıyoruz.

SpotifyÇok yakında çalma listelerinden yaptığınız çıkarımla kişilerin ruh hallerine göre de reklam hedeflemesine başladınız. Bu konuda biraz bilgi verebilir misin? Şu an ne gibi hedefleme imkanları sunuyorsunuz reklamverenlere? Hangi sektörlerdeki reklamverenlerin Spotify’a ilgisi daha yoğun?İnternetten kesintisiz müzik dinlemeyi seven nesille markaları bir araya getirmek amacıyla, müzik dinleyenler hakkında derinlemesine bilgiler sunanMarkalar için Spotify” adını verdiğimiz bir platformumuz var. Yakın zamanda bu platform üzerinden “Müzik Listesi Hedefleme” adında yeni bir hizmet sunduk. Sektörde bir ilk olan bu hizmet, sunduğu ilk elden Spotify verisi ile markaların en çok hedefledikleri kitlelere ulaşmalarını sağlıyor.

Spotify’da kullanıcılar milyarlarca müzik listesinden birine tıkladığında, çoğu zaman spor modu ya da rahatlayalım modu gibi ortak bir aktivite ve ruh halinde oldukları mesajını veriyorlar. Şimdi markalar da 1.5 milyarın üzerinde müzik listesi bulunan Spotify üzerinden sporseverlerden ebeveynlere ve daha nicesine kadar bu listeleri dinleyenleri o andaki ruh hallerine göre hedefleyebilecek.

Sadece mobil cihazlarından Spotify’ı kullanan üyelerinizin toplam üyelerinize oranı nedir? Bunu hem global hem de Türkiye özelinde paylaşma şansın var mı? Ağırlıklı olarak kişiler hem mobil cihazlarında hem de kişisel bilgisayarlarında (desktop ve/veya laptop) mı Spotify’ı kullanıyor? Bu konuda elinizdeki kimi verileri paylaşırsan çok sevinirim.
Elimizdeki veriler şu anda masaüstü kullanıcılarının hala daha fazla olduğunu gösteriyor ancak mobil kullanıcılarla aradaki fark da ciddi ölçüde azalmış durumda. Dünyadaki kullanıcılarımızın yüzde 40’ı Spotify’a mobil cihazlardan bağlanırken yüzde 43’ü masaüstü bilgisayardan giriyor. Yani neredeyse eşitler ve gelişen trendlere bakarsak mobil her an üstün konuma geçebilir. Türkiye’de kısmen daha az mobil kullanıcı görüyoruz. Kullanıcıların yüzde 39’u mobil cihazlardan bağlanırken yüzde 46’sı masaüstünden bağlanıyor. Bilgisayar başında geçirilen uzun çalışma saatlerinin bu oranı belirlemede etkisi olduğunu düşünüyoruz.

Türkiye’de Spotify’ın gelişimi için hangi kurumlarla işbirliği yaptınız şimdiye kadar? Bu noktadaki vizyonunuz nedir? Bu arada Türkiye operasyonunda kaç kişilik bir ekip var?
Spotify Türkiye olarak yerel rakamlar hakkında bilgi veremiyoruz ancak genç ve dinamik Türk bir ekiple Türkiye’yi yeşile boyamaya hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Yerel pazardaki iş ortaklıklarımıza da çok değer veriyoruz. 2013’te Türkiye pazarına girdiğimizden bu yana ana hedefimiz, müzik yayma ve dinleme alışkanlıklarını yasal olarak dijitalleştirip hala popüler olan korsan müzik yayıncılığının yükselişine engel olmak. Vodafone Türkiye ile kurduğumuz ortaklık, mesajımızı daha geniş kitlelere ulaştırmak açısından bizim için büyük bir adım. Geçtiğimiz iki yıl içinde doğru telif sahipleri ile gerekli anlaşmaları yaparak hem yerel hem de uluslararası repertuvarımızı geliştirdik. Dolayısıyla böylesine büyük bir ortaklık kurmak için artık doğru bir zamandı. Vodafone Türkiye’nin teknoloji deneyimleri ve 20 milyonluk üyesi, bizim 30 milyonun üzerinde yerli ve yabancı müzik arşivi sunduğumuz kesintisiz müzik hizmetimizle bir araya gelince müthiş bir uyum sağlandı.

Apple da 30 Haziran’da müzik sevisini açacağını duyurdu. Rekabeti nasıl görüyorsun? Büyük resimde bu işin nereye gideceğini düşünüyorsun?
Kendimizi başka dijital müzik hizmetleri ile kıyaslamanın bize düşen bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Bizim tek odak noktamız, kullanıcılarımıza sunabileceğimiz en yüksek kalitedeki hizmeti sunabilmek. Ve bakarsanız dünya çapında kullanıcı sayımız geçen hafta 75 milyonu buldu. Bunun 20 milyonunu ücretli üyelikler oluşturuyor. Bu rakamlar sadece 1 yılda yüzde 100 büyüdüğümüzü gösteriyor. Yani her 3 dakikada, yeni bir Spotify premium üyesi kazandık. Rekabet bizi sadece alanımızda en iyi olmak için körükleyebilir. Bu başarılı rakamlara baktığımızda da doğru yolda ilerlediğimizi düşünüyoruz.

Çok teşekkürler. Bu arada ben de Spotify’ı keyifle kullanıyorum. Ücretli bir üyeyim 🙂 İyi pazarlar diliyorum. İlerleyen dönemde tekrar görüşmek üzere.
Görüşmek üzere, tekrar teşekkürler!

Etiketler