FitWell’in Hedefi Hailee ile Geleceğin Yapay Zekalı Wellness Koçunu Yaratmak

Bu röportaj AvivaSA Dijital Garaj‘ın katkıları ile yayınlanmıştır.

Hepinize merhaba, bugün FitWell’in kurucusu ve CEO’su Barış Özaydınlı ile birlikteyiz. Barış merhaba, öncelikle sohbet davetimizi kabul ettiğin için teşekkür ederim. Öncelikle seni tanımayanlar için kendinle ilgili kısa bilgi verebilir misin? Kişisel fitness ve beslenme uygulaması olan FitWell fikri nereden doğdu?

Rica ederim, benim için zevk. Kendimi kısaca tanımlamam gerekirse, Ela ve Can’ın babası, spor tutkunu, uslanmaz girişimci, hayalperest ve “maker” diyebiliriz. Üniversite sonrası Unilever’de 5 senelik profesyonel pazarlama yöneticiliği deneyimi sonrası sırasıyla Brand It bütünleşik iletişim ajansını kurdum, Havas Worldwide’in Klan ajansına ortak olarak başkanlığını yaptım, merkezi İsviçre’de olan ve lüks bilgisayarlar geliştiren Fine Technologies şirketini kurdum. Son olarak kariyerimde beni en heyecanlandıran işim olan FitWell’i kurdum.

FitWell, aslında hayatım boyunca bizzat yaşadığım ve çevremde gözlemlediğim bazı deneyim ve problemlerin bir ürünü. Çocukluğum ve gençliğim boyunca hep zayıf denebilecek bir fiziğim oldu. Her ne kadar sporcu olsam ve birçok branş takımlarında oynasam da istediğim kuvvetli fiziğe sahip olamadım. Daha sonra iş hayatına atıldığım dönem spora eskisi kadar zaman ayıramamam ve stres dolayısıyla hem formumu kaybettim hem de çeşitli fiziksel rahatsızlıklar yaşadım. Önce ciddi bir bel spazmı, daha sonra boyun fıtığı başlangıcı bardağı taşıran son damlalardı. Doktor tavsiyesi, vücudumu kuvvetlendirmemdi. Tavsiye etmesi kolay ama uygulamak o kadar da değildi. Evde halının üzerinde doktorun fotokopide verdiği hareketleri yapmaya çalıştığım ve hatta internetten video bulmaya çalıştığım günleri hala çok iyi hatırlıyorum. Fizik tedavi, evde kendi yaptığım egzersizler, çeşitli giyilebilir cihazlar, spor salonu üyeliği gibi birçok şeyi denedim. Sonunda kişisel eğitmen ve pilates hocasıyla birlikte çalışmam bir dönüm noktası oldu. Hem tüm problemlerden kurtuldum hem de kendimi çok iyi ve sağlıklı hissetmeye başladım. Fakat bir yerden sonra haftada birkaç kez özel ders almak çok maliyetli olmaya başlamıştı. Tek başıma spor salonunda bir türlü motive olamıyor, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum, daha da kötüsü çok sıkılıyordum. Hatta çok severek kullandığım giyilebilir cihazlarda birkaç hafta sonra yeni bir şey söylemediği için moda aksesuarı olmanın ötesine geçemiyordu. Bütün bunların sonucu olarak milyarlarca insanın benimle benzer problemler yaşadığı gerçeğini fark ettim. Bu aşamada artık herkesin elinde olan, içinde birçok aktivite sensörü bulunan akıllı telefonların kabiliyetlerini kullanarak, kişisel bir cep koçu yaratma fikri doğdu. Ekim 2014’de teknoloji, sağlık, beslenme ve performans koçluğu alanlarında çok deneyimli ve uzman bir ekiple FitWell’i hayata geçirdik.

Şu an kullanıcılarınıza sunduğunuz hizmetlerden ve gelir modelinizden bahsedebilir misin?

Günümüzde obezite tüm dünyada rekor seviyelere ulaşmış durumda. Türkiye’de şişman ve obez diye adlandıran kitle %65’ler civarındayken bu rakam Amerika’da %70 ve diğer ülkelerde de bu seviyelere yaklaşıyor. Özellikle Y kuşağı ve millennial diye adlandırılan günümüzün genç yetişkinleriyse hayatlarındaki geçim sıkıntısı ve yoğun stres nedeniyle bu problemden önceki jenerasyonlara göre daha çok etkileniyor. İnsanlar bilinçli olsalar bile yoğun iş temposu arasında sağlıklı alışkanlıklara zaman ayıramıyorlar. Obezite, arasında kanser, diyabet gibi birçok ciddi rahatsızlığa sebep olurken. Tüm ülkelerin sosyal sağlık ve sigorta kurumları üzerinde çok büyük baskı oluşturuyor. Mevcut sağlık sektörü ve diğer çözümler bu sorunlar karşısında etkisiz kalmış durumda. Diyet yapanların %95’i diyeti bıraktıktan sonra aynı miktarda veya daha fazla kilo alıyor.

