Ürünlerinizi Yenileyin. Yoksa Ölüme Mahkumsunuz.

Temel ürün veya hizmetleriniz, sizin yaşam kaynağınızdır. Müşteri çeken, kar getiren ve şirketinizin büyümesine katkı sağlayan ana faktörlerdir. Ürünleriniz ne kadar iyiyse, müşterileriniz de onları o kadar çok ister, böylece daha çabuk büyür ve rakiplerinize fark atarsınız. Ancak çoğu zaman yapılan hata, ürün oluşturulduğu andan itibaren işletmenin farklı alanlarına odaklanılması; özellikle satış veya pazarlama gibi. Bu bakış açısı da maalesef girişimcileri mezara götüren ilk adım oluyor.

Rekabet asla uyumaz.

Bugün pazarda rakiplerinize göre bir avantajınızın olması, bu avantajı yarın da koruyacağınız anlamına gelmiyor. Rekabet tamamen likit olan bir eko-sistemdir. Var olan rakipleriniz daima hareketlerinizi izliyor, aralarında akıllı olanlar ise adımlarınızı takip ederek sizi geçmeyi amaçlıyor. Bir yandan da sürekli yeni startuplar ortaya çıkıyor. Eğer bir an için bile döngüden çıkarsanız, rakiplerinize sizi geçme fırsatı tanımış olursunuz.

Müşteriler daima daha fazlasını ister.

Müşterileriniz, onlara yenilenme fırsatı sunmanızı ister. Evet, belki bugün ürününüzü çok seviyorlar, ancak bu ürün zaman içerisinde alakasız hale gelebilir. Müşteriler ise en iyi tedarikçilerin oyuna girip yeni özellikler ve fonksiyonlar sunmalarını ister. Arkanıza yaslanıp dinlenmeye karar verdiğiniz an, iplerin gerildiğini fark ettiğiniz an olur.

Ürününüz için üç yıllık bir yol haritası oluşturun.

Bu sorunu çözebilmek için devamlı olarak evrimleşen ve gelişen bir ürün yol haritasına ihtiyacınız vardır. Ürün vizyonunuzu uzun vadeli olarak yayın ve her yıl yeni bir ürün güncellemesi gerçekleştirin. Bu da rakiplerinizin size yetişmesini ve takip etmesini zorlaştırarak sizi köklü bir lider ve yenilikçi konumuna getirir.

Tüm hissedarlardan fikirler toplayın.

Verimli bir ürün haritası çıkarabilmeniz için her yerden veri toplamanız gerekir. Düzenli olarak rakiplerinizin gerçekleştirdiği inovasyonları takip etmelisiniz. Müşterileriniz ile sürekli olarak iletişim halinde olup önerilerini almalısınız. Buna ek olarak kendi ürün geliştirme takımınıza da kulak verirseniz, onlardan da inovatif fikirler elde edebilirsiniz. Bu bahsi geçen üç kanaldan veri toplayıp birleştirdiğinizde onları önceliklendirmeli ve ekonomik açıdan en pozitif etkiyi yaratanı belirlemelisiniz. Böylece bu verileri zaman içerisinde ürün planınıza entegre edebilirsiniz.

Yatırım yapın.

İşin özü şu: Ya inovasyon yapar, ya da zamanla ölürsünüz. Ve bu, hızlı bir ölüm olmaz; uzun uzadıya, çileli bir ölüm döşeğinde yatarsınız. Çoğu zaman da iş işten geçtikten sonra, yani onarılması fazla maliyetli olduğunda farkına varırsınız bu durumun. Eğer ürüne yatırım yapmak ile işin başka alanlarına (pazarlama, satış gibi) yatırım  arasında kararsız kaldıysanız, büyük bir ihtimalle her ikisi için de sermaye bulmanın zamanı gelmiştir.

Etiketler