Amazon 1 Saatten Kısa Sürede Teslimatı Nasıl Başarıyor?

Amazon’un Manhattan’daki yeni binasının girişi, civardaki herhangi bir kurumsal ofise benziyor. Ama parlak mermerle bezenmiş ilk bölümü geçip asansörle beşinci kata çıktığınızda, kendinizi koşuşturmaca içindeki bir depoda buluyorsunuz.

Amazon’un bu deposu Manhattan’a, Brooklyn’in bazı bölgelerine ve Long Island’a bir saatten kısa sürede teslimat yapabilmesini mümkün kılıyor. New York, süper hızlı Amazon Prime Now servisinin bulunduğu 20 şehirden biri. Prime üyelik için yılda 99$ ödeyen müşteriler, dondurmadan tutun da son dakika Noel hediyesine kadar ne isterse satın alıp anında teslim alabiliyor.

Amazon çalışanlarının, bu 3.700 metrekarelik depoda aradıklarını bulabilmeleri konusu incelemeye değer. Üstelik bu depo, şirketin Phoenix’teki 111.000 metrekarelik tesisinin sadece küçük bir bölümü büyüklüğünde. Bakıldığında Gatorade şişeleri çocuk kitaplarının, kuru yemişli çikolatalar teknoloji ürünlerinin yanında duruyor. Bu durum, Latin harfleri kullanan farklı bir dili okumaya çalışmak gibi: harfler yani elementler tanıdık ama sıralaması bir şey ifade etmiyor.

Amazon Prime Now servisinin direktörü Stephenie Landry, “Bilmeyen bir göze gelişigüzel yerleştirilmişler gibi gelebilir.” diyor. Ama ürünleri bulup paketleyen çalışanlar, çok bilinçli ve seri şekilde hareket ediyor. 1 saatte teslimatlı sipariş geldiğinde çalan gong, hızlarını daha da artırıyor.

Amazon’un bu çalışanları, New York City’nin o tüm haritaları aklında tutan yaşlı taksicilerine benziyorlar. Ama bugünün pek çok taksicisi gibi, onların işi de teknoloji destekli. Landry, “Tüm teslimat merkezlerimizden yüksek teknoloji algoritmalar bize ulaşıyor. Bunları bu küçük depomuzda kullanıyoruz. Bunlar, çalışanı malzemeyi bulabileceği en hızlı güzergaha yönlendiriyor.” diyor.

Amazon’un  siparişten sonra neredeyse hemen teslimatını sağlayan şey, işte bu insan hüneri ve teknoloji birlikteliği. Özellikle New York gibi trafiğin tahmin edilemez ve yoğun olduğu yerdeki 1 saatlik teslimatlarda, zamanın çoğu yolda geçiyor. Dolayısı ile depodaki hız önem kazanıyor.

Landry, ürünleri çabuk bulduklarından verimlilik sağlayabildiklerini, bulunan ürünü hemen bir çantaya atıp  müşteriye doğru yola çıkarttıklarını söylüyor.

Ürünler teslimata hazır hale gelince kuryeye veriliyor. Kuryeler, Amazon’un kendi çalışanları olabildiği gibi, hizmet alınan iş ortaklarının personeli de olabiliyor. Görevleri, teslimatı olabildiğince hızlı gerçekleştirmek. O an için hangi ulaşım yöntemi uygunsa onu kullanıyorlar: bazen yürüyerek, kimi zaman bisiklet sürerek, toplu taşımayı kullanarak veya araba sürerek teslim ediyorlar.

Amazon’un satış yaptığı ürünlerden sadece bir bölümü küçük tesislerde depolanıyor. Beklendiği gibi New York deposu, evde tüketim erzakları ve mevsimlik ürünlerle dolu oluyor. Örneğin kışın raflarda kar kazıyıcı bulabiliyorsunuz. İlkbahar geldiğinde bunlar yerini bahçe hortumuna bırakıyor. Yakın zamanda, Manhattan’da 1 saatten kısa sürede teslimatla, çeşitli alkol tipleri de hizmete eklendi.

Online perakende sektörünü açık ara elinde tutan Amazon, bazı alanlarda startupların rekabeti ile de karşılaşıyor. Postmates, ülkedeki 100’den fazla şehirdeki çok sayıda dükkandan, 1 saatten kısa sürede teslimat sözü veriyor. Uber, UberRush adlı benzer servisi ile teslimat işine girişiyor. Instacart ise, 1 saatten kısa sürede ev için tüketim malzemesi teslimatı yapan başka bir startup.

Amazon, geleceğe odaklandıklarını söylüyor. Şirket, yasal ve lojistik engellere rağmen droneların kullanımı ile daha da hızlı teslimatın fırsatını kolluyor. Prime Air adlı servisle, 30 dakikadan kısa sürede teslimat yapabilmeyi umuyor.

Landry, “Bundan 10 yıl önce iki günde teslimatın hızlı olduğu düşünülürdü. Önümüzdeki dönemde 1 ya da 2 saatte teslimatın standart uygulama haline geleceğini düşünüyoruz.” diyor.

Etiketler