FitWell, bir mobil koçluk ve yapay zeka girişimi. Amacımız zaman sıkışıklığıyla boğuşan insanların daha sağlıklı ve fit olmalarını kolaylaştırmak, kendi sağlıklarını kontrol almalarını sağlayarak bu alanda bir devrim yapmak. Tek bir mobil uygulamayla kullanıcıya kişisel diyetisyen, eğitmen ve yaşam koçu deneyimini sunuyoruz. Ayrıca giyilebilir cihazlar, telefondaki sensörler, IoT cihazları ve birçok başka sağlık veri kaynağından aldığımız veriyi akıllı bir şekilde değerlendirerek kullanıcıya özel plan oluşturuyoruz. Uygulama, kullanıcının mevcut fitness ve wellness analizini yaparak bir hedef belirliyor, bu hedefe ulaşabilmesi için tamamen kişisel bir günlük beslenme programı, video egzersiz programı oluşturuyor. Bununla beraber motive olması ve hedefe ulaşması için akıllı tavsiyeler ve yönlendirmeler yapıyor.

FitWell’in ana iş modeli birçok teknoloji devinin de uyguladığı “freemium” olarak adlandırılan model. Kullanıcılar uygulamayı ve birçok özelliğini ücretsiz kullanabiliyor, kişiye özel programlardan faydalanmak isterlerse aylık, 3 aylık veya yıllık planlardan birine abone olabiliyorlar.

FitWell’in güncel metrikleri ile ilgili neler paylaşabilirsin? Ne kadar kullanıcınız var? Bu kullanıcıların global dağılımı nasıl?

FitWell’in dünyanın 220’nin üzerinde ülkeden 1 milyon 350 bin üyesi var. Türkiye en büyük hacmimizi oluşturuyor olmakla beraber Amerika, İngiltere ve Hindistan’ın başı çektiği diğer ülkeler de hacmimizin yaklaşık diğer yarısını oluşturuyor. 71 pazarda indirilme listelerinde reklamsız 1 numaraya kadar çıktık.

2017’nin başında Founders Factory liderliğinde 2,3 milyon TL yatırım aldınız. Bu yatırım turuna Aviva Ventures da katıldı… Bu yatırımla birlikte şimdiye kadar toplamda ne kadarlık yatırım almış oldunuz? Bu yatırımı daha çok nerelerde kullanmak istiyorsunuz? Küresel açılımınızda özellikle hedeflediğiniz pazarlar var mı? Dünyadaki rekabeti nasıl görüyorsun?

Şimdiye kadar toplam 7 milyon TL civarında yatırım aldık. Buna ek olarak Microsoft Accelerator’dan 1,9 milyon TL değerinde teknoloji desteği aldık. Aldığımız yatırımları özellikle ürün geliştirmesi, büyüme pazarlaması ve ekibin büyümesi için kullanıyoruz. Küresel açılımımızda öncelikli olarak İngilizce konuşan başta İngiltere ve Amerika pazarlarını hedefliyoruz. Hemen akabinde Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına daha lokalleştirilmiş içeriklerle hitap etme planımız var. Dünyada çok yoğun bir rekabet söz konusu. Diğer yandan kategorimizin halen dominant bir lideri yok. FitWell’in hedefi akıllı koçluk alanının lideri olmak.

Şu an Londra ve İstanbul’da ofisiniz var yanılmıyorsam. Danışmanlarınızı, partnerlerinizi de dahil edince kaç kişilik bir ekip var tüm operasyonda?

Şu anda Londra ve İstanbul ofislerimize ek olarak Kanada, Fransa ve Rusya’da da çalışanlarımız bulunuyor. Toplam 15 kişilik bir ekibimiz var.

FitWell’in mevcut ürün ve hizmetlerinizi geliştirme yönünde ne gibi planlarınız var? Aşağıdaki videoda bahsettiğin gibi Hailee adlı yapay zeka (AI) tabanlı bir sağlık koçu üzerine de çalışıyorsunuz. Bu konuda neler söylemek istersin?

FitWell’in mevcut koçluk hizmetlerini geliştirmek için çok ciddi planlarımız var. Yakın zamanda özellikle senin de belirttiğin gibi üzerinde bir süredir çalıştığımız yapay zekalı koçunuz Hailee’yi piyasaya sürüyor olacağız. Hailee, FitWell’den aldığı verileri kullanarak, insanları daha hareketli ve sağlıklı olmak için motive ederek, gün boyu yönlendiriyor. Kullanıcılar; Amazon Alexa, Google Asisstant’tan konuşarak veya Facebook Messenger üzerinden yazışarak koçla etkileşim kurabiliyorlar. FitWell uygulamasıyla tam entegre olarak çalışan Hailee, kullanıcıların mobil uygulamayı açmasalar bile kolay bir şekilde hizmet almalarını sağlayacak. Yaptığı esprilerle yüzlerinin gülmesini sağlayacak. Uzun vadede insanların cihazlarla ve servislerle yapay zekalı ses arabirimleri üzerinden etkileşime geçeceğini düşünüyoruz, son yıllardaki trendler de bu yönde. Biz de Hailee ile geleceğin yapay zekalı wellness koçunu yaratarak, insanların yasam boyu süren sağlık yolculuklarındaki yoldaşları olmayı hedefliyoruz.

Barış, değerli paylaşımların için teşekkür ederim. Eklemek istediğin başka bir konu var mı?

Keyifli sohbet için ben teşekkür ederim. İlham verici çalışmalarınızda başarılar dilerim. Görüşmek üzere…

Etiketler