Gençlerden ve Jack Ma’dan Başarı ile İlgili Dersler

Kurumsal merdivenlerin üst basamaklarını tırmanmayı arzulayan kadınlar oraya ulaşmak için çok çalışırlar. Bu noktada düştükleri en büyük hata, üst rollerden birine ulaştıkları anda başarıya da ulaştıklarını düşünmeleridir. Oysa ki asıl iş buraya gelindiğinde başlar.

Günümüz dünyasında başarılı bir kariyer sürdürebilmek sürekli inovasyon ve muazzam bir odak gerektirir. Bu da düzenli olarak insanları rahatlık alanlarından çıkmaya ve yeni bölgeler keşfetmeye teşvik etmekten geçer. Alphabet’in FCO’su Ruth Porat’ın da dediği gibi; “Kademeli inovasyon alakasızlığa yol açar.” Bizimki kadar hızlı değişen bir dünyada aynısının daha fazlası hiçbir işe yaramaz.

Gerçek şu ki, her daim başarıya giden bir yol üzerinde olacaksınız ve işlerin kolaylaştığı bir varış noktası da olmayacak. Pekiyi zirveye ulaştığınızda zirvede kalmanızı garantileyecek ve başarınızı devam ettirecek yöntem nedir?

Bu yıl Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda Alibaba Grubu’nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Jack Ma, bu düşünce tarzı ile uyuşan bir başarı tanımı verdi ve buna 30/30/30 stratejisi adını koydu. Önce 30 yıllık bir perspektifi ele alın, sonra 30 veya daha az çalışanı olan, uyanık ve alışılmışın dışında düşünebilen şirketleri mercek altına alın. Son olarak da dünyaya 30 yaşında bir insanın gözlerinden bakmaya kendinizi alıştırın; ne de olsa bu nesil iş dünyasının geleceğini inşa edecek olan nesildir. Bu strateji özellikle zirveye ulaşmak isteyen kadınlar için pek çok önemli dersi barındırıyor.

Uzun soluklu bir vizyona odaklanın.

Dördüncü Sanayi Devrimi ile gelen değişimin hızlandırılmış temposu, insanların bir sonraki çeyrekte, hatta sadece bir sonraki 12 ay boyunca ayakta kalmaya odaklanmasına sebep olabilir. Ancak Ma’ya göre bozulma döngüleri 50 yıl sürer ve liderler de nerede olmak istediklerine gereken önemi vererek bu döngünün birkaç 10 yılını kapsayacak şekilde şirket için bir vizyon geliştirmeliler. Başka bir deyişle liderlerin 30 yıllık bir zaman dilimini göz önünde bulundurmaları ve işletmelerin peyzajı evrimleşirken nasıl başarılı olabileceklerini anlamaları gerekiyor.

Bir gözünüz daha küçük rakiplerde olmalı.

Ma, liderleri 30 veya daha az çalışanı olan şirketleri yakından gözlemlemeye sevk ediyor. Buradaki standart eğilim aslında en yakın rakiplerinizi takip etmekten, pazar payı için savaşmaktan ve inovatif bir üstünlük yakalayabilmekten geçiyor. Ancak çoğu zaman öne atılıp pazarı şaşırtanlar, tam olarak bu küçük ve uyanık girişimciler oluyor.

Y kuşağı gibi düşünün.

Ma’ya göre Y kuşağı yarının yaratıcısı olacak. İşletmenize 30 yaşındaki birinin yaklaşacağı gibi yaklaşırsanız yeni düşünme yöntemleri bulursunuz. Nihayetinde kadınlar, başarının hareket halinde bir hedef olduğunu unutmamalı. Zirveye ulaşmak, beraberinde şirketinizi başarıya giden yol üzerinde tutmanız için gerekli sorumlulukları getirir. Bu da muazzam bir konsantrasyon, yoğun bir tutku ve ileriye giden yeni ve verimli yolları bulmaya yönelik, bitmek bilmeyen bir istek gerektirir.

Bu yazı Kathy Bloomgarden; CEO, Ruder Finn; tarafından yazılmış World Economic Forum‘da yayınlamış ve DigitalTalks Ekibi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Etiketler