ABD Eyaletleri, Yüz Tanımayı Ehliyet Sahtekarlıklarını Tespit Etmek İçin Kullanıyor

Kanun, Ronald Carnes’ı yakalayana kadar, kendisi tam 40 yıllık bir kaçaktı. Kuzey Carolina’da bir hapishaneden 1973 yılında kaçtıktan sonra eyaletten eyalete taşınmış, son durağı ise Waterloo, Iowa olmuştu.

Iowa Motorlu Taşıtlar Departmanı’nın kullandığı bir yüz tanıma programı olmasaydı, büyük bir ihtimalle hayatının tamamını bu şekilde geçirebilirdi. Ehliyet veri tabanını tarayan program, Carnes’ın suratını sistemde iki farklı isim altında buldu, bu da polise dolandırıcılık ipucunu vermiş oldu.

Bu taramalar, yüz tanıma teknolojisinin en popüler türü haline geldi. Derin öğrenme tekniği ile milyonlarca fotoğraf kolaylıkla ve düşük maliyet ile taranabiliyor. Ek olarak herhangi bir veri toplama ya da veri erişimi gerektirmediği için de tek ihtiyacınız olan uyuşan duplike girişleri bulmak. Özel hayatı savunan gruplar, bunu yüz taramanın en iyi huylu şekli olarak görüyor. ABD’deki 50 eyaletten toplamda 43’ü, bu teknolojiyi kullandı. Bu eyaletlerin 7’si ise bu sistemi geçtiğimiz son 3 yıl içerisinde ehliyetlerde kullanmaya başladı. Ancak taramalar, her şeye rağmen sınırlı iken, bazı kesimler bu sistemlerin daha büyük bir soruna yol açabileceği ile ilgili endişe duymaya başladı.

Yeni sistemlerin arkasındaki itici güçlerden bir tanesi, federal gerekliliklerin yeni dalgası haline gelmiş olması. Bu yeni standartlara ulaşabilmek için bir miktar federal yatırım da söz konusu. RealID Hareketi, 9 Eylül Komsiyonu’nun tanıma gerekliliklerini karşılamak için 2005’te başlatıldı. Bunun içerisinde sürücünün ehliyetinin dijital formda saklanıyor olması gerekliliği de var. Eyaletler, halen kendi ehliyetlerinden sorumlular, ancak eğer ehliyetler yeni federal yasanın gerekliliklerini karşılamıyorsa, 2018 yılı itibariyle havaalanlarında geçersiz sayılacaklar.

Bu hareketin kendisi, yüz tanıma ile ilgili herhangi bir bilgi içermiyor, ancak ciddi bir şekilde eyaletleri sahteciliği azaltmaya teşvik ediyor. Pek çok kesim yüz taramasını, bunu yapmanın doğal bir yolu olarak görüyor. Kaldı ki, bu yeni sahtecilik belirleme metodunu denemek için yeterli kaynağı olmayan eyaletler federal para bağışlarından da destek alabiliyor.

Aynı dönemde FBI da güçlü bir yüz tanıma sistemi geliştirdi. Bu sistem, Nisan 2015 itibariyle tamamen yürürlüğe girdi ve o zamandan beri aktif olarak kullanılıyor. Eğer FBI bir suratı belirleme ihtiyacı duyuyorsa, veri tabanındaki 411 milyon fotoğraf üzerinden tarama yapabiliyor.

Her iki sistem de yüzde yüz entegre olmuş durumda değil, ne zaman olacakları ise muamma. Carnes’ın vakasında kopyasını bulmak, sadece ilk ipucuydu; senaryonun geri kalanını çözmek ise pek çok polisin iş gücünü gerektirdi. Ancak bazı yasal uzmanlar bu yeni yüz taramayı, kolluk kuvvetleri ile daha güçlü ve agresif bir ortaklık olarak görmekte.

Etiketler